Mehmet Görmez ne demek istiyor?
Yüsra YİĞİT / ANKARA

 
Konuşmasında değinmiş olduğu konulardan (AYTINTILI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ) bir tanesi; halkın gözünde din ve din görevlisi hakkında oluşan yanlış algıların farkına varılması  ve bunu mümkün olduğunca düzeltilmesi. Bir diğer konu da islam dininin sabiteleri değiştirilmeden zamanın şartlarına uygun olarak yorumlanabilmesi gerektiği. Bu konularda herkesin üzerine düşen görevi yapmasının şart olduğudur.
 
Neden bu kadar önemli ki bu konular? Dinini öğrenmek isteyen alsın din kitaplarını, tefsir kitaplarını, eee internette malum herkesin elinin altında, yazsın arama motoruna aradığı soruyu yüzlerce cevap tam karşısında... Bundan kolay ne var ki öğrenmek isteyen öğrenir her türlü. 
 
 ''Ben imamım 5 vakit namazımı kıldırır, cenazelerde mevlid-i şerif okur geçer giderim. ''Ya da'' Ben Kur'an kursu öğreticisiyim öğrenmek isteyen gelir, istemeyen gelmez ben de işimi yapar aldığım maaşın hakkını vermeye çalışırım''. MI ACABA???
 
Tabii ki hayır! Şayet öyle olsaydı koskoca Diyanet İşleri Başkanı koltuğunda oturup kararlar almak varken neden kongrelere, seminerlere katılıp hala '' Yapılacak çok şey var! '' desin?
 
Çünkü bu meslek öyle bir meslek ki insanların manevi duygularına hitap eden, insanları dine inandırmaya, doğruları öğretmeye fayda sağlarken; bazı din adına dine en büyük kötülüğü yapanlar da bu manevi duyguları sömürmek adına kullanırlar da ondan...
 
Bunca yapılan icraatların anladığım kadarıyla kendisine yetmediği Sayın Başkanımıza benim de halk adına Diyanet' ten beklentilerimizin neler olduğuna dair naçizane fikirlerimi sunmak isterim...
 
Önyargılardan kurtulmak şart! Yıkılmasının atomu parçalamaktan bile daha zor olduğuna inanılan önyargılardan kurtulmak gerekir. Zordur ama imkansız değildir. O yüzden halkın gözünde ''hocanın dediğini yap, yaptığını yapma '' gibi din görevlilerine hiç te yakışmayan bu yaftadan kurtulmak gerekir. Din görevlisi mümkün olduğunca yaşam tarzında ve aile hayatında da farz ve sünneti seniyyeyi yaşamaya çalışırsa, umuyorum ki bu yaftadan kurtulabilir.
 
Fırsat eğitimleri! Din görevlisinin mesaisi yoktur. Bulunduğu ve girdiği her ortamda sohbeti dinin güzelliklerine getirip, insanların dine ve din görevlilerine daha sıcak bakmasına sebep olmalıdır. Fırsat eğitiminde yer, zaman önemli değildir. Bir otobüs terminalinde otobüs beklerken dahi yanınızda bulunan bir gence itici olmadan din adına ne verebilirsek kardır amacıyla sohbet etmektir fırsat eğitimi...
 
Asla ötekileştirmeyin! İnsanların özünde neci oldukları bilinse de mesele din olunca hiçbir Müslüman kendisine farklı davranılmasını istemez. Sağcı-solcu, Tesettürlü olan-olmayan, alevi-sünni gibi kimseyi ötekileştirmeden herkese kucak açmalı ve özendirici olmalıdır.
 
Diğer kurumlarla işbirliği! Kurumların büyümesi için birbirlerini cephe almamaları ve işbirliği içinde olmaları gerekir. Mesela; Sağlık sektörü ile Diyanet ortak bir proje yönetmeli ve birlikte hareket etmelidir. Buna da en güzel örnek '' organ bağışı '' olacaktır...
 
Taşın altına herkes elini koyacak! Meslek icabı görev ve sorumluluklar vardır. Bunlar o mesleğe atanan herkes tarafından bilinir. Ama iş bununla bitmez. Hele de mesele din olunca herkes üzerine düşenden fazlasını yapma çaba ve gayretinde olmalıdır.
 
Herkese eşit muamele! Sizden yardım isteyen kim olursa olsun önce Allah(cc) için o insana yardım elini uzatmalı ve asla doğru bildiği yanlışlardan dolayı onu yargılamamalı, dalga geçmemeli uygun dil ve uygun zamanda doğrusunu anlatmaya çalışılmalıdır...
 
Beşikten mezara kadar muhtacız size! Yeni doğmuş bebeğin kulağına ismini koymak için çağırılan Hoca Efendi, ölüm döşeğine yatan yakınımızın başında Kur'an okusun diye de çağırılır. Ölünce cenaze namazını kıldırsın, hatta sonrasında da mevlid okusun diye de...  Anlayacağınız hitap edilen kitle beşikteki bebekten, 10 yıl önce ölen dedeye kadar geniştir...
 
İşte bu yüzden çok değerlisiniz... İşte bu yüzden hayatın her anında varsınız... İşte bu yüzden kendinizi öylesine geliştirmelisiniz ki güncel konulardan açılan bir sohbeti dinin güzelliklerine bağlayabilesiniz... İşte bu yüzden siz kendi değerinizin farkına varmalısınız ki insanlar da sizlere hakettiğiniz değeri verebilsin... 
 
Siz din görevlileri, din gönüllüleri, olmazsa olmazlarımız, iyi günde kötü günde yanımızda olanımız; '' Ne olursan ol yine gel ''zihniyetiyle dünyaya damgasını vuran yüce gönüllü Hz. Mevlana gibi herkese kucak açmalı bu uğurda bu fikri düstur edinmelisiniz...

 Bu zor ve kutsal görevlerinizi ifşa ederken Rabbim yar ve yardımcınız olsun.....

Dipnot: İnsanlara attıkları iftira ve yaptıkları tehditlerle bir yerlere geleceklerini zanneden zavallı yüzsüzlerin aynı zamanda ikiyüzlü olmaları da ne yaman çelişkidir... Vesselâm. ...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
iffet Akay 3 yıl önce

Tek kelimeyle muhteşemm

Avatar
k k ö 3 yıl önce

S.a Allah cc razı ols sayın gormez çok güzel dikkat gerektiren sözler söylemiş kokusu asri saadete uzanan bu muhim iş herkesi kendine getirmeli

Avatar
abdullah 3 yıl önce

insanoğlu işte, merkeze kendi haklılığını koyar ve o şekilde düşünür, konuşur. bu sebeple herkes kendine göre haklıdır. anlayacağınız kendine göre kimse haksız değildir. ortada onca haksız işler var ancak haksız kimse yok. yani hırsızlık var ancak hırsız yok gibi anlayın. bildim bileli diyanet temennilerle mesaj veriyor. başa geçmeden önce herkes eleştiri yapar, koltuğa oturulunca unutulur. alt tabaka olarak birçok defa ne değişti diye konuşuruz. cevap bulamayız. sadece vitrin ve görsel faaliyetler. bunlarda Allah için olmayınca varın siz düşünün.

Avatar
imam 3 yıl önce

herkese eşit muamele deniyor ama adamı olmayan torpili olmayan hariç.

Avatar
Adalet 3 yıl önce

Diyanetin en fazla ihtiyacı olduğu mesaj ADALET mesajıdır. Sınavlarda, personeller arasında, din hizmeti alanlara, sunanlara adalet mesajı gerekir. Herkes neye sahipse ona değer veriyor, onun değerli görülmesini istiyor. Akademisyenler, akademik ünvanı olsunda varsın Kur'anı yeterince bilmesin, ünvanı varsa al diyanete mantığıyla hareket ediyorlar.Memleketimde Kur'an okumasını yeterince bilmeyen Müftüler, Ataşeler var. Hafız olmadıkları için, İhtisas okumadıkları için bunların değeri yoktur onların nazarında.Ben akademik ünvan alabilirim ama onlar asla Hafız olamazlar .Benim diyanetimde en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey Adalettir. Bu olmazsa hiçbir şey olmaz.

Avatar
aynen 3 yıl önce

biz elimizi taşın altına sokuyoruzda biraz personelinizle ilgılensenız sayın başkan adalet olmayan bir kurumda nasıl çalışıyorsak adam kayırmanın tavan yaptığı bir kurumda çalışmak tan artık utanır oldum siz bu sözlüleri her sınavda yapmaya devam ederseniz ki devam edeceksiniz çünkü yandaşlara nasıl yardımcı olacaksınız diyeceğim tek şey var allah ıslah etsin

Avatar
aynen 3 yıl önce

ben eş durumundan tayin istedim 8 aydır beklıyorum eşim farklı bir kurumda diyanet atamamı onayladı fakat gel sen gitmek istediğim ilin müftü beyin keyfine ıkı defa sınava girdım fakat müftü beyin canı memleketlisinden yana olunca beklıyoz hala nerden girdim bu kuruma ne aile kaldı ne gençlik nede huzur lanet olsun güya diyanette ailenin bütünlüğü önemliymiş kafayı yemek üzereyim artık butun müftülere düşman gözüyle bakıyorum istifa etmeyi bile düşünüyorum allahım sabır ver yarabbi

Avatar
arzu 3 yıl önce

adalet çalışmak emek dini yaşamak yaşatmak bu kurumda emeklerimizin heba olduğu açık sınavlar sınavlar kazansanda sınavlar bitmiyor ben bittim sınavlar bitmiyor duyun sesimizi verin kadro hakkımızıda elimizi taşın altına koyalım şu anda taşın altında ezilmiş durumdayız