Din konusu her zaman üzerinde en fazla konuşulan ve gündemi meşgul eden  konuların başında gelir. Yüce Kitabımıza  göre ilk insan olan Hz. Adem Aleyhisselam  aynı zamanda ilk elçi olarak görevlendirilmiş ve vahiy ile muhatap kılınmıştır. Tarihen de sabittir ki, nerede bir insan topluluğu varsa orada aynı zamanda mabed başta olmak üzere dini yapılar ve ritüeller hep olagelmiştir.
Din konusunda  çok farklı fikirler ileri sürenler olmuştur. Bir kısım insanlar “Din ve Tanrı” fikrinin  insanın tabiatla mücadelesinde ortaya çıktığını , korku ve umut duygusunun sonucunda insanın  bir yanılma sonucunda  din ve tanrı  kavramına yöneldiğini söylediler. Yine aynı şekilde din fikrini , insanın tabiattaki gizemleri çözememesi sebebi ile Din ve Tanrı kavramına sarıldığını , bilim ile birlikte tabiatın ve evrenin sırlarının çözülecek olması sebebi  ile din ve tanrı kavramına ihtiyaç duyulmayacağını da ifade  edenler  olmuştur.

İnsanın dini doğası ve Fıtrat kavramı:
Din konusunda en evrensel  açıklamayı hakikaten İslam Dini yapmaktadır. İslamın muzzez kitabı Hz. Kur’an ve bu mübarek kitabın tebliğcisi ve uygulayıcısı H.z Muhammed Aleyhisselam  din konusunda çok önemli bilgiler vermektedir.
Yüce Kur’an  , Rum Suresi 30. ayet-i kerimede  din gerçeğini  insanın  fıtratına ve doğasına yerleştirdiğini  ifade ederek  şöyle buyurmaktadır: “Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü kararlı bir şekilde dine çevir. O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler.
Diğer taraftan Hz. Peygamber her insanın doğuştan  fıtrat üzerine yaratıldığını hadis-i  şeriflerinde belirmektedir:  “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17; Tirmizî, kader 5)
Yüce Yaratıcı , insanı dini doğası ve hamuru ile birlikte yaratmıştır. İnsan , dini doğasına ve boyasına uygun bir şekil alması gerekmektedir. Bu boya da İslam boyasıdır: “Allah'ın boyası... Allah(ın boyasın)dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.” (Bakara, 138)
Dinde Zorlama Yoktur..!
İnsan, akıl vicdan ve irade sahibi olması sebebi ile onurlu bir varlıktır.İradeli olma hali, seçenek ve serbestliği barındırması sebebi  ile baskıyı dışlar. Bu nedenle insan,  dine zorlanamaz. Zira samimiyetten uzak bir dindarlık, sahici ve anlamlı da  değildir. Yüce Kur’an  bu gerçekliği evrensel bir ilke haline getirmiştir.
“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.” (Bakara,256)
Neden Dindar olmalıyız?
Dindar olmak için  4 neden : Borç, İtaat, Karşılık , Kural
 Din kelimesinin kelime kökenindeki manalardan hareketle dindar olmanın 4 gerekçesini şöyle ifade edebiliriz. İnsan dindar olmalıdır. Çünkü;
  1. İnsan, varlık kategorisinde müstesna bir konuma sahiptir. İnsanlık patentine sahip olarak insan onurlandırılmıştır. Bunca nimete ŞÜKRAN BORÇ'ludur. (Din-Deyn ilşkisi)
  2. Evrende tüm varlık insan da dahil Yaratcı Kudretin egemenliği ve sultası altındadır. Her şey ona teslim olmuş, onun evrensel ontolojik yasaları altındadır.  "Onlar, Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi ister istemez O’na boyun eğmiştir ve âhirette ona çevrilip götürüleceklerdir." (Al-i İmran,83). İnsan'a Yüce Rabbimiz akıl,irade ve vicdan vererek bu teslimiyeti din haline getirmiştir. Yani isteyerek teslim olma, dindarlığın ontolojik gerekçesidir.
  3. Her şeyin , her eylemin olumlu veya olumsuz mutlaka karşılığı olacaktır.Etme-bulma dünyasında yaşıyoruz. Hayat, bizden karşılığını mutlaka alacaktır. Ceza veya mükafaat yasaası evrensel bir yasadır. Maliki yevmiddin: Din gününün Maliki…Din günü,  karşılık günüdür..
  4. Dindarlık , aynı zamanda belli disiplin, plan ve programı ifade eder. Kuralsızlık,hayatın temel devinimine terstir.Bizi bağlayan inanca , sosyal hayata ait kurallar olmalıdır. Hukuk kuralları böyle bir yansımadır...
Son söz:                                        
Pekala hangi din, tüm bu ihtiyaçlara en güzel karşılığı verir?
 -Halis Din olan İslam Dinidir. (Zümer,3) 
Yani beşerin elinin değmediği, tebdil,tağyir ve tahrif edilmemiş , motajasız din olan İslam Dinidir…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.