MHP’nin CHP’ye kayması, CHP’nin Cemaate kayması!
‘‘35 Yılın Mahsulu Kocaman Bir İTAATSİZLİK’’
 
Yoğun bir dönem geçirdik, sözler yordu, insanlar yoruldu, hayat bazıları için sanki bugün ve yarındı…ötesi yoktu. Tetikçi yazarların algı operasyonu, kanallar arası derin uçurumlar, gerçeğin sorgulanmasını örtemedi. İftiralar sahibine döndü ve dönerken de şu güzel kelimeyi kullandı adeta; ‘gerçeklerin çok güzel bir huyu vardır er ya da geç ortaya çıkarlar’
 
Masum görüntülerin aksine, şaha kalkan bir eda ile luğatımıza yabancı olan, ve her kullanıldığında ‘tövbe’ dedirten  bir ‘beddua’ şaha kalktı. Etkileyenleri sadece kendi mecrasında olan, kendilerine göre kutsallaştırılmış, karşıtları için se büyük bir malzeme haline getirilen, çırpınışlarına kurtarıcı olacak bir şahlanış…
 
Çocukluk yıllardan kalma iki tane ‘saddam’ var söylemine o kadar çok benzeyen, kilometrelerce öteden, teknolojiye ayak uyduran klasizm kurallarını yıkan yeni bir imam, ve bu imam hiç kimseye benzemeden milyonları uzun bir süre kendi algısı etrafında sistematik bir şekle sokmaya çalışan modern bir imam…modernitenin  cami dışına taşmış olan hali ise korumalı şatoların sadece bir odasında kendi dünyasında kimseye müdahaleyi kabul etmeyen bir imam! Çocukluk yıllarımdan kalan iki tane Saddam var  gerçek Saddam öldü söylemine benzeyen tarihi bir süreç… fakat beddua niteliği sokak dilinin kaldıramayacağı ağırlıkta, bir din adamına yakışamayacak büyük kelimeler barındırırken larc cümleler kuranların sol zihniyetin, sağ kesimin vicdanına empoze edemeyecek benzerliği de cabası. Aslında  zıt kutuplu denilen chp- cemaat kardeşliği, bazılarının imkansız algısını yıkacak güçte ve birbirlerine daha çok uyum sağlayacak ruhi sempatiler beslemekte…
 
Bu birlikteliği günler ötesinden sezinleyen Başbakan’ın ‘ey hoca ülkene dön’ demesi de bu analizn gücünü ortaya çıkarmakta. Kilometrelerce öteden , kurgularla halka kendilerini sunması imkansızdı, çünkü halk hocanın kilometrelerce ötede olmasını dahi anlamamış, mantıklı bir açıklama bulamamıştı. Orada bulunma sebebi sadece sağlık dedirten söylemler, ya da Amerika’nın nem kokan puslu havasının  sıhhate iyi geldiği gerçeği halen ispatlanamamıştı. İspatlanamayanlar kocaman bir yığınak gibi dururken, kendilerinden büyük kelime kullanmaksa sanırım sonun başlangıcı olacaktı.
 
MHP’nin CHP’ye kayması,CHP’nin Cemaate kayması ve sonuç olarak ta Ak Parti’nin hepsine cevabı bos bırakılan yere oturacak  güzel kelimeler  barındırıyordu. Gecenin yarısında Samanyolu’nun seçim takibini bırakması, yıllar öncesinden başlattıkları savaşın bir buçuk saatte sonlanmasını göstermeyecekti. Bu  vakitten sonra güvensizliği empoze etmeye çalışan, Başbakan’ın hatalarını arayan yeni bir sistem hortlayacaktı. Yarın   yeni bir güne merhaba diyenlerin ak partinin başarısını kocaman bir hırsızlık olarak gösterecek büyük bir savaş başlayacak, kaçanların sonrasında yeni tetikçilerin görevi devralması da başlatılan savaşın aslında ülke sınırları içerisinde başlamadığını gösterecektir. Sığınma talepleri ve her  hâlükârda  hiçbir şekilde size vermeyiz diplomasisi sadece teknolojik imam için  devreye girecekti.
 
Dışarıda kocaman sesler yükselirken, bir yerlerde de kaybedenler isyan arayışını körüklerken mahlası farklı olan yeşil ceketlerin ceplerine emanet söylemler bırakan tiplerin korkma titre söylemleri kendilerine dönecekti.
 
Bütün kuramları yıllar öncesinde kendi söylemiyle kendisine ve yaverlerine anlatamayan teknolojik imam sonsuz nur kitabında şu ifadeleri kullanmıştı ‘Davaya sahip çıkamayanlar harman yerinde yanık buğday taneleri gibi rüzgara kapılıp gitmeye mahkumdur ve davasını da başkaları devam ettirir’ ifadeleri bu günleri çok güzel anlatmaktadır. Cemaat ’in Ak Parti ile birlikte şaha kalktığını  inkar ederler mi bilemem, ama büyüyen bir yapının vefasızlığını da, ihanetini de çok iyi görmüş oldum.Daha  fazlasını isteme, vermezlerse alın söylemi Hristiyan zihniyetinin İncil’de yer edindiği motifi bize hatırlatsa da, okyanus ötesinde hocaların hocasının  da olduğunu ispatlamış olmadı mı, meğer kuran dili ile bozulan kitaplar aynı mahzende  toplanmış da haberimiz yokmuş…
 
Kendi fetvalarını  kendileri çıkaran, ülke söz konusu ise bir kişi gözden çıkarılmış uslubu bir adım sonrasında ki, Türkiye’nin siyasi güvenilirliğine tecavüzler,yolsuzluk içinde olan bir ülke algısı,kasetler, montajlar,tapeler başlatılmış olan süreci güçlendirecekti. Ülke içinde tabanı  sosyal medyayı kullanan  kişilerin büyük bir ağ oluşturma gayretleri, kişi başına beş adet Twit hesap açma girişimleri, büyük bir kesimin sandıkta sönen haliydi, yani balon sandıkta patladı…
 
Tetikçi olan  ve bir zamanları cemaat sohbetlerinde geçen, Taraf cenahı ise Araf’ta mı kalalım? yoksa vefamızı mı ödeyelim sorularına cevabı, kendilerini ve mensubu bulunduklarını CHP’nin tepsisine taşımakla buldular. Mensubu olanların almış oldukları kararlar, tabana yabancı olduğu için, tavan’ın kuş dili bilmesi, tabanın da yapma dillerin kalıcı olmadığı kara düzeni, çırpınışlarının son deminde Fazıl Say’ın bir duble viski koy ve Samanyolu’nu seyret açıklamasında kimin kimlere hizmetkar olduğunu ne yazık ki göstermiş oldu.
 
Memleket meselelerinin mahremiyetini dışa vurumlarla başka ülkelerin toplantı salonlarına taşıyanlar ne kadar vatansever olabilir sorusuna verilecek cevap  sabah saatlerinde belli olacaktır. Ben  netlik kazanmasa da yüzde 45 altında gelebilecek bütün sonuçları hezimet olarak kabul ediyorum.
 
Bu vakitten sonra kendi gerçeklerini kabullendirmek adına uğraşanlar, ülke menfaatlerini ne kadar savunabilirler merak ediyorum. Ortadoğu’nun lideri olan bir başbakana sahip olmak, arap dünyasının gönlüne taht kurduğu bir başbakana sahip olmak mı bizler için anlamlı? Yoksa başkalarının uşağı haline gelenlerin mensubu bulunduğu kişilerin bu saydığım ülkelerde söz hakkı elde etmesi mi daha anlamlı. Suriye meselesinde, İsrail meselesinde, mavi Marmara da savunuculuk yapanlar, işid askerlerinin Kendi Allah’ı dediği katil Esed’e hizmetlerini mi taktir edecekler yoksa esma, furkana mı ağlayacaklar çok merak ediyorum. Evet cemaat 35 yılın mahsulü olarak kocaman bir hüsranla halkın teveccühünü kaybedip gerçek yüzlerini ortaya çıkarmış oldu ve başbakan sadece ulusalcıları, ergene koncuları, devlet içinde devlet olan büyük ağabeyleri de  halkın vicdanına bıraktı. Demokrasi yok diyorsanız, başbakan bir diktatör demeye devam ediyorsanız sizi sandığa gömenin halkın oyları mı, yoksa  sizi diri diri yaktıran hitler benzetmeniz mi olduğunu iyi düşünün.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
FIRKA TAASSUBU 3 yıl önce

Türkiye de eskimez devletimiz Osman-ı Âliye nin son zamanlarında fırka hareketleri ortaya çıkalıdan beri, bu ülke, bu millet 2 adım ileri giderken 3 adım geriye gitti, sonunda dinimizce yasaklanmasına ve hadislerde de Peygamber Efendimizin uyarılarına rağmen Müslümanlar parti-pırtı ve şimdi medya dedikleri eskiden de tefrikacılık ( ayırım-cı-lık yapma, parçalara ayırma, parçalama, bölme ) hastalığı yüzünden, bilmem artık bu bizim insanlarımız şu anda kaç fırkaya ayrılmıştır, İslâmın kadim düşmanları yahudi ve hıristiyanların asırlar boyunca yapamadığını şu 150 yıllık zaman diliminde ya ne hale geldik. İnşaallah Fırka-i Naciye ( ehl-i sünnet ve-l cemaat, yani Peygamber Efendimiz ve ashab-ı güzin-i yar, tabiin ve teb'a-i tabiin yolu ) nin içindeyizdir, yoksa kurtuluşumuz ahirette Cehennem çukurlarından bir çukur olduktan sonra Allah'ın takdirine ve Peygamber Efendimizin ve diğer şefaatçilerin şefaatine kalmış. Hoş, bu halin asıl sebepçisi tabii ki misyoner ve mason bozuntusu Yahudiler.

Avatar
soysal 3 yıl önce

muhteşem bir yazı

Avatar
ORTAK AKIL 3 yıl önce

Yorumunuz
MHP SOL A KAYDI.... CHP SAĞ A KAYDI... CEMAAT İKİSİNE KAYDI.... AK PARTİ ÜÇÜNE DE..............