Türkiye önemli bir sürece girdi; 16 Nisan günü anayasa değişikliği için referanduma gidilecek. Bu husustaki ilk ve son duamız, en hayırlı sonucun ortaya çıkmasıdır.

Anayasa değişikliğine, evet demenin de hayır demenin de geçerli sebepleri olmalıdır. İrademiz söz konusu olan durumlarda memleketimiz için en hayırlı kararları vermek herkesin vazgeçilmez görevidir. Böyle tarihi dönüm noktalarında kişisel hissiyatları aşarak objektif olmak gerekir.

Konu üzerinde düşündüğümde, cumhurbaşkanlığı sistemine evet demenin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bunu söyleyince, doğal olarak şu soru devreye girer:

Peki, Niçin Evet?

Bu soruya cevap olarak söyleyeceklerim kısaca şöyledir:

1-Az laf çok iş için bu sistem daha elverişlidir. Kararlar alınırken, gereksiz tartışmalar ve çekişmeler yaşanmaz. Faydasız polemiklerle kafa karışıklıkları oluşmasına neden olunmaz. Başbakan ile cumhurbaşkanı aynı kişi olacağı için, başbakan ile cumhurbaşkanı arasında gizli veya açık rekabetler yaşanması mümkün olmaz. Memleketin ali menfaatleri için alınacak kararlarda gecikme olmaz.

2-Yasama ile yürütme ayrı olacağından, hem yürütme hem de yasama kendi görevine daha çok odaklanır.

3-Yasama üyelerinin yani milletvekillerinin, bu görevleri ile birlikte bakan olamamaları daha objektif olmalarını sağlar.

4-Yürütmenin yasamadan ayrı olması, seçmenin ve yerel siyasetçilerin olası yersiz atama taleplerini engeller.

5-Yürütmeden ayrı olan yasama, kendisini hiçbir baskı altında görmeden, yürütmeyi daha iyi denetler.

6-Yasamanın bir parçası olmayan yürütme, işlerini daha sağlam yapma ihtiyacını duyar.

7-Yürütmenin zamanla ortaya çıkabilecek hataları, yasamaya mal edilemez. Herkes hatasının bedelini, sorumluluğu çerçevesinde öder.

8-Yürütmeden ayrı olan yasama, yürütmenin olası hataları nedeniyle yıpranmaz.

9-Yasamadan ayrı olan yürütme, yapacağı atamalarda, zorunlu olarak,  ehliyet kriterine daha çok dikkat eder. Çünkü bütün sorumluluğun kendine ait olduğunu bilir.

10-Bakanlık görevlerine, alanlarında en iyi yetişmiş, pratiği olan, enerjisini kendini ilgilendirmeyen konulara harcamayacak, yetenekli kişilerin atanması -sistemin doğası gereği- daha çok mümkün olur.

11-Siyaset, gerçek mecrasına gireceğinden, adam kayırma beklentileri olmaz. Adama görev bulma yerine, göreve adam bulma prensibi daha rahat uygulanır.

12-Kendini iyi yetiştiren insan, siyasetçilerle dirsek teması kurmasına gerek kalmadan, hak ettiği görevlere getirileceğinden emin olur.

13-Zayıf koalisyon hükümetleri yerine, güçlü hükümetler kurulur.

14-Hükümetler, bir takım komplolarla değil, ancak seçimlerle değişir.

15-Yasama ve yürütme halktan yetki alır, halka karşı sorumlu olur, halkın oyuyla gelir, halkın oyuyla gider.

Düşüncelerim kısaca böyle. Kabul edilecek sistem, bunların olmasını gerektirir. Duamız ve beklentimiz bu yönde.

Allah, ülkeniz için, daima en doğrusunu nasip etsin, gönlümüze doğru olanı koysun.

Evet demeyeceklere cevap

Başkanlık Sisteminden Beklenenler:

1-Yürütme ile yasama fiilen ayrılacağından milletvekillerinin bakan olma beklenti ve manevraları olmaz.
2-Birinci maddeye bağlı olarak, Yasama, kanun çıkarma ve denetim görevini daha iyi yapar.
3-Yürütme, siyasetin bir parçası olmayacağı için daha iyi yönetilir. 
4-Görevlere, ehliyetli kişiler atanır.

5-Siyaset, adam kayırma tasallutundan kurtulur ve asıl mecrasına girer.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner220