Diyanet camiası hani söz vermişti!
DİNİHABERLER.COM / ÖZEL


NE BU ASABİYET, HANİ SÖZ VERMİŞTİK! 
 
Dini Haberler sitesi olarak yıllardır din gönüllülerinin haklarını savunmayı, iyi günde kötü günde onların yanında olmayı ilke edinmiş, birlik ve beraberliği esas almış, personel arasında fısıldanan ancak yüksek sesle dile getirilemeyen bir çok konuyu gündeme taşımış ve din görevlilerininsesi, soluğu, gözü ve kulağı olmaya çalıştık. Müftülüklerimizin haberlerini yayınlayarak müftülükler arası sevgi ve muhabbetin oluşmasına müftülerimiz için bilgi paylaşımına zemin oluşturmaya çalıştık.
 
Her haberimizin altına bir yorum köşesi açtık ki bu siteyi takip eden Diyanet Camiası insanları bu konuda ne düşünüyor  bilmek istedik. Çünkü güzide kurumun güzel perseonelinin düşüncesi bizim için çok önemli idi. Personelin sorunlarını çözmek için, onların kendilerini bulduğu bu ortamda onların istek ve şikayetlerine kayıtsız kalamazdık. Ancak "BİR MÜFTÜ HDP 'DEN NASIL ADAY OLUR"



haberimize gelen yorumlar bizi bir hayli düşündürdü. Anladık ki personelin bir kısmında itikadi savrulmalar var.  Hala Asabiyetcilik ruh halinin devam ettiğini gözlemledik. Onun için bu yazıyı kaleme aldık ve herkes hissesine düşen payı alsın istedik.

 
Bizler Kökü ezelde dalları ebedde bir hakikatın  aşkına vurulmuş aynı soğuklarda üşümüş, aynı rüzgarla savrulmuş, aynı yağmurda ıslanmış, aynı bayramda kucaklaştığımız iman erleyiz.
 
Biz Bosna'da Bilge Kral, Filistin'de sapan taşı, Çeçenya'da kartaldık. Dağların zirvesinde kar, kuşatmayı yaran bir sis olduk. Bediüzzaman Said Nursi'nin Risalelerinde İman Hakikatleri, Mehmet Akif'in dilinde Asımın Nesli olduk.  Kimse kıramazdı göğsümüzdeki sarsılmaz imanı. Çanakkale'yi birlikte omuzladık. Kol kola savaştık, omuz omuza can verdik. Diyarbakırlı Şeyhmus'la Samsun'lu İdris birlikte içtiler Şehadet şerbetini,  İmanları bir kale oldu; geçirmedi düşman çizmesini bu topraklara....
 
Bu vatan hepimizin, bu bayrak bizim, Yıkık Türbesinde yatan gönül erleri bizim...  Aynı harmanda  kaldırdık buğdayımızı, depremler oldu birlikte koştuk kardeşlerimize yardım elini uzattık. Kız aldık, kız verdik akraba olduk, yoldaş olduk bu yolda...
 
Ama ne olduysa fitneler girdi araya, kışkırttılar bizi sen onlardan değilsin dediler.  Ayrı ırktansınız dediler. Bizi birbirimize düşürdüler. 28 Şubat'ta esen soğuk fırtınada birlikte silleyi yedik. Şimdi kardeşlik tohumları tam yeşermeye başlamıştı ki yeniden alevlendirdiler. Birbirimize uzak kaldığımız günleri geride bırakıp hasret giderecekken, yeniden düşmanlık tohumları ekmeye başladılar. 
 
"Hani biz söz vermiştik" Akabe'de Sevgililer Sevgilisine yegane lider Hz. Muhammed Mustafa olacağını, "Hani söz vermiştik" Evrensel kardeşliğin ilk teşekkül ettiği Medine'de; Kıyamete kadar tüm Müslümanlar kardeş olacaktı. Bizler "Müminler ancak kardeştir" fermanı ilahisine gönülden bağlanacak, vücudun azaları gibi birbirimizin derdiyle dertlenecek sevinçlerimize ortak olacaktık. "Hani söz vermiştik" hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılıp bölünüp parçalanmayacaktık.  Hani söz vermiştik Anne babamız ve aşiretlerimiz aleyhine bile olsa adaletten ayrılmayacaktık. Hani söz vermiştik kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamayacaktı...
 
Irkçılığı esas alan yeni dünya düzenleri arasında kaybolup gittik. Bizden değilse üzerini çizdik kırmızı çizgilerle... Bizdense liyakat olmasa da onu üstün tuttuk...
 
Şimdi el ele verip Türkiye'de din hizmeti vermeye çalışan biz din gönüllüleri eğer biz birbirimize düşersek bizi örnek alan insanlar neler yapmaz. Kıyamet günü toplulukların imamlarıyla beraber çağrıldığı günü düşünmeden kendi cemaatimizi; nasıl ötekileştirdiğimiz insanlar üzerine kışkırtırız. Bizler bir imparatorluk bakiyesinin varisleriyiz.  Saray Bosnalının umudu biziz Yemenlinin umudu biziz, Sudanlının umudu biziz. 
 
Bir Filistinli fırtınaların bir gün dineceğini Akdeniz'de yeni bir donanmayla Barbaros'ların çıkacağı umuduyla yaşarken, Saraybosnalıların yeniden Mehteran bölüğünün Tuna Nehri kıyısında belireceği Ümidini taşırken, Nil Nehrinin bir gün Sakarya karışıp, Sakarya'dan aldığı güçlü seli getirip Firavunun zindanlarından Musa'ları çıkaracağı inancını taşırken; biz mihrap gönüllüleri, gönüllerimiz farklı yerlerde iken nasıl aynı Kabe'ye yöneldiğimizi söyleyebiliriz.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, Prof. Dr. Mehmet Görmez döneminde Doğu ile Batının kaynaşması ve Din gönüllülerimiz arasındaki sevgi ve muhabbetin daha da yaygınlaşması için bir çok vesile ile Doğu ile Batı Müftülerinin bir araya geldiği "İlçe Müftüleri Kongreleri"  ve  İmam-Hatipler için "Yüz yüze Vaaz Becerilerini Kazandırma" kursları düzenleyerek yurdumuzun her köşesindeki görevlilerimizin meslektaşlarıyla kaynaşması, dayanışması, birlik beraberliği adına büyük adımlar atıldı. Bu sayede Batı'da müftü ile Doğudaki müftü aynı masada yemek yedi, birbirlerini tanıdılar. ortak dertler ve sorunlar konuşuldu. Kendi yörelerinden getirdikleri hediyeler paylaşıldı. Herkes seminer sonunda ayrılırken güler yüzle, birbirleri hakkındaki ön yargıları yıkmış, sevgi muhabbetin kazanıldığı hatıralarla yurduna dönüyordu. Yetmiyor yıllar sonra da birbirlerini arıyorlardı. Başkanlığımızın bu ve buna benzer uygulamaları artarak devam etmeli ki Ülkemizin manevi mimarları İmam-hatip ve Müezzin Kayyımlarımız arasındaki etkileşim ve iletişim daha sağlıklı işlesin.
 
Gelin tüm üzerimize ağırlık veren kinden, nefretten, düşmanlıktan sıyrılalım. Birlikte yükseltelim yüce davamızı. Allah ve Rasülünün razı olmadığı insanların peşinde koşmayalım. Bu vatanın evlatlarına silah çekmiş eli kanlı terör örgütünün destekçisi olmayalım.  Hayatımızdaki temel ilke ve prensipleri Kur'an belirlesin. "Kişi sevdiği ile beraberdir" düsturu ile hareket edelim, sevdiğimiz yoluna baş koyduğumuz insanlar Rasulullah sevdalıları olsun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
müftüm 2 yıl önce

evet muminler kardeştir.ama bir mumin diger mumin kardeşinin dilini,kulturunu,ırkını inkar,imha ve asimile ederse sen de suskun kalır ses çıkarmasan şeytanla hiç bir fakın kalmaz.Türk kardeşim,ager senin dilin turkçedir ve turkce konuşman yasaksa,kulturun yasaksa turkce muzik dinlemen yasaksa,çocuğuna turkçe isim yasaksa ve durum yillarca devam ederse bunlarlarla mucadele etmen ırkçılık mı? bunlarla mucadele sevap mı? gunah mı? kurana ve hadislere göre cevap ver.müftü beyi tebrik ederim.bir çok müftü boyle cesaretli olsaydi bunca ölüm olmazdı.yazınizi de beğendim teşekkür ederim.

Avatar
melle 2 yıl önce

Bu diğer partilerde aday olduguzaman bir şey yok hdp de olduguzaman kıyamet kopuyor.nedendir acaba.diğer partiler ve partililer sanki çok mu dindarlar.bu kafalarla çözüm biraz zor olur.

Avatar
kızılvaiz 2 yıl önce

İç anadolu kökenli bir kardeşinizim, gözlemlediğim kadarı ile hdp etnik ayrıma dayalı bir politika takip ederse türkiyenin geri kalan kısmı hareket alanını daraltacaktır.hdp içerisinde siyasetin türkiyenin bütününü kuşatacak bi biçimde gelişmesi demokratik hayatımıza renk katar. izmirin üzüm üretiminden ve pazarından ergene havzasının kirliliğine türkiyenin bütün problemleri hdp nin de problemi olmalı. ilkel etnik savaşlar hem yaşadığımız çağın gerçekleriyle örtüşmüyor,hem de çözüm getirmiyor. müftümüz belki katkıda bulunur.

Avatar
mağdur 2 yıl önce

bende imam ın yorumuna katılıyorum ben yirmi beş yılımı doldurdum ama bu sene bu başkan yüzünden mesleğimin en verimli döneminde nefret eder oldum ve görevden soğudum yaptığı lüks lojman lüks araba birdr çok laf az iş gereksiz iş b

Avatar
birlik 2 yıl önce

büyük bir alimin bir sözü var din görevlilere;''ey okumuşlar zümresi! ey memleketin tuzu! tuz bozuldumu tuzu islah edecek bir şey yoktur''diyor. hakikaten tarih boyunca görüyoruzki insanlık öz vasfından uzaklaştımı bir peygamber gönderilmiş onlara taki son peygambere (s.a.v.) kadar.hep insanlığın tuzu olmuşlar.ondan sonra bu görevi din görevlileri (gönüllüleri) icra etmektedir.eğer günümüzde toplumda bir masiyet bir ahlaksızlık zuhur ediyorsa onu islah edecek Âlimlerdir.ama gelgelelim eğer Âlim rotasını kaybetmişse ozaman yüce ALLAH bizi memleketimizi ve tüm İslam alemini ulamaussuın şerrinden muhafaza eylesin...

Avatar
birlik 2 yıl önce

büyük bir alimin bir sözü var din görevlilere;''ey okumuşlar zümresi! ey memleketin tuzu! tuz bozuldumu tuzu islah edecek bir şey yoktur''diyor. hakikaten tarih boyunca görüyoruzki insanlık öz vasfından uzaklaştımı bir peygamber gönderilmiş onlara taki son peygambere (s.a.v.) kadar.hep insanlığın tuzu olmuşlar.ondan sonra bu görevi din görevlileri (gönüllüleri) icra etmektedir.eğer günümüzde toplumda bir masiyet bir ahlaksızlık zuhur ediyorsa onu islah edecek Âlimlerdir.ama gelgelelim eğer Âlim rotasını kaybetmişse ozaman yüce ALLAH bizi memleketimizi ve tüm İslam alemini ulamaussuın şerrinden muhafaza eylesin...

Avatar
imammmm 2 yıl önce

anca mı anladınız itikadi savrulmalar oldugunu diyanet düzelmeden devlet düzelmezzzzzzz

Avatar
Efe 2 yıl önce

Rabbim herseyin en iyisini bilendir. Bu ulkede bebek katillerinin savunuculugunu yapan bir partinin saflarinda yer almayi istemekle neyi amacladigini bilmiyoruz. Lakin yezid zihniyetini yasatan o guruhun yaninda yer almak da tartisilir...