Diyanet'te aranan kan bulundu
 Göreve atandığı ilk günden beri yapmış olduğu icraatlar kadar hayata geçirmeyi planladığı projelerle de dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emin ÖZAFŞAR; o günlerde kimilerine hayal gibi gelen birçok projeye hayat vererek gerçekliliğini kanıtlamış oldu.
 
Farklı bakış açısı, ileri görüşlülüğü, geniş bir vizyona sahip olması, problemlere sorun odaklı değil çözüm odaklı yaklaşımı ve iletilen her türlü sorunu büyük küçük demedendikkate alışı ile sergilemiş olduğu liderlik vasfı ile Diyanet'in yeni yol haritasını belirlemiş oldu. 
 
 Gerek katılmış olduğu radyo ve televizyon programları gerekse yazılı basında yer alan röportaj ve söylemleriyle bunu bize kanıtlamakla kalmamış aynı yolda ilerleyerek de devamlılığı olduğunu bizlere göstermiştir. 
 
 Son röportajında değinmiş olduğu konulara bakacak olursak; Diyanet'in nereden nereye geldiğini ve nereye varmak istediğini çok net bir şekilde ortaya koyan Sayın ÖZAFŞAR Diyanet'in vizyonunun da ne kadar geliştiğini göstermiş oldu.
 
 Daha dün başörtüsü, kız çocuklarının okula gönderilmesi, sakız orucu bozar mı gibi tartışmalar sözkonusu olduğu zaman akla gelen Diyanet; bugün eğitim ve öğretim düzeyinde yurtdışına yaptığı açılımlar, engellilere yönelik yaptığı çalışmalar ve her geçen gün sunulan yeni projelerle adından bahsettiriyor. 
 
 ÖZAFŞAR'ın da röportajında değindiği gibi şehir efsaneleriyle dilden dile dolaşan ve bugüne kadar maalesef bu anlamda hiçbir çalışma yapılmadığı için bir kanıta dayandırılamayan bilgiler, bugün artık Diyanet tarafından yapılan ciddi anket ve araştırma çalışmalarıyla kanıta dayandırılarak nitelik kazandırılıyor. 
 
 Müspet ilimlerde aslolan kalitedir. Kalitenin ölçümü ve tanımı da; ispat edilebilir, tekrarlanabilir, kanıtlanabilir, ölçülebilir ve değerlendirilebilir olmasıyla ortaya konulur.Ülkenin % 90'ı müslüman deriz ama bunu ispat edemiyorsak bu bir bilgi değil ancak şehir efsanesi olur. Ancak buna yönelik etkili ve verimli bir çalışma yapar ve bunun neticesinde halkın %99.2'si islam dinine mensuptur dersek, bu bir bilgidir ve gerçekliği verilerle kanıtlanabilir ki buna da kimsenin itirazı olamaz.
 
 İşte asıl mesele de bu. ÖZAFŞAR'ın yapmaya çalıştığı ve başardığı örnek projelerinden sadece bir tanesi olan "Gündelik hayatın din ile ilişkilendirilmesi" konusu ve bu konuyu netleştirmek adına yaptığı tüm çalışmalar aslında din konusunu halk ile birlikte masaya yatırıyor ve bir anlamda evrensel bir nitelik kazandırıyor. 
 
Peki bu bakış açısı bize ne kazandırır? 
 
 Din adamı olsun olmasın her önüne gelenin böylesi mukaddes bir konu hakkında ahkam kesmesi engelleniyor çünkü kanıtı dayalı bir sistem oturtuluyor. 
 
 Halkın din ve Diyanet ile ilgili konulara bakış açısı ile Diyanet'in halkı görüş açısı birleştirilip ortak noktada ve doğru yolda buluşma sağlanıyor. 
 
 Dillere pelesenk olmuş "bilmem kaç yüzyıl önce gelmiş din ile mi bize dini öğreteceksiniz" diyenlere harika bir kapak oluyor.
 
 Dini sadece aile korkusu, mahalle baskısı gibi amiyane tabirler anıldığı zaman aklına getirenler gerçek dinin ne olduğunu anlıyor.
 
...
 
 Örnekleri çoğaltmak elbette ki mümkün. Ancak sözün özü; son yıllarda yapmış olduğu başarılı çalışmalar ve örnek projelerle adından bahsettiren Diyanet, kimilerine göre "kan kaybediyor" denilse de, görüyoruz ki bunun aksini ispat etmek ve kanıtlamak mümkün.
 
 Diyeceğim o ki; on yıllardır aranan kan bulundu: Prof. Dr. Mehmet Emin ÖZAFŞAR!!!
 
Röportajı okumak için tıklayınız
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.