Diyanet'i anlamayan ihtiyar yazar Umur Talu'ya
Erdi KARADENİZ / DİNİHABERLER.COM

Önce yazarı bir tanıyalım...

Üniversite öğrenciliği döneminde Türk-İş'e bağlı Demiryolu Sendikası'nda araştırma-eğitim uzmanı olarak çalıştı. Aynı dönemde T.C. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği'nde Uluslararası İktisadi Girişimler Sekretaryası'nda görev aldı.

Kasım 1980'de Günaydın'ın günlük ekonomi ekinde gazeteciliğe başladı. 1982'de Güneş gazetesinin kuruluşunda bulundu ve burada ekonomi yönetmenliği yaptı. 1983'te Cumhuriyet'te yazı işleri editörü, 1985'te ise Milliyet gazetesinin ekonomi yönetmeni, 1986'da Milliyet yazı işleri müdürü oldu. 1987'de Söz gazetesinin kuruluşunda yönetici oldu, gazete çıkarken istifa etti. Ardından Hürriyet'te yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1988'de yeniden Milliyet yazı işleri müdürlüğüne döndü. 1992'de Milliyet genel yayın yönetmenliğine getirildi. 1994 sonunda istifa ederek aynı gazetede "Dipsiz Kuyu" başlığıyla köşe yazıları yazmaya başladı. 1998 sonunda Milliyet genel yayın koordinatörlüğüne getirildi. 2000'de bu görevinden istifa etti. 28 Şubat 2001'de Milliyet 'ten ayrılmak zorunda kaldı. 7 Mayıs 2001 tarihinden itibaren Star gazetesinde günlük yazılarına başladı. 2003 yılında Star'dan ayrıldı! ve Sabah gazetesinde köşe yazarlığını yaptı. Ağustos 2009'da son olarak çalıştığı Sabah Gazetesinden ayrıldı! 13 Eylül 2009 itibari ile Gazete Habertürk 'te yazmaktadır.

Genel yayın yönetmenliği yaptığı dönemdeki tutum ve davranışlarını bilenlerde buruk bir gülümseme oluşturan, hak, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük, emek, emekçi vs. temalı şahane yazıların sahibi köşe yazarı. Yani yaptığı ile yazdığı birbirini tutmayan biri...


Bu ihtiyar yazar, geçen hafta içerisinde kendisine ayrılan köşesinde  "İhanete karşı Diyanet! " isimli bir yazıyı kaleme alıyor. Okumak isteyen google amcadan arama yaptırabilir. Ciner grubuna ait olduğu için yazılarını alıp yayımlayamıyor. Yayımlamış olduğumuz yazılar mahkeme tarafından kaldırılıyor... Neyse, konumuza dönelim...

Belki beni Diyanet  UMURsar  diye düşünmüş olacak ki, Türkiye'de olumsuz ne varsa arkadında Diyanet'in olduğunu düşünüyor. 


Hey İhtiyar!

Diyanet'i sen devlet mi sanıyorsun. Diyanet, dine uygun olmayan hal, hareket ve davranışları nazik bir şekilde bazen kamuoyuna duyuru şeklinde, bazan da ülke genelinde okutmak üzere hazırladığı hutbelerle ortaya koymaktadır. Ama camiye gelmeyen bunlardan bihaberdir. Yoksa Diyanet, RTÜK'tür ne de kolluk kuvvetidir. Engelleme yapmaz tavsiye yapar.

Son günlerin modası bazı yazarlar eceli gelen kelebeğin ışığın etrafında pervane olması gibi sıraya dizilmiş Diyanet'e laf sokmaya çalışıyorlar. Kimi palas pandıras kimi inceden. Ama hepsinin ortak yönü gazeteciler çöplüğünde buluşuyor olmaları. 

İnsanların büyük bir kısmının içine düştüğü yanlışlardan biri de farklı görüş ve düşüncelere karşı hoşgörü gösterememeleridir.

Kendileri o görüşte olmasalar bile karşıt görüşleri dinleme ve anlamaya çalışmamalarıdır.

Bu aslında insanoğlunun kadim bir sorunudur ve bunun çözümü için bir şeyler yapmak gerekmektedir.

Takdir edileceği üzere herkesin farklı görüş ve düşüncelerde olması normaldir. Zira herkesin anlayışı, hayata bakışı, yetiştirilmesi ve yaşadıklarından çıkardığı dersler bir değildir.

Kendine verilen zekâyı gereği şekilde kullanmayan ve körelten, yalan yanlış bilgilerle onun doğru ve yerinde çalışmasını engelleyen birisinin algılarının da farklı olacağı tabiidir. Böyle birisinin ulaştığı kanaatleri başkalarına dayatması ve en doğru düşünenin kendisi olduğunu iddia etmesi yanlış olmakla birlikte onun da görüşlerine saygı duyulmalı ama dayatmalarının yanlış olduğu da ona nezaketle söylenmelidir.

Öte yandan insanların bazı temel konularda uzlaşması ve ortaya hayırlı hizmetlerin konabilmesi için de evrensel hukuk ve ahlak kurallarına ve bozulmamış temiz vicdanın rehberliğine ihtiyaç vardır. Bu itibarla insanların ön yargılarını, peşin fikirlerini, şartlandırılmışlıklarını bir kenara koyarak farklı görüş ve önerilere açık olmaları ve onları dikkatle dinlemeye çalışmaları uygun olacaktır.

Okuduğunu anlamayan, karşıt görüşleri hemen reddeden, sırf kendini haklı gören birisinin değişik fikirlere kapalı olduğu ortadadır.

Aydın Doğan'ın kovduğu kadar da varmış, ne diyelim...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol