Parelel Diyanet!

Erdi KARADENİZ/ DİNİHABERLER.COM

“Bir hayat ki hayata kurmuş pusu” ne güzel demiş üstad, ne güzel görmüş bu günleri. Birileri “ocaklarına ateş düşsün” diyeli içime bir ateş düştü. İmam hatip lisesi dönemlerimde kasetlerinden asrı saadet tablolarını dinlediğim ışık saçan simanın beddularla nasıl karardığını görünce anladım ki öfkenin ateşi önce simaya vururmuş. İçimden silindi gitti onca yılın derin tesirleri. Bed bakışlar, bed sözler içimdeki ateşi büyüttü de büyüttü.

Aslında sabredecektim. Susacaktım. Her seferinde aklıma İslam tarihindeki ihtilaflar cedelleşmeler geliyordu. Bu Müslümanlar neden böyle diyordum. Derler ya tarih tekerrürden ibaret,bile bile; ders anlatan ama ders almayan hocalar beni ateşlere attılar bu milleti ateşlere attılar.

Biz mü’minleri kardeş bilirdik. Kardeşim dedik. Bazıları “bizim kardeşler” derken , kardeşlik adına üzüldük. Ama bizim kardeşler birleşti biraya geldi sosyaliteleri arttı, ekonomik seviyeleri yükseldi. Ulusal, uluslararası organizasyonlara imza attılar. Daha neler neler…

Hala dün gibi hatırlıyorum bir vaazını; seyyar köfteciyi anlatıyordu. İzmir’de Köfte ekmek satarak geçiniyordu. İki katlı evini hizmete vakfetmişti., “Seyyar arabada köfte ekmek satan o adam bana geldi ve dedi ki hocam! Giyecek ayakkabım kalmadı eski ayakkabılarını bana verir misin” gözyaşları içinde anlatılan bu ibretlik tablo bu gün içimi daha çok yakıyor.

O köfteci hayatta mı bilinmez ama kestane pazarındaki tahta kulübe daha iyiydi. O yüzden dünü hatırlayıp hey gidi günler hey! diyordu. Çünkü o günlerde samimiyet vardı. Dua vardı, bereket vardı.

Bu gün referandumlarda iman meselesi deyip cami kapılarına varıncaya kadar çalışma yapanlar, Türkiye Cumhuriyetinin Hükümetini, kurumlarını parelel yöntemlerle kuşatmaya çalışıyorlar.

Çok öncelerden belliydi bu yaman çelişki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi? Türkiye Cemaat Devleti mi?

Diyanet İşleri Başkanlığımızca cami imamlığından mahalle imamlığına geçişin daha işlevsel olacağı dillendirildiğinde böyle şey mi olur diye seslerini yükseltenler Cemaatin mahalle imamlarını bölge imamlarını görmediler bile.

Din hizmetlerinde, kutlu doğumlarda sivil toplum örgütleriyle iş birliği yapılsın söylemlerinin altından yine cemaat çıkıyordu.

Ve ilçenin müftüsüne diyordu ki; bizim desteğimiz olmadan sen başaramazsın, bu kitleleri toplayamazsın! Diyanet teşkilatının güzide imamları onların boy gösterdikleri programların gölgesi altında sandalye taşıyorlardı.

“Hz. Peygambere kurban” söylemleriyle bir koyunun onlarca kişinin parasıyla kesildiği, fıkıh kurallarının altüst edildiği, ama bir kerecik olsun hiç kimsenin ses çıkarmadığı garabete dönüşen kurban ibadeti bizde hoş görü buluyordu.

Sanal umre, Kutsal emanetler, Kutlu doğum, ne varsa maneviyat adına hepsi sponsora bağlanmış Müftülükler maddi sebeplerle program yapamaz hale gelmişler ama kimseden çıt çıkmıyordu.

Ankara’da canhıraş Uğraşan bir Diyanet; Uluslar arası düzeyde vizyon koyan bir Diyanet İşleri Başkanı, uğraşıp didinirken; Bir takım elbiseye, bir gömleğe, bir tabak yemeğe tamah edenler hiç mi hiç dikkat çekmedi .

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imkanlarından faydalanıp karınlarını doyuranların başkalarının kümesine yumurtlaması kimsenin umurunda olmadı.

Cemaat; okutacağı mevlidi bile kendisiyle gönül bağı olan hocalara okuttu kimse rahatsız olmadı.

Artık bundan sonrasında Müftülere Fethullahçı demek yetmez, paralel bir devletin yanında paralel bir Diyanet var.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
parelel diyanet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
soylu 3 yıl önce

Cok doğru Erdi Karradeniz bey bizzat ben böyle bir programda sahit oldum cemaatin sizin dile getirmiş olduguniz sözlere yıl 2012 misan auinin 20 si bu sözleri ilce abisi dile getirdi ve dahada ileri gitti yil 2013 Aralik ayi ise kisiliklerini ortaya doken ve bizlerbuyuzdiyenler olarak tüm Türkiye' onları tanımış oldu Allah'a sukurler olsun selam ve dua ile...