Emekli imamlara sitem!
Yazılarımdan birinde imamların "bir zamanlar önder kişilik" olduklarını yazmıştım. 
 
Kolay mı, koca toplumda önder olmak. 
 
Saygı duyulması, fikirlerine itibar gösterilmesi.
 
İmam efendi demişse doğrudur, yapıyorsa doğrudur.
 
Bakmayın siz bazı gafillerin "imamın söylediğini yap yaptığını yapma" boşboğazlığına..
 
Bir de hafız olarak tanınıyorsa bir başka değerdir.
 
Hafızların yürüyen Kur'an olduğuna inanır ve daima onlara saygı duyarım.
 
Hep bir adım gerilerinde yürümeyi tercih ederim.
 
Zira insan da olsa Kur'an'ı Kerim'in uşakları olduğunu, beyin ve yüreklerinde yüce kelamın harf harf dizilişi ve anlamı vardır.
 
Ayetin birinden bahsetseniz şakır şakır bülbül gibi dillerinden dökülür.
 
Allah-u Teala ile konuşmanın yolu Kuran-ı Kerim ise ve bilmiyorsanız bir hafızı dinlemeniz de o olur.
 
Onlar yani imam ve hafızlar ( genelde aynı anlam için kullanırız) peygamberlerin de temsilcileridir.
 
Hak ederek bu görevi taşıyanların önünde saygı ile eğilirim.
 
Kur'an-ı Kerim adaletten söz eder, adil olmaktan.
 
Hatta her cuma günü minberden seslenirler." Allah c.c adaleti..." diye başlayan o emr-i ilahiyi.
 
Ancak önde ve önder olması gereken imam ve hatta müftülerden bir gruba bu yazımda seslenmek istiyorum.
Bunlar emekli olanlar..
 
Senelerini minber, mihrap ve kürsüde geçirmiş, neredeyse bir ömür denecek deneyim ve bilgi beceriye sahip ama bir gün "emekli" olmuş din görevlilerine seslenmek istiyorum.
 
Siz emekli olduktan sonra neden aynı yerde eski alışkanlıklarınızı sürdürmekte ısrar edersiniz?
 
Yasal olarak "emekli" olunca neden halen ısrarla oralarda durmayı kendinize bir hak olarak görüyor ve yerinize gelmiş, yasal atanmış, emir üzerine o göreve gelmiş "halef"lerinize bırakmak istemezseniz.
 
Ve dahi onları düşman ve rakip görürsünüz.
 
Hatta biraz daha ileri gidip emekli olur olmaz "cami dernek başkanlığı"na"atanırsınız" kendi kendinize..
 
Neden yaparsınız "bilinir" ama "bilinmez"
 
Madem Allah adaleti emrediyor siz de adaletli olun ve emekli olduktan sonra orayı yeni sahiplerine bırakın.
"Derneğe Başkan" bile olmayın, diğer cemaat gibi "vakitten vakite" gelseniz.
 
Çünkü siz "selef"siniz.. "Selef" oldunuz yani geçip gittiniz. "Gidin" yani...
 
Hani bir örnek versek..
 
Mal sahibi vadesi gelmiş ve tahliye etmesi gereken kiracıya "çık diyor. O "çıkmam" der gibi siz niye oradan çıkmıyorsunuz.
 
Hatta dilim varmıyor ama zamanında boşladığnız, cemaatinizin dahi "bu adam neden görevinde bulunmuyor" dedirten ve hatta şikayetlere sebep olan feryatlarına bile umursamaz olduğunuz kaybolmalarınızı unuttunuz mu?
Zamanında görevinize hassas davranmadığınızı unuttunuz mu?
 
Sizi uyaranlara kulaklarınızı tıkıyor, "nasılsa iş benim görev benim" deyip işinizi sallıyordunuz da şimdi mi tatlandı o mihrap, o kürsü, o mahfil, o minber.
 
Hele bir de yıllarca konuşmamış konuşamamış emekli olunca dilinin bağı çözülenler yok mu.
İşte bu beni öldürüyor.
 
Neymiş o zaman 657'e tabi imiş, konuşamazmış şimdi meydan onunmuş.
 
Ha, madem 657'ye tabi olup orada bulundun şimdi değilsin o halde müezzinlik mahfili dahil, mihrap, minber ve kürsü de sana hak değil.
 
Nasıl olur. Oralarda nasıl görünürsün.
 
Biri istirham eder, biri rica eder "hocam feyzinizden tecrübenizden faydalanalım bize yol gösterici, irşad edici bilgi hazinenizden ışık olun" derlerse bazen, zaman zaman oralarda görülürsünüz.
 
Ama atanmış müezzin ve imam varken senin onların önünde durman gaflet, hıyanet hatta ne kadar çirkindir ki bazı cemaatten aklı kıtları toplayıp onlar aleyhinde dedikodu yapman da çok ayıp.
 
Elinizi yıkayın ve geride kalın.
 
O görev kime verilmişse sahip onlardır onların önüne geçemezsin. Mikrofonu tutamazsın. Amir olamazsın. Bu tür davranman sadece senin küçüklüğünü gösterir.
 
Madem çok kıymetli idi. Zamanında senin sorumluluğunda iken neden araziye karışıyordun da şimdi hiç bırakmak istemiyorsun.
 
Yoksa hoşafın yağı kesilir, menfaatlerinden, götürmelerinden ziyanlara uğrama korkusuna zoruna mı gider.
Ya da, "Ben yıllarca emek verdim, çalıştım şunu böyle yaptım şunu şöyle yaptım sana yedirmem, bunlar benim eserim haddini bil "aptalca düşüncesinde misin. Bir şeyler yaptıysan devletin verdiği imkanla yaptı. Vazifen olduğu için yaptın. Ekmek yediğin yer olduğu için yaptın. Yaptı desinler diye yaptın.
 
Hatta belki acıtacak ama "baldan pay alıp yalanmak için yaptın"
 
Yoksa oraları babanın mirası görür de alt soyuna bırakacağını mı sanırsın.Senin soyundan gelene mi koltuğu bırakmak istersin. Senin soyunun dışından kimsenin hakkı olmaz mı?
 
Genç imam ve müezzinler idealist. Ve aldıkları eğitim senin zamanında mahalle imamından ders alıp, ilkokul hadi bilemedin ortaokul sonrası "hatır"la" adam yokluğundan" görev almıyorlar.
 
Daha çok okuyorlar. Daha çok öğreniyorlar.
Hatta "eski" alaylılardan daha çok biliyorlar.
 
Topluma imam olmanın gayreti ve bilinci ile senden daha çok öğreniyor ve hatta iyi biliyorlar.
 
Senin senelerce 3-4 tane "namaz ayetleri" denilen kısa ayetlerle, sürelerle namaz kıldırdığın gibi vazife yapmıyorlar. Adam gibi yapıyorlar.
 
Kur'an okuyorlar. Anlatıyorlar. Hakkını veriyorlar. "Cemaat çıksın da kapıyı kapatalım" demiyorlar.
 
Herkesi kucaklıyorlar. Herkese öğretmeye zaman ayırıyorlar.
 
Kaz gelecek, kar gelecek kişilerle değil herkesle hasbihal ediyorlar.
 
Çünkü senin dünyan dar. hatta makamın sana kibir bile aşılamış.
Onlar görevlerini dört dörtlük yapıyorlar. Mütevazi, alçak gönüllü, vazifeşinas..
Yol kesmeyi bırak haleflerin işlerini yapsın.
Bir adım geriye imam efendi.
 
Sen emekli oldun.
Ombudsmanlık yapmanı isterlerse belki o zaman.
Uğurlar olsun..
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İlçe Müftüsü 1 yıl önce

İnsanlar iki gün sonra o hale geleceklerini unutmasınlar. her çocuk ebeveynini tenkit eder ama büyüyünce aynı onlar gibi yapar duruma gelir. Prensip sahibi olmalı, o yolda da ilerlemeli.

Avatar
Mehmet 1 yıl önce

Bütün bunların başlıca sebebi;yıllarca mevlit,hatim,cenaze,düğün-dernek gibi cemiyetlerden nemalanmış olmaları.Bu gelirlerinden vazgeçmek istemiyorlar.Yeni gelen görevlileri kötülüyorlar.Bunlar çocuk,bir şey bilmiyorlar diye cemaat arasına nifak,fitne sokuyorlar.Diyanet karar almalı ve genç görevlileri korumalı.Kimseye kürsü,mihrap(İstisnalar hariç) verilmemeli.

Avatar
İmam 1 yıl önce

Ağzınızdan bal damlıyor,maşallah.

Avatar
fatih hoca 1 yıl önce

aklına, fikrine, eline ,kalemine sağlık teşekkür ederim

Avatar
Yaşar hoca 1 yıl önce

tebrik ederim yazınızın tamamının altına imzami atarim .Müzmin bir sorunu dile getirmişsiniz

Avatar
mustafa 1 yıl önce

bir tane baş belası mevlid hastası emekli imam vardı.her tarafından fitne akardı.şükür ki ötelere göç eyledi. cemaat bi oh çekti nefes aldı.saygılarımla

Avatar
Arif hoca 1 yıl önce

Bu yazara hadi oradan diyeceğim. Yeni yetme hoca efendileri hic tanımıyor sun. Köy camilerinde bir git hocayı bulamazsın, bugün hafta yayılım, yarın imtihanı m var, hocayı arada bul. Ondan sonra emekli imama müracaat.oda orada emek verdi hizmet yaptı. Bu kadar hor görmene çok üzüldüm.

Avatar
gardaaaş 1 yıl önce

emekli hocalari yerden yere vurmussun haksizlik yapmissin 20 30 sene alisilan mihraba gecmek isteyebilirler buyuklere saygili olalim ozur dileyin