Hocam Osmanlıya özlem de ne iş? Dediğinizi duyar gibiyim.

Malumunuz hatasıyla sevabıyla Osmanlı İmparatorluğu dünya tarihinde büyük coğrafyalara hükmetmiş, medeniyete büyük katkılar sağlamış bir cihan devleti….

Eskiler Osmanlı ülkesine Türkiye/ Türklerin Yurdu,  geniş anlamda da “Devlet-i Aliyye” derlerdi. Selçukluyu, beylik dönemlerini de sayarsak dedelerimizin kurduğu Osmanlı Devleti’nin uzun yıllar hükümran olmasının sebeplerinin başında mümkün mertebe adil olmaya çalışması, farklı inaçlara hoşgörü göstermesi ve en nihayetinde ilim ve sanatta büyük terakkilerde bulunmuş olmasıdır.

Fakat zamanla  Kuran’ın ahkâmından ve Resul-ü Zişan Efendimizin örnek ahlâkından uzaklaşmaları, kaçınılmaz sonuç olarak da ilimden, sanattan ve dünyadaki müspet gelişmelerden uzak kaldığı için inkıraz (çöküş) süratle artarak son gelinmiştir.

Osmanlı bir zamanlar taht kavgaları sebebiyle tekevvün eden feveranları saymazsak devamlı toprak artırıyor, bilge insanlara değer veriyor, hatta başka ülkelerden bilginler getiriyor (Şimdilerde önemli alimlerimizi Amerika’nıın ülkesine götürdüğü gibi ) Devlet dairelerine tayinler mutlak olarak liyakata göre yapılıyor, askeri gücü oluşturan yeniçerilerin yetiştirilmesi çok muazzam bir disiplin içre oluyordu. Tüm bunlar olurken ama Anadoluda ama kendisine bağlı topraklarda mimariden, edebiyata kadar her tarafı zengin bir kültürle  techiz ediyordu.

Zamanla deformasyon/yozlaşma/ tefessühat başladı, Çok bilge lalaların elinde yetişen birçok lisanı bilen, çoğu sanatkâr olan padişahlar cenklere ordusunun başında gitmemeye başladı, otorite boşluğundan mütevellit yeniçeriler culûs bahşişi almak için sık sık kazan kaldırmaya başladılar, bu kazancılar padişahın basiretsizliği ve kifayetsizliği sebebiyle kendilerine muhalif olan kıymetli devlet adamlarını öldürttüler. Rüşvetle, iltimasla önemli devlet daireleri ve makamları Hezele dediğimiz iş bilmez ayakçılara/cahillere teslim edildi.

(Günümüzde de önemli makamlar yer yer böyle hezele takımına teslim edilmekte maalesef)

Merkezi otorite böyle zafiyet içinde iken zevke eğlenceye dalınca Anadolu’da vergiden ve fakirlikten ah û figân eden ahâlinin gönlüne mahalli bir şair şöyle su döküyordu:


Hâb-ı gafletten uyan ey Âl-i Osman bilmiş ol

Gider elden bu taht-ı Süeyman bilmiş ol

 

Yeri gelmişken Osmanlıyı bir örümcek ağı gibi sarmış soysuz mülk düşmanları  olan bu hezele takımı ile  ilgili şairin (Paşa Babanın) iştikâsına (şikayetine) kulak verelim.


"Niceler eyledi kâmın bu cihanı tiz ele

 Feleğin devri mutabık yine bezm -i ezele 

 Sanma ey dîl ki saadet bula bir dem hezele 

 Verdi Hallâk -ı cihan müptezeli müptezele."

(Sadrazam Ragıp Paşa)
     

 "Nice kişiler bu dünyanın zevkini ele geçirdi, ama dünya gene eski düzeninde dönüyor. Ey gönül, alçakların bir an bile mutlu olacaklarını sen sanma. Dünyayı yaratan Cenab-ı Rabbü’l âlemin, verdi alçağı alçağa." (Dünya kelime anlamı alçak demek, ona meyledene de alçak diyor şair)


Peki Hocam, o zaman yazıdaki başlıkta olduğu vechile perişan düşmüş Osmanlıya mı özlem duydun diyeceksiniz. Hayır ben Osmanlının ne babadan oğla geçen gayr-ı islâmi saltanatına ne de dünyaya intibak edemeyen inkırazına özlem duymadım. O tüm  cihana istikamet veren ilim ve sanatta ve dahî siyasal kudretteki şahikasına özlem duymaktayım. Şimdilerde biricik vatanım


Türkiyem de benzer hatalar sebebiyle neuzubillah munkarız olursa biz başta Allah’a ve mirasını yediğimiz ecdada ne hesap veririz diye kendimi sigaya çekiyorum.


Yazımı burada sonlandırıken yazıma ilham kaynağı olan bir şiiri sizinle paylaşmak istiyorum. Geçen gün İsmailağa Cemaati dervişanından çok sevdiğim Ömer Efendi beni telefonla aradı kandilimi kutladı. Şair ağabeyi Eyyüb ZORLU da yanında idi Telefonu aldı eline bana bir şiir söyledi. Beğendim, O şiiri sizinle paylaşıyorum.


Gözlerim hep yolda kaldı

İçime bir hasret saldı

Gönlümü bir umut sardı

Nerdesin gel Osmanlım

***

Batıla zincir vuran

Küfre karşı dik duran

Seni özledi Kur’an

Nerdesin gel Osmanlım

***

Sende haktır asâlet

Küfre olmadın âlet

Hasret sana adâlet

Nerdesin gel Osmanlım

***

Ağlar söğüt dağları

Issızdır ovaları

Şaha kaldır atları

Nerdesin gel Osmanlım

***

Bende yiğidince O

Bizler yutmuşuz ağu

Kan ağlar Ortadoğu

Nerdesin gel Osmanlım

***

Damdan (1) kurtar canları

Durdur akan kanları

Ele al Balkanları

Nerdesin gel Osmanlım

***

İşi ele al baştan

Yeniden yazdır destan

Haykırır Çeçenistan

Nerdesin gel Osmanlım

***

 

Çok eyledik kabahat

Eyleyemem izahat

Son resûl değil rahat

Nerdesin gel Osmanlım

 

Allah memleketimizi yerli yabancı her türlü mazarrattan korusun. 7 iklimi içinde barındıran son toprağımıza sahip çıkmayı büyük ecdadın torunları olan bizlere nasip eylesin. Basiret ve milli şuur ihsan eylesin.

 

Adnan Zeki Bıyık

Kırklareli Müftü Yardımcısı

25. 05.2016

(1)   Dam : Tuzak
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.