Engin Kodalak Çorum’un Sungurlu İlçesinde Ümit Camiinde imam hatip. Ama ne imam, her siyasi görüşten, muhtelif tariklerden veya cemaatlerden herkesin sevgisini kazanmış, sosyal, güler yüzlü ve koordinasyon kabiliyeti çok yüksek bir din emekçisi.
 
Kendisi ilahiyat mezunu 49 yaşında bir hocamız. Sevgili Kodalak ile facebookta tanıştık. Yaklaşık 3 yıldır sanal ortamda arkadaşlığımız var. Ama yaptığı paylaşımlardaki çap, yazdığı yazılardaki içerik kalitesi ve her şeyden de öte vatanperver şahsiyeti  sebebiyle sanki kendisi ile uzun yıllar dostmuşuz gibi bir irtibatımız oldu. Bundan 15- 20 gün önce İlçelerine beni davet etti. Bir Cuma vaazında sohbet yapmamı istedi. 
 
Terörün azdığı zamanlarda idi. Ben de vatan sevgisi, bayrağın kutsallığı, dinimizi bunlar sayesinde rahatça yaşayabiliyoruz, hürüz konularını içeren bir sohbet yaptım. Hem cemaat hem de kendim çok duygulu anlar yaşadık.  Bilvesile Engin hoca ile cismani olarak da tanıştık.
 
Kendisiyle tanıştım  ve camide gördüğüm tablo beni yanıltmadı, hocamız hakikaten eski fotolarını gördüğüm o camiden muhteşem bir cami ortaya çıkarmış. Temizlik desen harika, yerlerde veya duvar kenarlarında bir tane menfi bir görüntü bulamazsın, her taraf pırıl pırıl…Cami çok büyük olmadığı için aşağı katı yeniden inşa etmiş, restorasyon ve tefrişat  ile Ramazan Ayında camiye sığmayan bayan cemaate yeni yer oluşturmuş. Aşağıda fotolarda da görüleceğe üzere minicik olan üst katı ta mihraba kadar uzatarak  camiyi üst katta da genişletmiş. Cami vakit namazlarında tekmilen dolu, Cuma namazlarında da 3 kat birden doluyor.
 
Hocamız vitrin vaazları yapmıyor, milleti uyutmuyor, toplumsal konulara, gençliğin nasıl kurtulacağına dair konuları ve milli yönümüzün önemine dair konuları özellikle sohbet konusu yapıyor. Bunları da tatlı bir üslupla yer yer heyecanlı çıkışlarla bezeyerek, hayatın içinden anekdotlarla konuyu da besleyerek, dinleyicisini etkiliyor. Böylelikle de Engin Hoca cemaatinin gözünde muazzam bir saygı tesis etmiş.
 
Çocukları da camiye alıştırması süper bir durum. Onlara çikolatalar dağıtıyor, hediyeler veriyor, tecvidiyle Kuran öğretiyor, Peygamberimizin örnek ahlakından anlatımlarda bulunuyor. Engin Hoca “Bizim camimizde hiçbir yetişkin amca çocuk azarlayamaz, kes sesini bakayım diyemez” diyor. Gelecek nesillerin ahlaki değerleri unutmaması için buralarda küçükken çocuklara verilen öğütlerin, Allah ve cami sevgisinin önemine dikkat çekiyor Engin Hoca. Bunun önemini kavrayan cemaat de gençler de Hocamız da aralarında iyi bir otokontrol sitemi oluşturmuşlar.
 
Dikkatimi çeken hususlardan birisi de kocaman bir televizyonu mihrabın yanına yerleştirmiş. Sordum bunda ne izliyorsunuz diye. Engin Hoca: “Hocam! Burada hem cemaate, hem çocuklara eğitici filmler izletiyoruz, Kuran tedrisatında kullanıyoruz. Bazen Kâbe’den canlı yayını açıyor, Kuran dinliyoruz, orada kılınan namazı canlı olarak izliyoruz. Aynı zamanda vaaz ve sohbetlerde televizyonu bir projeksiyon ve perde gibi kullanarak anlattığımız konuyu görsel olarak da dinleyicimize takdim ediyoruz. Çok faydalı oluyor, verdiğimiz bilgiler kalıcı oluyor ve daha çok tesir uyandırıyor.
 
Caminin her katında en gelişmiş klimalar da mevcut, yazın ferah içre ibadet ediliyor, kışın da sıcacık bir ortamda. İdareci ve denetçi olduğumuz için zaman zaman yaptığım kontrollerde bazı camilerimizde duvarlarda örümcek ağlarını görmekteyim, halılar kayık, secdeye kapanınca oluk gibi toz burnunuza dolabiliyor, duvarlarda badana yok, rutubetten boyalar kalkmış, Hz.Nuh zamanından kalan üç dört tane yıpranmış ayet  yazılı levha ve tüm bunlara ilaveten ekmek yedikleri mescidlerini böyle hem fiziki olarak hem de manevi olarak öksüz bırakan, üstüne üstlük namazı kıldırır kıldırmaz bal satmaya, okul servis şoförlüğü yapmaya koşan görevlilerimizi bir an hayal ettim. Bir de  sesi güzel olduğu için camisine tesadüfen uğrayıp konser konser, mevlid mevlid, cenaze cenaze gezen, üstüne de tırnak içinde söylüyorum “cigarayı yakan” ciddi anlamda dünyevileşmiş hiç de iyi bir örnek teşkil etmeyen meslektaşlarımzı tahayyül ettim ve kendi kendime şöyle söylendim.
 
140 bin personeli olan teşkilatımızdaki din görevlilerinin hepsi Engin Hoca gibi olsaydı yurdum tadından yenmezdi gibi geliyor bana. Türkiyemiz çok daha iyi yerlerde olurdu diye düşünüyorum. Ben biliyorum ki hocalarımız düzgün olursa halkda da müspet anlamda çok büyük terakkiyat olacaktır.
 
Bu kadar açıklamayı yaptıktan sonra içimi acıtan bir noktayı da söylemek isterim. Büyüklerden biri Sungurluya teşrif ettiği zaman örnek camii diye hemen Engin Hocanın imamı olduğu Ümit camiine misafirleri getirenler bu güzelliği ortaya koyan hocamıza bir takdirnameyi ve mükâfat vermeyi beceremeyebiliyorlar. Zaten ülkemde adettir çalışanı, düşüneni, üreteni, vizyonu vüs’atli olanı sevmezler, kıskanırlar. Ama yukarıda bahsi geçen dini şuurdan ırak (cenazeci-mevlitçi) güruhu pohpohlarlar. Dosyalarında ödüller vardır. Bindikleri arabalar da  Mercedestir ya da Audi’dir vs... Ama tecrübeyle sabit ki devamlı görevini savsaklayıp mevlit vs. işleri ticarete döküp illegal para kazananların akıbetleri hiç de hoş olmamaktadır. Neden Allah’ın en izzetli bir görev olarak onlara tevdi ettiği mihrabı paraya değiştikleri için…(Kuran’ı ticaret kitabı yapanlara Kuran lanet eder)
 
Örnek bir din adamı olan arkadaşımız Engin Hoca belki bazı uyanık meslektaşlarımız gibi mercedese binemiyor ama Allah Ona pırıl pırıl iki tane kız evladı vermiş ki, ikisi de tıp fakültesini okuyor. Gamze ve Betül…Gamze seneye doktor oluyor, Betül bu yıl derece ile Tıp Fakültesini kazandı.
 
Yine sesli düşünerek diyorum ki Acaba Engin Hocamız kendisine verilen bu kutsal görevi en iyi bir şekilde ifa ettiği için, islam’a, Hz Peygamber’in kürsüsüne ve mihrabına ihanet etmediği için Allah çocuklarının istikbalerini böyle yümünlü eylemiş olabilir mi sizce?
 
Kuran bize şunu öğretir “Allah’ın ahkâmına saygılı olanları, dünya menfaatine İslam’ı satmayanları Yüce Allah ödüllendirir.”
 
Mefhumu muhalifini alırsak bu dine bu vatana, bu bizlere emanet edilen ulvi görevlere ihanet edenleri Allah eninde sonunda cezalandırır.
 
Teşekkürler Engin Hoca… İşini bihakkın Allah aşkı ve rızası için yapan arkadaşları tenzih ediyorum, ama kendini dünyaya esir etmiş, okumayan, bilgisini artırmayan, paradan başka bir şey düşünmeyen, mihraba ihanet eden tüm yantirik arkadaşlarımız inşallah hatalarını anlar ve senin ve senin gibi ihlaslı donanımlı, kültürlü imamlarımızı örnek alırlar.
 
Ben  Engin Hocamızın büyük kızı sevgili Gamze’nin babasına doğum gününde gönderdiği kısa ama içinde bir dağ gibi mesaj veren tebrik iletisini  sizlere takdim ederek yazımı bitiriyorum.
 
“Bana dinimi, vatanimi, bayrağımı sevdiren bunlarla dertlenmeme vesile olan, geleceğime dair çok şeyi borçlu olduğum babaların babası Rabbim sana hayırlı uzun ömürler versin seni başımızdan eksik etmesin, doğum günün kutlu olsun”
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.