Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?                                                                                                 Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?
İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye. Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o, mutlaka sizin kalacak, diye.
Onlara sor: "Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak? (Kalem Suresi, 36-40)

Gerçek Kur’an ahlakı, Kur’an'a tam olarak uyulduğunda yaşanabilir. Allah'ın indirdikleri dışında açıklamalar getirmeye çalışmak, yorumlarda bulunmak insana her zaman kayıp getirir. Yüce Allah, "... Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma..." (Maide Suresi, 48) ayetiyle müminlerin ölçüsünün ve yol göstericisinin, Allah'ın indirdiği hükümler olduğunu bildirir. Bundan başka yollar insanı doğrulara ve aydınlığa değil, yanlışa ve karanlıklara çıkarır.

Ancak kimi ‘din adamları’ Kur'an'ın açık hükümlerini değiştirir, ayetlerde 'ima' olduğunu iddia eder, kendilerince 'ima'dan farz çıkarırlar. Kur'an ayetleri ima ile yorumlanmaz ancak bu kişiler “dillerini kitaba doğru eğip büker”, Allah Katından olmayan hükümler üreterek Allah'a karşı yalan söylerler. Allah, “Her şeyi açıkladım, Kur’an noksansızdır” buyururken, -haşa- “Kur’an eksiktir” diyerek Allah’ın Kitabı’na âdeta meydan okurlar.

Dinde olmayan bâtıl hükümler, helal ve haramlar çıkararak dini özünden ve aslından saptıran, kendilerine özgü inançları ve uygulamaları olan "batıl bir din" meydana getirerek, insanları İslam’dan uzaklaştıran kimi ‘din adamları’nın irtidat (dinden dönme) konusundaki söylemlerine ve Kur’an’ın cevabına dikkat çekmek istiyorum.

*“Dinden dönenin cezası ölümdür. Gönül rızasıyla girmiş olduğu İslam dininden tekrar çıksa, küfre dönse, kafir olsa, irtidat suçunu işlemiş olur. Bu suçu işleyen insana mürted denir. Bu suçun cezası da ölümdür.”

Oysa Allah’ın elçileri de dahil hiç kimse bir başkasını dini yaşaması için zorlayamaz:

De ki: "Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim." (Yunus Suresi 108)

*“İslam'dan çıkanlar ölümle cezalandırıldığı için dinimiz bugüne kadar diri kalabildi. Sahabe tarafından rivayet edilen birden çok hadise göre... Bütün mürtedler öldürülmelidir!”

Bir insanın hidayet bulması ve İslam’ı gönülden kabul edip yaşaması Allah’ın lütfu ve dilemesiyledir. Dini yaşamamak ya da kuşkuya düşüp dinden dönmek, kişinin kendi sorumluluğudur.

Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf Suresi, 29)

Her insan inanıp inanmamakta özgürdür, sorumluluğu kendi üzerinedir. İman, dinin samimi vicdan ve akılla kabulüdür. Ölüm tehdidi ya da korkusu, insanı samimi imana değil münafıklığa yönlendirir. Bu tehdit büyük bir vebaldir.

Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. (Bakara Suresi, 272)

*“İslam’da dinden dönenin cezası ölümdür. Bunda bir ihtilaf yoktur.”

Hiç kimse, bir başkasını inanmadığı veya inancını kaybettiği için cezalandırma hakkına sahip değildir.

 “… Onlar mümin oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?” (Yunus Suresi, 99)

*“Bir kimse eğer dinden döner, İslam’ı reddederse hemen üç kere tevbeye çağırılır. Ancak tevbe etmezse öldürülür, onun cenazesi yıkanılmaz, üzerinde namaz kılınmaz cenazesi de Müslümanların mezarlarına defnedilmez.”

Dinden dönmek, insanın kendi tercihidir. Dünyada bu tercihe göre yaşayan insan, hesabını ahirette Allah’a verir.

“… Sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 217)

Ki Allah Peygamberimiz(asm)’a, “Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45) buyururken, insanların bu konuda zorlama yapması Kur’an’a uygun değildir.

Haftaya, bu dehşet verici sisteme tabi olan kimi ‘din adamları’nın namaz kılmayanlar konusundaki bazı ifadeleri ile devam edeceğim inşaALLAH.

Dipnot: Yazımı yolladığım şu saatlerde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi referandumu resmi olmayan sonucu belli oldu. Önümüzde yeni bir dönem açıldı, ülkemize hayırlı olsun. Allah ülkemizi iç ve dış tüm fitnelerden esirgesin. Bizi bir ve birlik kılsın.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.