Toplumu meydana getiren ailenin, taze bir fidanıdır çocuklarımız. Küçük, ama bir o kadar kıymetli. Evlerimizin hoş kokan gülü ve öten bülbülüdür çocuklarımız. “Dünya hayatının süsü” mesabesinde olan çocuklarımız, Allah’ın [Azze ve Celle] insana ikram ve ihsan ettiği en büyük hediyedir çocuklarımız.

İstikbalde gür sedanın sahibi olmanın yolu, yetiştireceğimiz yeni nesil çocuklarla mümkündür. Bunun için de milli ve manevi değerlerine bağlı, tarihini ve kültürünü çok iyi bilen bir nesil yetiştirmeliyiz. Unutulmamalı ki, bu değerlerden mahrum bırakılan çocuklar, kendi örf ve adetlerine yabancılaşır. Başka milletlerin kültürleriyle baş başa kalanlar ise, geçmişleriyle gelecekleri arasında sağlıklı bir iletişim kuramazlar.

23 Nisan 2015 Perşembe günü milletçe idrak edeceğimiz “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nda çocuklarımıza neler vaad edilecek neler. Kan ve gözyaşı ile bezenmiş, fitne tohumları serpilmiş bir dünyada, başkalarına samimi olmak söyle dursun kendisine bile samimi olamayanların, çocuklarımıza nasıl bir dünya vaad edeceklerini inanın çocuklarımız kadar ben de merak ediyorum.

Neyi anlatacak?

Bilinçsizce yaptığımız ilaçlama ve gübreleme neticesi bırakılan zararlı ve atık maddelerle özelliğinin kayb olmasına yol açtığımız toprağımızı mı?

Sanayi atıkları vasıtası ile kitleler halinde ölümüne neden olduğumuz balıklarımızı mı?

Endüstrileşme ve teknolojik gelişmelerle kirliliğine neden olduğumuz havamızı mı?

Bitmez tükenmez bildiğimiz, fazla kazanç hırsından dolayı yitirdiğimiz ormanlarımızı mı?

Bilinçsiz ve zamansız yaptığımız avlanmalar neticesi nesli yok olmaya maruz kalan hayvanlarımızı mı?
Sanayi ve evsel atıklarla yaşanmaz hale getirdiğimiz çevremizi mi? Evet neyi anlatacağız çocuklarımıza. Merak ediyorum.

Dünyamızda yaşanan savaşlar nedeni ile sevdiklerinden ayrılarak mülteci durumuna düşmüş, yerinden-yurdundan edilmiş, yollara dökülmeye zorlanmış, bir çoğu sakat, öksüz ve aç kalmış, bir o kadar da korku, şiddet ve zorluk dolu ortamda travma  içinde yaşayan çocuklara neyi anlatacaksınız.

Bu bayram, çocuklara en iyi hediye, yapıp yıktıklarımızı tamir etmekle işe başlayalım. Evvela nimetin sahibi Rabbimizden, saniyen evlatlarımızdan özür dileyelim. “Biz, bize emanet edilen dünyanızı koruyup kollayamadık.” diyelim.

Çocuklarımız, renk, dil, din farkının gözetilmediği, barış ve sevgi tomurcukları ile örülmüş bir dünya istiyorlar. Yoksa çok şey mi istiyorlar biz büyüklerinden.

Selam ve dua ile…    




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.