Belli bir plan ve gaye dahilinde yapılan uzun yolculuğa seyahat; sırf gezmek için yapılan yolculuğa ise turizm denir. 
Seyahat yapan kişiye gezgin, Turizm çerçevesinde gezen kişiye ise, turist denir.
Gezgin, daha çok bir şeyler öğrenmeyi önemserken, turist daha çok hoş vakit geçirmeyi önemser.
Allah, Yeryüzünü Üzerinde Gezmeye Müsait bir şekilde yarattığını haber vermektedir: 

"O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır." (67.Mülk-15)
Yeryüzü, rızkımızı elde etmek için gezmeye ve çalışmaya müsait bir şekilde yaratılmıştır. İnsanlar emirlerine verilen yeryüzünde gezip rızıklarını elde edecekler, ancak en sonunda Allah’a döneceklerini de unutmayıp dürüst olacaklardır.
İdeali bulunan gezilerden bir kısmı şu başlıklar halinde sıralanabilir:

1-İlim için yolculuk. 
2-Hac ibadeti için yolculuk. 
3-Belgesel yapmak için yolculuk.
4-Ticaret için yolculuk.
5-Gördüklerinden ibret almak için yolculuk.
Allah (c.c.), çeşitli hikmetlere binaen yeryüzünde gezmemizi emretmektedir. 

1. Allah, Yalanlayanların Sonunu Görelim Diye Gezmemizi Emretmektedir:

"Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün." (3.Al-i İmran-137)

Önceki milletlerden Allah’a ve resulünü yalanlayanlar, Allah’ın sünnetine uygun olarak cezalandırılmışlardır. Yeryüzünde gezildiği zaman bu kavimlerden bir kısmına ait kalıntılar görülecektir. Aynı hataya düşmemek için, geçmişte yapılan hatalardan ders almak gerekir.

"Andolsun ki biz, «Allah'a kulluk edin ve Tâğut'tan sakının» diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!" (16.Nahl-36)

1-Allah, bütün ümmetlere peygamber göndermiştir.

2-Allah’ı peygamber göndermesinin en önemli sebebi, insanları tevhit inancına davet etmektir.

3-İnsanların tek hakimi olduklarını iddia ederek, onları kendilerine kulluk yapmaya zorlayan kişi ve kurumlar Tağut sayılırlar.

4-Allah Tağut’a tabi olmayı yasaklamaktadır; Tağut’a tabi olmak küfürdür.

5-Kendilerine peygamber gelen insanlardan bir kısmı layık olmaları nedeniyle hak yolu buldular, bir kısmı ise hak ettikleri için sapık oldular.

6-Sapık olanlar Allah tarafından cezalandırıldı.

7-Yeryüzünü gezip, cezalandırılan sapık kavimlere ait kalıntılara bakıp ibret almak, yani onların düştükleri hatalara düşmemek gerekir.

 "De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!" (6.En'am-11)

Özellikle inkâr edenler, yeryüzünü dolaşıp peygamberlerini yalanlayan kavimlerin nasıl helak edildiğini görüp ibret almalıdırlar.

2. Allah, Günahkârların Sonunu Görelim Diye Gezmemizi Emrediyor:

"De ki: Yeryüzünde gezin de, günahkârların âkıbeti nice oldu, görün!" (27.Neml-69)

1-Bu ilahi tehdit, İslamiyet’i inkâr ederek alaya alan kâfirler içindir. 

2-Hem Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanında hem de diğer asırlarda yaşayan kâfirlerin bu uyarıdan ders almaları gerekir.

3-Yeryüzünde gezip geçmişteki günahkâr kavimlerin nasıl helak edildiklerini görenler, belki ayıkıp iman ederler.

3.Gezip Yeryüzüne Bakanlar, Ahiretin Varlığını İspat Eden Delilleri Görürler:

“De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir." (29.Ankebut-20)

1-Yeryüzünü gezip dolaşarak, hikmetli bir bakış açısıyla varlıkları inceleyen kimseler, Allah’ın varlıkları ilk yaratışındaki eşsiz gücünü ve sanatını müşahede ederler.

2-Allah’ın, bütün varlıkları modelsiz ve yardımcısız olarak büyük bir nizam ve intizam içinde yarattığını müşahede eden kimseler, onun ahirette insanları ve diğer varlıkları yeniden yaratmasının da zor olmayacağını anlar ve o şekilde inanırlar.

3-Allah’ın gücünün önünde hiçbir engel olmadığının bariz delillerinden biri, yeryüzü ile üstündeki varlıklardır.

4.İbret Almadan, Yeryüzünü Gezenlerin Kalpleri Kör Olur:

"Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur." (22.Hac-46)

1-Yer yüzünü gezip dolaşarak geçmiş kavimlerden inkârcı olanların durumlarını ibret nazarıyla görenlerin kalp gözleri açılır.
2-Yer yüzünü gezip dolaştıkları halde geçmiş kavimlerden inkârcı olanların durumlarına ibret nazarıyla bakmayanların kalp gözleri kör olur; gördüklerinden çıkarmaları gereken dersi çıkaramazlar.

5.Yeryüzünü Gezip Öncekilerin Sonlarını Görenler, İnkârdan Vazgeçmelidirler:

"Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkâr edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır." (47.Muhammed-10)

Yeryüzünü gezip kendilerinden önceki inkârcıların yerle bir olduğunu gördükleri halde inanmayanlar, bilmelidirler ki kendilerini de öncekilerine benzer bir akıbet beklemektedir. 

"Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti." (40.Mü'min-82)

1-Yeryüzünü gezip kendilerinden önce geçenlerin nasıl helak edildiklerini görenler, inkâr ve isyanda ısrar etmemelidirler.

2-İnkâr ve isyan edenler ne kadar güçlü ve ne kadar üstün olurlarsa olsunlar, bu durum helak edilmelerine engel değildir.

3-Nitekim geçmişte güç ve kuvvette çok ileri durumda olanların, güç ve kuvvetleri helak edilmelerine engel teşkil etmemiştir.

"Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir." (35.Fatır-44)
Kendilerinden önceki inkârcılar, Mekkelilerden daha kuvvetli oldukları halde helak edilmişlerdir. Kimsenin güç ve kuvveti, Allah’ı aciz bırakamaz. Allah noksan sıfatlardan münezzeh, tam sıfatlarla muttasıftır.

6.Öncekilerin Durumunu Görüp İbret Almak, Doğru Yolu Bulmaya Vesiledir:

"Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevk etmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâla kulak vermezler mi?" (32.Secde-26)

Geçmişte yaşayıp da isyan ve inkârlarından dolayı helak edilenlerin yurtlarını gezip görmek, insanı doğru yola sevk etmelidir. Çünkü bunlarda ibretler vardır. 

Konuya şu satırlarla nihayet verelim:

Allah’ın yeryüzünde gezmemizi emrettiği hususu genellikle dikkatten kaçar. Allah’ın bu emrine ve bu emri niçin verdiğine dikkat etmeliyiz.
Allah, yeryüzünde gezmemizi niçin emretmektedir?

1-Peygamberlerini yalanlayanların sonlarını görüp, tasdik edenlerden olmamız için.
2-Günahkârların sonunu görüp, günahlardan kaçınmamız için.
3-Ahiretin varlığını ispat eden delilleri görüp, ahirete iman konusunda mutmain olmamız için.
4-Yeryüzünde yaşananları görüp, kalp gözümüzü açık tutmamız için.
5-Her türlü inkârdan kaçınmak için.
6-Öncekilerin sonlarını görüp, doğru yolu tercih etmek için.

Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bu amaçların gerçekleşmesi doğrultusunda, Allah’ın yeryüzünde gezme emrini,  yerine getiriyor muyuz?


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273