Türkiye ve Dünya olarak gerçekten zor günler yaşıyoruz. Her yerde kaos, her yerde fitne…

Her geçen gün fırkalar çoğalıyor insanlar hizipleşiyor. Her kesim insanlar için bunu söylemek mümkün. Ya kurumlara karşı bir düşmanlık bir haset besleniyor ya da kurum içi çalışanlar arasında bu kendini gösteriyor. Bazı mihraklar baktılar ki Türkiye de işler rayına oturmak üzere Diyanet diyanet olalı yüksek oranda hem içerde hem dışarda bir mesafe kat etmeye başladı. Hal böyle olunca bazı kesimlerde de ona paralel olarak hazımsızlık başladı. Hele de Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez ikinci defa göreve gelince hazımsızlık iyice arttı. Çünkü Sayın Görmez gücünü makamından veya koltuğundan alanlardan değil gücünü ilminden ve kişiliğinden alanlardan. Bizzat haçta irşat görevlilerine toplantı yaptığında müşahede ettim ki; tevazuu sahibi olduğu kadar yapılan bir yanlış varsa onu da kabul eden bir yapısı var. Rabbim büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin. Memleketimize ve devletimize zeval vermesin zeval vermesin ki herkes rahat yaşasın. Türkiye için Müslüman ülke diyeceksin İslam’ı temsil eden kurumunu ortadan kaldırmak için her yola başvuracaksın. Dil uzatacaksın. Karşına hasım olarak alacaksın. Bir kere Diyanet toparlayıcı bir kurum. Aynı zamanda, milletin yüksek oranda güvendiği kurumları arasındadır. Bunu istesek de istemesek de kabul etmeliyiz. Çünkü Diyanet'e bağlı olan camilerde ve Kur’an kurslarında ayrım yapılmaz bu ister ırk olsun ister başka camiadan olsun fark etmez. Hiç sorulmaz dahi , Mevlana misali “Kim olursan ol gel” misyonu vardır. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi herkes birlik ve dirlik içindedir. İşte bu birliği bozmak isteyenler milleti bölük pörçük edip lokmalar haline getirerek bin yıllık düşmanlarımıza buyurun yemeye hazır hale getirdik  demek isteyenlerdir. Diyanete el uzatan ve dil uzatanlar. Rabbim size fırsat vermesin.

İşte bunlardan bazıları kendilerini İslam’ın çerçevesinde gizleyerek son zamanlarda camilere çatar oldular namaza dil uzatır oldular baktılar ki İslam’a zarar veremediler saldırılarını alenileştirerek gerçek kimliklerini ortaya koymaya başladılar. Sizler sadece konuşursunuz. Ama Rabbim yeri ve zamanı geldiğinde “Kün feyekün” der hemen oldurur. Sizler ister buna inanırsınız ister bazı asılsız iddialarınızı yaymaya çalışırsınız. Kaybeden sizler olursunuz bu dünyada kazansanız dahi. Rabbim bir avuç Müslümanla Bedir Ashabını nasıl zafere ulaştırdıysa Mekke’yi bir kişinin burnu dahi kanamadan Fethi Mübin olarak müjdeledikten sonra Müslümanlara tekrar sunduysa, bugün de Müslümanlara aynı ikramları sunacaktır inşallah. Tabi bu süreç imtihan sürecidir. Zaten imtihan kişi haklı olduğu halde badirelerden geçmesidir. Ne kadar büyürseniz imtihanınız da o kadar çetin olur. Çünkü göz önündesiniz, gün gelir dostunuz dahi düşmanınız kesiliverir bir gün. Bir bakarsınız ki karşınızda hasım olmuş. Hallacı Mansur’a atılan gül misali attığı her darbe az da olsa sizi can evinizden vurur. Hani bir zamanlar dostunuz olduğundandır. Ama yapılan her şeyin mutlaka bir sonu vardır. Bu hazımsızlık bir şekilde duracak ve Diyanet İşleri Başkanlığı dimdik ayakta kalmaya devam edecektir hem binası, hem Başkanı hem de yaptığı icra atlarla…

Diyanet Kur’an Radyo çok güzel bir hizmet…

Topkapı da hiç susmayan Kur’an seslerini hatırlatıyor bana…

25 dilde yapılan meal çalışması Dünya insanlarına İslam’ın açılan bir penceresi niteliğinde. Yapılan tüm icraatlar ve yenilikler Diyanetimizin durmadığının göstergesidir. (Ben sadece ikisini söylemekle yetineceğim.) Başkanımız ve Diyanetin arkasındayım. Elimden ne gelirse destek olarak onu yaparım Allah’ın izniyle…
Yek vücut bir Türkiye…

Ve o Türkiye için İslam için herkese her kesime kucaklayıcı bir tavır sergileyen bir Diyanet için el ele gönül gönüle 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.