Mükerrem bir varlık olan insanın yaratılış nedeni, Yüce Allah (c. c.)’ ı bulması, bilmesi, tanıması, ona inanması ve yönelmesi, saygısını ve ihtiramını arzederek ibadet etmesidir.

Namaz da bir ibadettir. Hem de bütün ibadetlerin başıdır. Vücutta baş ne ise ibadetlerin içinde de onun yeri öyledir.Namaz, Cenab-ı Hakk’ın emri, dinin de direğidir. Müminin miracıdır namaz. Kim namazlarını kılarsa manen yükselir, huzur bulur. Çünkü namaz yüzümüzün, gözümüzün nuru ve gönüllerimizin sürurudur.

İnsanoğlu dünyada huzurun, mutluluğun ve rahatlığın peşinde koşmakta, fakat onu sağlam ve doğru adreslerde aramadığından bir türlü de yakalayamamaktadır.

Halbuki, Yüce Yaratıcı insana mutlu ve huzurlu olmanın yollarını Kuran-ı Kerim’de göstererek şöyle buyurmaktadır: ” Allah I çokca zikredin Umulur ki bu sayada kurtuluşa erersiniz huzurlu olursunuz” ( el- Enfal Suresi, Ayet: 45)

Namaz da büyük bir zikirdir. Farzları, vacipleri, sünnetleri ve adabı gözetilerek huşu ve hudu ile kalp ve kalıbımızla beraber ihlasla namazlarımızı kıldığımızda huzurlu ve mutlu olmamak için hiçbir neden yoktur.

Aksi halde, ruhundan ve özünden çalarak kılınan namazlarla şu mısralarda da ifade edildiği üzere hafazan Allah sadece yatıp kalkmış ve fazla bir şey elde edememiş oluruz. O mısralarda deniyor ki:

     Ser be zemin düm be heva,
     İhlasla kılınmayan namazdan alınır hava.


Bu beytin ilk mısraı büyük mütefekkir ve mutasavvıf Mevlana Celaleddini Rumiye aittir. Yani tam manasiyle kendini Allah’ a vererek ihlsasla namaz kılmazsan sanki başın yerde, arkan havada yatıp kalkıyorsun demektir.

İkinci mısra da bendenize ait. Şayet namazı Allah rızası için kılmıyorsan, o namazdan fazla bir şey bekleme.

Cenabı Mevlamız şöyle buyuruyor:
Kitaptan sana vahyolunanı oku. Namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz insanı kötülüklerden ve çirkin şeylerden alıkoyar. Allahı anmak büyük bir ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.  (el- Ankebut Suresi, 29/45)

Rabbimizin huzuruna durduğumuzda kendimizi sırat köprüsü üzerindeymiş gibi farzedip, sağımızda cennet, solumuzda cehennem, ensemizde de sanki ölüm meleği Azrail (a. s.) canımızı almak üzere beklediğini Kabul ederek, kıldığımız o namazın da son namaz olduğu bilinciyle ve kendimizi tam manasiylşe Allaha vererek namaz kılarsak, o namazın sonunda huzurlu ve mutlu olmamak mümkün değildir.

Allah Rasulü Efendimiz eğer dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsa, hemen abdest alıp namaz kılmakta ve böylece huzura kavuşmaktaydı. Hatta bazan Hz. Bilal’e “ Ya Bilal, bir ezan oku da bizi rahalat.” Buyurmuştur.

Bir gün Necid halkından birisi Rasulullah (s. a. v.)  Efendimize gelerek İslam nedir?  diye sorduğunda, gecesi ve gündüzünde beş vakit namaz kılmaktır buyurdu. Başka birşey yapmam gerekir mi? deyince de hayır ancak, mümkünse nafile namazlarını da kılabilirsin.

Rasulullah efendimiz devam ederek İslam, Ramazan ayında oruç tutmaktır. Başka oruç tutmam gerekir mi? sorusuna hayır ancak, mümkünse nafile oruç tutabilirsin. Anlatmaya devam ediyor.

İslam, zenginsen zekat vermendir. Başka vermem gereken var mı? deyince de hayır dedi. Ancak imkanın varsa sadaka kabilinden verebilirsin buyurdular.

Soruyu soran adam arkasını dönüp giderken:” Vallahi bunlardan ne bir fazlası, ne de bir noksanı, sadece bunları yerine getireceğim deyince, Hz Peygamber (s. a. v.) : “ eflaha in sadaga” yani şayet doğru söylüyorsa kurtuluşa ermiştir,  huzura kavuşmuştur buyurdular.  (Sünen-i Ebi Davud, c. 1, s. 106)

Bu konuşmadan da anlıyoruz ki huzura, mutluluğa giden yol doğru- dürüst ve usulüne uygun namaz kılmaktan, Kuran I Kerim okumaktan ve ibadetlerimizi ihlasla yapmaktan geçmektedir

Namaz ve huzur kelimeleri yan yana ne kadar da güzel yakışıyor.

Namaz vazgeçemeyeceğimiz olsun,
    
Gönlünüz ve yuvanız huzurla dolsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.