Diyanet'in ruha ithaf eden görsel şöleni!
Esma YAVUZ / İZMİR

Reis-i Cumhur ile Reis-i Diyanet'in, Kainatın En sevgilisine olan hasretin yaşandığı gece. Arenanın şahit olduğu,tıklım tıklım, Kutlu Nebinin huzuruna uzanan o Kutlu misafirliğin, dünyaya ruhlara lezzet veren güzellikleriydi yaşanılanlar.

Selat-ü Selam eşliğinde en Sevgiliye hal dilinin yansıması onun doğduğu gecede insanlığın nuruyla aydınlanma yeniden dirilişe dönmenin ayak sesleriydi. Serdar Tuncer’in dudaklarından dökülen cümleler. Salavatlar yeryüzünden gökyüzüne, Salavatlar kalpten en sevgilinin kalbine ulaştı akabedeki biat misali. Reis-i Cumhur ve Reis-i Diyanet yanlarında eşleri, salonu dolduran Peygamberani yürekler. Aşkın, Emanet yüklü olmanın verdiği ızdırapla En Sevgilinin manevi huzurunda ’’Biz geldik Ya Resulullah", omuzlarımızda ümmetinin geleceği ve manevi dirilişiyle, Karanlıklardan aydınlatan Yaradan’nın katından indirilen kutlu emanetin elçisi olman şuuruyla buradayız. Arena Kapalı spor salonunda yüreğimizin ellerinden tutarak, hoyrat nefeslileri elimizin tersiyle iterek, şeytanın desiselerine kulaklarımızı tıkayarak buradayız, diyebilmenin güzelliğiydi yaşatılanlar. Ruhların yeniden dirilişinin ayak sesiydi, Kur'an’ı Kerimin ayetleri ışığında dökülen gözyaşlarıydı. Edeple Euzu besmele, Edeple ayetlerin içersinde kaybolan ruhları bulma, yitikleri, yitirilmişleri, yolda takılıp kalmışları, emanetleri zayi etmeyenden istenmeydi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Kutlu Doğum gecesinin adı. Dindi, Dine gönül veren samimiyetti işlenen tema. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kutlu Sevgiliye sunulan, Gönüllerin Ruhlara ithaf eden görsel şöleniydi hazırlanan güzellikler. Bir slayt belirdi dev ekranda, gözlerimizle gördüğümüz değildi yalnızca hissisleşmeye mahkum ettiğimiz hislerimizle duyumsadığımız bizleri yeniden aşka En Sevgilinin Muhammedi Muhabbetine taşıyan soru ve cavaplardı, iliklerimize kadar hissettiğimiz.




Din kime karşı samimiyettir? Hadis-i şerif'in cevabıydı sorunun karşılığı, Din kime neye karşı samimiyetti peki? Allah’a, Kitabına, Peygamberine ve bütün iman ehline. Neydi samimiyet? Samimiyet sırdı. Alemleri aşkıyla Yarada’nın aşkının süsüydü, Allah'ın Resulü. Kul olmaktı. Kulluğuyla aşkın yaşanması. Kainata işlenen sanatın adıydı samimiyet. İhlasın tevhidin adıydı aşk, aşk samimiyet demekti. Dindeki samimiyeti anlayan gönül elçileri vardı içten ve gönülden bağlı olan. Mevlid-i şerifle devam etti slayt sonrası. Sesle nefesle karşılandı Resulün Kutlu doğumuna yüzyıllar sonrasından gelen hasretli bekleyiş. İlahiler, musikilerin şahitliğinde devam eden programa, Salavat-ı Şerifelerin yüceliği şereflendirdi.

Kısacası,Tadı ile ruhun damaklarında kalan bir geceydi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ev sahipliğini yaptığı Kutlu Doğum Programlarının açılış gecesi. Varlığı kainata Rahmet olan En Sevgilinin getirdiği Dini Samimiyetle buluşturmanın enginliğiydi,yaşatılan manevi hazlar. Ruhların bir anlıkta olsa huzurla buluşmasıydı dünya libasından sıyrılarak.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol