Mehmet Deveci Söyleşilerine Başladı
MEHMET DEVECİ SÖYLEŞİLERİNE BAŞLADI

Yazının Şahitliği, Bizimkiler ve Yürüyelim Mi Biraz Kitaplarının yazarı Mehmet Deveci okuyucularıyla buluştu.

Yoğun bir katılım ve ilgiyle karşılaşan yazarımız Mehmet Deveci 13 Aralık cumartesi günü Adana Barış radyonun konuğuydu. Radyoda sıcak ve samimi bir sohbet havasında geçen konuşmada Yazarımız okuyucularına bir de yeni bir müjde verdi. Şiir ve deneme kitaplarından sonra romanı da okuyucularıyla buluşacak. Romanının yazım aşamasını bittiğini fakat kendisininde bilmediği bir eksiğinin kaldığını belirten Deveci o eksiği de tamamlayınca okuyularıyla romanının buluşacağını müjdeledi. 14 Aralık Pazar günü Adana Ülfet derneğinde yoğun ve ilgili okuyucu kitlesiyle 3 saat hasbihal eden Deveci samimi bir söyleşinin ardından kitaplarını imzaladı.



Bir çok ilden söyleşi teklifi alan fakat hiçbir yere gitmeyen Deveci bundan sonra okuyucularıyla daha sık buluşacak.

Sitemiz köşe yazarlarından olan Mehmet Deveci Kimdir?

1974’ün bir güz ayında, G. Antep’te doğdu

Yazmaya ilkokulda başladı.

Sonra babasının bakkal dükkânındaki veresiye defterinde devam etti. Okul tatillerinde; bakkal, tüpçü, mobilyacı ve ayakkabı mağazalarında çalıştı. Bir dönem annesine de pay vererek dolapta dondurduğu eskimoları mahalle aralarında satarak ticarete atıldı. Yaz aylarında hiç bağırmadan sessizce simit sattı.

Okul çıkışlarında ideali olan futbolcu olma idmanları ile babasının bakkalı arasında gidip geldi. İmam – Hatip Lisesi yıllarında, matematik defterinin arka sayfasına hayatın özüne dair afişe sözler karalamaya başladı. Kompozisyon derslerinde şehrin en yeşil alanlarının mezarlıklar olduğunu, mahalle aralarını ve şehir yollarının çamurlarını anlattığı yazısı öğretmenleri tarafından eleştiri alıp, öğrenci arkadaşları tarafından beğeni topladı. Okul etkinliklerinde sesi gür çıktığı için şiirler okudu. Ders süresinin bittiği fakat vaktin henüz bitmediği kısa sürelerde öğretmenleri tarafından kaldırılıp tek kişilik gösteriye zorlanıp içinden ne geliyorsa anlatması sağlandı.

Dernek ve vakıf bünyesinde çıkardıkları duvar gazeteleri ve bültenlerinde kendince bir şeyler karalamaya başladı.

Bir süre yerel bir radyoda program yaptı.

Bir dönem amatör olarak tiyatroculuk yaptı. İskilipli Atıf'ı canlandırıp şehit oldu, Amerikan askerini canlandırıp sakız çiğnedi ve mahalle düğünlerinde evlerin damlarına kurdukları sahnelerde mezar notları kitabındaki "deli hoca" rollerini oynadı.

Bir süre pazarcılık yaptı.

Yazı serüveni askere gittiğinde günlük ve mektuplar ile devam etti.

Bilkent arkeoloji ve sanat tarihi ile başlayan üniversite hayatını kader kısmet kontenjanından hep yarıda bıraktı.

Evlendi. İki kız ve bir oğul sahibi oldu.

Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticilik yaptı.

İnternet medyacılığının yoğunlaştığı dönemlerde birçok sitede hayatın özüne dair yazılar yazmaya başladı. Kimi zaman bir dilenciyi, kimi zaman sokak aralıklarında unutulmuş sade yüzleri, kimi zaman da bir kenarda unutulmuş ağacı yazıp bitkilerle konuştu.

İlk kitabı ve ilk baskısı kısa sürede biten "Yazının Şahitliği," bunca anlatılan özgeçmişinde yaşadığı, biriktirdiği, duyduğu, ağladığı, düşündüğü şeylerin kitabı olarak okuruyla buluştu. İkinci kitabı "Bizimkiler" ile yazım hayatına devam etti.

"Yürüyelim mi biraz" yazarın yeni kitabı.

Hiç farkında olmadan söyleyip bir yerlere karaladığı "Yazının Şahitliği Elimizden Tutsun Diye" sözü, yazılarının niyeti ve sloganı oldu.

Şimdilerde TYBG Şubesi Üyesi ve baskıya hazır birçok kitap projesi var.

Düşünerek, hüzünlenerek, susarak, yazarak, namaz kılarak, çay içerek, yürüyerek, kırılarak, alınarak, sinirlenerek, denk geldiği yerde ağlayarak hayatına devam ediyor.

Ölünce cennete gitmek, Rabbine sunabilecek bir yüz hazırlamak ve ardından gelecek iyi şeyler bırakmak en büyük ideali.

Limon Ağacı'nı okumak için 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
takdir ediyorum 2 yıl önce

Çok takdir ettiğim biri kendisi yolu açık olsun . İnşaallah yeni kitabını dört gözle bekliyoruz

Avatar
Abdullah Ademoğlu 2 yıl önce

Böyle kıytmetli bir yazarımızı böyle bir sitede yazdığını duymak şaşırttı ve üzdü. Çünkü bu siteye göre belli bir partiye oy vermemek düşmanlık vesilesi.