Ekmeleddin'in Diyanet'teki amel defteri
26 Aralık 1943'te Kahire'de doğdu. Babası Yozgatlı müderris İhsan Efendi, annesi Rodoslu bir Türk ailenin kızı olan Seniye Hanım'dır. İhsan Efendi, eğitim için 1924’te geldiği Mısır’a yerleşmiş ve 1951’de Ayn Şems Üniversitesi Şarkiyat Bölümü Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü’nü kurmuştu.
 
Ekmeleddin İhsanoğlu, Mısır'da Hıdiviye Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi'nde yükseköğrenim gördü. Öğrenciliği sırasında Kahire Milli Kütüphanesi'nde Türkçe yazma ve basma kitapların kataloglamasında çalıştı.1966’da Fen Fakültesi’nden mezun oldu ve El-Ezher Üniversitesi'nde akademik hayata başladı. Yüksek lisansı sırasında El Ezher Üniversitesi'nde asistanlık ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okutmanlığı yaptı. Bilim tarihi çalışmalarının yanı sıra Hamid, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nazım Hikmet gibi şairlerin eserlerini Arapça’ya çevirerek Türk kültürünü Araplar’a tanıtmaya çalıştı; Türk yazarlarından hikayeler içeren bir antoloji hazırladı (1970).
 
1970 yılında Türkiye'ye geldi ve Ankara Üniversitesi'nde göreve başladı. 1972'de eczacı Füsun Bilgiç ile evlendi, üç çocuk sahibi oldu. 1974'te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere'de Exeter Üniversitesi'nde doktora-sonrası çalışmalar yaptı.
 
1980 yılında İslam İşbirliği Örgütü'nün tavsiyesi ile İstanbul’da kurulan İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)’nin başkanlığına getirildi. Bu görevi 25 yıl sürdürdü. IRCIA bünyesinde Türk ve İslam kültürü konusunda büyük bir ihtisas kütüphanesi ve arşivi kurulmasına öncülük etti.
 
1984'te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne girerek profesör oldu. Bu üniversitede Bilim Tarihi Anabilim Dalı’nı kurdu. Üniversite ve IRCICA’daki görevlerinin yanı sıra Türk Bilim Tarihi Kurumu'nun başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.
 
İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterliği
 
İhsanoğlu, 14-16 Haziran 2004’te İstanbul’da düzenlenen İslam Konferansı Örgütü (sonradan İslam İşbirliği Teşkilatı adını almıştır) 31. Dışişleri Bakanları Toplantısında, Genel Sekreterlik için Türkiye’nin adayı olarak gösterildi. Malezya ve Bangladeş ile genel sekreterlik için yarışan İhsanoğlu, 5 Haziran 2004′te Genel Sekreterliğine seçildi. Örgütün seçimle gelen ilk genel sekreteri ve ilk Türk genel sekreteri oldu; görevi 1 Ocak 2005’te devraldı. Görev süresi, 18-20 Haziran 2008 tarihlerinde Kampala’da düzenlenen 35. Dışişleri Bakanları Konseyi’nde 5 yıllık bir süre için uzatıldı.
 
İhsanoğlu, genel sekreterlik görevini Cidde'de düzenlenen törenle 30 Aralık 2013′te Suudi Arabistanlı İyad Medeni’ye devretti.
 
Cumhurbaşkanlığı adaylığı
 
10 Ağustos 2014, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise 24 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı için çatı adayı olarak açıklanmıştır. Daha sonra da bu partiler tarafından resmen cumhurbaşkanlığına aday gösterilmiştir. Seçim sloganı olarak 'Ekmek İçin Ekmeleddin' sloganını seçmiştir. İhsanoğlu'nun adaylığına bu iki partinin yanı sıra Demokrat Parti, Demokratik Sol Parti ve Bağımsız Türkiye Partisi ortak basın toplantısıyla desteğini açıklamıştır. Ayrıca Büyük Birlik Partisi, Liberal Demokrat Parti, TSİP ve DEV-PARTİ Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nu desteklediklerini açıklamıştır. Kadın Partisi 21 Temmuz 2014 tarihinde yaptığı ilk parti meclisi toplantısında aldığı kararla ve Doğru Yol Partisi daha önce desteğini çekmiş olduğu halde gene 21 Temmuz 2014 tarihinde aldığı kararla Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek vereceklerini açıklamışlardır. Daha sonra alınan kararlarla HAP ve TURK PARTİ de çatı adaya destek vermişlerdir. En son ise 3 Ağustos 2014 tarihinde BAK Parti Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek vereceğini açıkladı. Böylece Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek veren parti sayısı 14 olmuştur.

 
3 adayın yarıştığı 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi sonucunda oyların %38,44'ünü alarak Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en çok oy alan 2. aday olduysa da hezimete uğramıştır.

Peki diyanet bunun neresinde? Neden özgeçmişinde Diyanet yok. Neden yazdırmadı veya gün ışığına çıkarmadı. İşte Dinihaberler.com bu bilgilere uşatı.

EKMELEDDİN MEHMET İHSANOĞLU 

Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu'nun Diyanet'te de görev yaptığı ortaya çıktı. 02.11.1981- 27.12.1984 yılları arası 4 yıl bir fiil Diyanet'te görev yaptı.


İşte o bilgi ve belge
 
DİĞER DİĞER Kahire Milli Kütüphane 01.01.1962 İlk Tayin (Dev.Memur.)
DİĞER DİĞER Kahire Milli Kütüphane 01.10.1970 İstifa
DİĞER DİĞER Fen Fakültesi Genel Kimya Eğitim Görevlisi 19.01.1971 Tekrar Tayin
DİĞER DİĞER Fen Fakültesi Genel Kimya Eğitim Görevlisi 01.11.1981 Kurum Dışı Nakil Giden
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞI Din İşleri Yüksek Kurulu Mütercim  02.11.1981 Kurum Dışı Nakil Gelen
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞI Din İşleri Yüksek Kurulu Mütercim  27.12.1984 Kurum Dışı Nakil Giden
 



Diyanet'in ekmeğini yiyen ve 'Ekmek İçin Ekmeleddin' sloganıyla Cumhura Başkan olacaktı neredeyse. Tabi 14 partinin ve Militan cemaat'in de desteğini alarak.  "Her hâlimizde, her tavrımızda, her davranışımızda, iman-ı ekmel, İHSAN-I EKMEL, ihlas-ı ekmel, rıza-yı ekmel, yakin-i ekmel demeli, hayatımızı bu takılar arasında bir dantela gibi düzgün işlemeye bakmalıyız" Bu lafları icra eden kişi başta olmak üzere, CHP'nin müftüsü ve Ekmel, Türk halkından öyle bir tokat yedi ki, sanki Diyanet'in ekmeğini yiyen Diyanet'e ihanet edemez dercesine.



Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterliğini yaptığı dönemde islam dünyasına az da olsa bir fayda sağlamadı. Zarardan başka. Ekmeleddin'in yapamadığını şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı yapıyor. Okumak için tıklayınız

EEE... son sözümüz... İslam dünyasına hiç bir şey kazandıramadığınız için "üçünüzü de ekmek çarpsın" emi...

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa 2 yıl önce

bazıları çok vefasız oluyor....zannediyor ki,her şey mal-mülk,para-pul,makam-mevki....