Diyanet personeli maaşlarından sanane!
Seyyid Mehmet Deniz 

DiNiHABERLER.COM / öZEL



Mehmey Yakup Yılmaz aklınca BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben'in G 20 zirvesinde ettiği sözleri eleştiriyor. 

 
Akben'in "gündelik ibadetlerde müslümanların hassas olduğu ama faiz konusunda aynı hassasiyetin olmadığı" mealindeki konuşmasını cımbızlayarak aklınca Akben sathında Diyaneti, Ak Partiyi ve tüm müslümanları aşağılama  niyetinde.
 
Yılmaz'a göre ekonomi haliyle faizli olmalı. Faizsiz bankacılık çağdışı. Hatta faizsiz bankacılık ve bu noktada olaya bakan müslümanlarda çağdışı ve bu tip insanların devlet kadrolarında olması bile mide bulandırıcı. 
 
Hele G20 zirvesinde bu sözlerin edilmesi çok ayıp, Yılmaz'a göre...
 
Yılmazın görmek istemediği ve asıl çağdışı olanın hiçbir ekonomik temeli olmayan, 90 yıldır ne idüğü ve kime hizmet ettiği belirsiz kendi köhne düşünceleri...
 
Yılmaz öncelikle bilmeli ki Katılım-Faizsiz bankacılığın merkezi Londra.
 
Anglikan kilisesi'nin bulunduğu protestan yoğunluklu Hristiyan bir ülkede faizsiz bankacılık. 
 
Neden?
 
Çünkü Yılmaz gibiler yönünü batıya dönerken, daha doğrusu batılı amcaları batıya bakmalarının çağdaşlık için yeterli olacağını telkin ederken kendileri asla doğudan cıkmadılar. 
 
Çıkamazlardı. 
 
Çünkü Avrupa'nın geleceğinin maden ve işgücü yüksek doğuya bağlı olduğunu çok iyi biliyorlardı.
 
Yılmaz farkında değildi lakin Londra,
 
Türkiye’ye 1985 yılında giren ve 869 şubesi bulunan katılım bankalarının toplam büyüklüğünün 81.5 milyar liraya ulaştığını biliyor. Bu bankalardan reel sektöre kullandırılan para miktarının 60 milyar lirayı aştığını, Dünyada ise; 75 ülkede 700’ü aşan İslami finans kuruluşunun 52 çeşit ürünle faaliyet gösterdiğini, körfez sermayesine dayalı bu kuruluşların toplam aktif büyüklükleri 2013 sonu itibariyle 1.8 trilyon dolara ulaştığını şu an ise 2, 2 trilyon dolara hükmettiğini,  Pazarın 2020 yılında 6.5 trilyon dolara ulaşacağını biliyor, hesap ediyor.
 
Bu nedenle Hırıstiyan batı İslam ülkelerinin parasını çekebilmek için Faizsiz bankacılık dahil her formülü denemenin ve inandırıcı olmanın derdinde.
 
Actığı bankalarda fetva kurulları dahil İslam ülkelerinintanınmış kurum ve alimlerini görevlendirerek müşyeri memnuniyetine azami dikkat gösterirken Yakup Yılmaz inat ve ısrarla ülkeyi 1923lerde tutmanın derdinde.
 
Yakup, 90 yıldır ne yaptığınız ortada en azından gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz.
 
Serbest piyasa koşulları icinde Diyanet Personelinin ve  Diyanet Vakfı'nın nereden para aldığı seni ilgilendirmediği gibi, parasını nereye harcadığıda seni hiç ilgilendirmiyor. 
 
BDDK elbette fetva kurulu kuracak gerekirse Diyanet'le çalışacak, hatta Diyanet'e bağlanacak Sen git, Atatürkçü Düşünce Dernekleriği, Çağdaş yaşamı Destekleme Derneği ve Alman vakıflarının ilintili olduğu derneklerin parasını nereye harcadığı ile ilgilen...
 
Çok merak ediyosan, söyleyim heykel dikmek gibi faydasız işlere para harcanmıyor.
 
Artan mutfak masraflarından başkanın altına milyonluk Mercedesler alınıyor. Hepsi bu...
 
Kıskanma Yakup!
 
Patronun daha çok çalışsın. Kendi binene kadar sana da bir Mercedes alsın.
 



İşte tetikci Mehmet Yakup Yılmaz'ın o yazısı


Diyanet İşleri ile BDDK birleştirilmeli mi?
 
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, G-20 nedeniyle düzenlenen toplantılardan birinde konuştu ve şöyle dedi:
 
“Kaç kişi oruç tutuyor, kaç kişi cuma namazına gider, kaç kişi helale dikkat eder dediğimizde bu oranları çok yüksek görürüz ama en büyük zafiyetimiz faiz konusunda.”
 
BDDK Başkanı, bu amaçla ayrı bir daire de kurdurmuş, İslam finansı Türkiye’de nasıl gerçekleştirilir üzerine çalışıyorlarmış.
 
Ama çözemediği bir konu var: Fetva kurulları, BDDK bünyesinde mi olmalı? Yoksa Katılım Bankaları Birliği bünyesinde mi?
 
Başkan’ın bu derdine bakınca “yanlış yerde” diye düşündüm. Bence BDDK’dan vazgeçip doğrudan Diyanet İşleri Başkanlığı’na atanmalı. Mercedes makam aracıysa, orada da var, güzel makam odaları desen o da mümkün!
Tabii BDDK, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir daire haline de getirilebilir, böylece “fetva” gerektiğinde uzun yazışmalara da gerek kalmaz.
 
Bu arada merak ettiğim bir konu da var, sırası gelmişken sorayım:
 
Acaba Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfı, personel maaşlarını hangi bankalardan ödüyor? Katılım bankaları aracılığıyla mı, yoksa normal “faizci” bankalar aracılığıyla mı?
 
Vakıfta biriken paralar nerede değerlendiriliyor, bu da merakımı çekiyor.


 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ayse 1 yıl önce

Yanlız dikkat çekmek istiyorum ben maaşı mi devlet bankasından almak istiyorum. Bu konuda çalışma yapılsın ..Finansbank ile çalışıyor Müftülüğü muz neden mi çünkü promosyon en çok veren banka o olduğu için. ....bgclrmuf

Avatar
uğraşmayın 1 yıl önce

uğraşmayın atın çöpe yorumunu atııııııııın

Avatar
meftun 1 yıl önce

Doğru söylüyonuz ama önce bana şunu söylemeniz lazım,ev için araba için kredi çekmeyen kaç imam var .ALLAH SONUMUZU HAYRETSİN GERÇEKTEN ÇOK KÖTÜ DURUMDAYIZ.

Avatar
Dokuz koyden kovulan 1 yıl önce

Sorumlular bu isten sorumlu
Diyanet ozellikle Faizsiz calisan finans kurumlariyla calismali ornek olmali,
Kanun gerekiyorsa Diyanet gundeme getirsin takipcisi olsun.
Sakasi yok bu isin Lutfen DIKKAT.