Dinihaberler, Diyanet'in Andıcı mıdır?

Sosyal hayatın vazgeçilmez bir unsuru olan dine dair işlerin yürütülmesi için kurumsal bir hüviyete her hâlükârda ihtiyaç bulunduğu açıktır. 

Ülkelerde din hizmetlerinin sunumu her ülkenin kendi gelenek ve kültüründen gelen özelliklere göre şekillenmektedir. Türkiye’de din hizmetleri geçmişten günümüze hep bir kamu hizmeti olarak görüle gelmiştir.

Osmanlı devleti çoğunluğun dini olan İslam dini ile ilgili işleri olduğu gibi azınlıkların dini işlerini de kamu hizmeti anlayışı içerisinde idare etmiştir. Osmanlı devletinde İslam dinine dair işler ve Müslümanlara sunulacak din hizmetleri, bir devlet görevlisi olan Şeyhülislam tarafından idare edilmiştir. Şeyhülislamlık, İmparatorluğun son iki asrına gelinceye kadar vakıflar ve din hizmetlerinin yanında adliye ve eğitim hizmetlerini de yürütmüştür. DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ...


Başkanlığın mevcut teşkilat yapısı, 633 sayılı Kanun’da çok kapsamlı değişiklikler yapan 01.07.2010 tarihli ve 6002 sayılı Kanun ile belirlenmiştir. Söz konusu Kanun Başkanlığa çok önemli kazanımlar sağlamıştır. Başkanlık, hiyerarşik olarak genel müdürlük seviyesinden müsteşarlık seviyesine yükseltilmiş, iki sürekli kurula ilaveten dokuz adedi genel müdürlük seviyesinde olmak üzere on dört hizmet birimi oluşturulmuştur. Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılmış, bir kişinin en fazla iki kez bu göreve getirilebileceği hükme bağlanmıştır. Başkan yardımcılarının sayısı üçe düşürülmüştür. Din İşleri Yüksek Kurulu için üye seçimini yapacak heyetin kapsamı genişletilmiş, teşkilatın her kademesinden temsilcilerin katılımı sağlanmıştır. Gerek Din İşleri Yüksek Kurulu gerekse diğer birimlere verilen yeni birçok görevle uluslararası alanda etkin bir din hizmeti sunmanın yasal alt yapısı oluşturulmuştur. Bu bağlamda, çağımızda din hizmeti sunmanın bir gereği olarak cami dışı din hizmetlerinin önü açılmış, Başkanlık personelinin hizmet içi eğitimleri için gerekli alt yapı hazırlanmış, radyo ve televizyon kurulması Başkanlığa bir görev olarak verilmiştir. Başkanlık, toplumu din konusunda aydınlatma noktasında her türlü imkândan yararlanmaya memur edilmiştir. Modern yönetimin bir gereği olarak insan kaynakları yönetim sistemi benimsenmiş ve personelin kariyer sistemine göre alınarak yetiştirilmesi sağlanmıştır. Başkanlığın ihtiyaç duyduğu kadrolar ihdas edilerek personelin yıllardır mağdur durumda bulunduğu özlük hakları istenildiği gibi olmasa da iyileştirilmiştir. Özetle, söz konusu Kanun din hizmetlerinin önünü açmış, engel görülebilecek bazı hususları bertaraf etmiş, personelin uygun bir ortamda hizmet etmesini sağlamıştır. DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ...


Bu minvalde din adına bunca hizmeti kendine ilke edinmiş ve durağan bir yapı olmaktansa her an gelişen ve ilerleyen bir yapıyı kendine hedef almış bir teskilattir Diyanet Teşkilatı. Dinihaberler olarak yapmış olduğumuz haberler çerçevesinde düşünecek olursak bazılarının bizlere yapıştırmaya kalktıkları tarafgirlik yaftasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Atalarımızın bilinen bir sözü vardır  "Yiğidi öldür hakkını yeme". Ama bu yiğit öyle bir yiğit ki yapmış olduğumuz tüm objektif gözlem ve takipler neticesinde ortaya çıkan durum çok net; "Ne Bu Yiğit Öldürülür Ne de Hakkı Yenilir! "

Bu yazıyı okurken dahi içinizden diyeceksiniz ki " yahu bu Diyanet' in her işi mi doğru? hiç mi hatası yok? "Çok doğru hatasız kul olmayacağı gibi hatasız bir kurumdan da söz etmek galiba pek de objektif olmaz. O halde biraz da hatalarından bahsedelim Diyanet Teşkilatı' nın. .. Evet itiraf ediyoruz ki Diyanet suçlu. .. Niye mi? 

İşte birkaç örnek; hemen her mahallede kurmuş olduğu Kur'ân Kurslarında daha okuma-yazma bilmeyen annelerimize ilerlemiş yaşlarında oturup evde torunlara patik örmek yerine bu kurslara gelmelerine sebep olmakla gerçekten suçlu.. 

Görme engelli, işitme engelli vatandaşlarımıza özel kurslar düzenleyip onlara dillerini öğretme çabasına düştüğü için ve bu yüzden toplumda ikinci sınıf insan muamelesi gören kardeşlerimizi baş tacı yaptığı için suçlu... 

Velhasıl-ı kelam bu Diyanet' in suçları, hataları saymakla bitmez. Bizler de bu suçu savunmaktan dolayı tarafgirlik ile suçlanıyor isek, varsın bizim de kusurumuz bu olsun...
Diyanet Teşkilatı için teşkilat teşkilat diyoruz da peki nedir ya da kimdir bu teşkilat?

 Kurumsal bir yapı olmasının dışında etten kemikten her an canlı yaşayan ve nefes alan bir teşkilattır Diyanet Teşkilatı.  Varlıklarıyla teşkilata ruh katan tepedeki Başkan'dan taşradaki hizmetlisine, Kur'an muallimlerinden Daire Başkanına, Müftüsünden Müezzinine İmama kadar tüm teşkilat  Allah'a hizmet için kendilerini adamış ilim irfan ordusudur DİYANET... Kısaca HALKA HİZMET HAKKA HİZMETTİR.

Bizler sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

Evet, Andıclık buysa Dinihaberler.com, İslam dininin ve Diyanet'in andıcıdır....

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol