Sözün tamamı aptallara söylenir!

Dünyevîleşmenin, küreselleşmenin, sosyo-kültürel değişimlerin ve çok kültürlülüğün olanca hızıyla yaşandığı günümüzde insanları küstürerek kaybetmeye değil gönüllerini fethetmeye ve kazandırmaya ihtiyaç vardır.
 
Her toplumda bireylerin büyük hatalar yaparak insanlıktan uzaklaşmaları mümkün olmakla birlikte, toplumların bir bütün olarak insanlıktan çıkmaları söz konusu değildir. Zira her toplumda sayıları az da olsa iyi insanlar bulunmuştur. Bunlar insanlık dışı eylemler karşısında sessiz kalmamış, tepkilerini ortaya koymuş ve tavırlarını belirlemişlerdir.
 
Karşısındaki insanı dinlemeden, ne söylediğini anlamadan, kendi kafasındaki mevcut şablona göre bir kanaat oluşturan sonra da hakaretlere başlayan aklı kıt insanlar her dönemde olmuştur. Bu tür fanatikler (sendika/cemaat/ tarikat/ parti/ takım/ ideoloji mensubiyetiyle hareket eden zavallılar) aklı, mantığı, evrensel hukuk ve ahlak ilkelerini bir kenara koyup duygularıyla hareket etmişlerdir.

Maddî ve manevî çıkar hesabı yapan, dünyevî menfaatler elde etmek için evrensel hukuk ve ahlak ilkelerinden taviz veren ve yanlışta ısrar eden ne kadar insan varsa hepsi de bir bir kaybettiler. 

Ancak, aynı kişi maddî ve manevî çıkar hesabıyla bir liderin/ hocanın/ imamın/ şeyhin peşinden gidiyorsa, Allah’ın rızasını hiç hesaba katmıyorsa, peşinden gittiği o şahıs da yanlış üstüne yanlış yapıyorsa, böyle bir kişi hatasını bir türlü anlayamamakta, körü körüne o sahtekârın peşinden gitmeye devam etmekte ve “kötü niyetinin karşılığı olarak” (Kehf, 18/87) da Yüce Allah onu şeytanı ve şeytanlaşmış insanlarla baş başa bırakmaktadır.


 
4 Mahalleli Kasaba
 
Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. 
 
Birinci mahallede Evet ama'lar yaşıyormuş. Evet ama'lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş.
 
İş yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevaplarlarmış. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.
 
İkinci mahallede Yapacağım'lar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Hayatı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş.
 
Üçüncü mahallede yaşayan Keşkeci'lerin, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama, her şey olup bittikten sonra. Keşke'cilerin de başları hep kanarmış, duvarlara vurmaktan !
 
Kasabanın en yeşil, en güzel evlerin olduğu dördüncü mahallesinde ise; İyi ki yaptım'lar otururmuş. 
 
Keşkeci'ler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. 
 
Yapacağım'lar Keşkeci'lerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama, bir türlü fırsat bulamazlarmış. 
 
Evet ama'lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden vs. şikayet ederlermiş. 
 
İyi ki yaptım mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmayışıymış!.

Sonuç olarak, bütün bu örnekler çoğaltılabilir. Ancak sözün tamamı zaten aptallara söylenir. Yazıyı buraya kadar okuyup ne demek istediğimizi anlayanlara bizim bir sözümüz yoktur. Ancak hâlâ aklını kullanmayan ve sağlıklı tefekkür yapmayanların üzerine “maddî ve manevî pisliklerin” yağacağı da bir gerçektir. (Yûnus, 10/100). Dolayısıyla üzerlerindeki bu pislikleri fark etmeden, kendi sefihliklerine bakmadan, karşı tarafın ne dediğini tam olarak anlamadan karar veren ve karalama kampanyaları yürütenler, hem sefih hem şeref yoksunu hem de vesvâsi’l-hannâs’ın ta kendileridir.
 
Selam ve dua ile...
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
İKRA 1 yıl önce

DİNİ SENDİKAYA ALET ETMEYİN. İCRAATLARINIZI ANLATARAK SENDİKACILIK YAPIN. AYRICA SON PARAGRAFTA YAZMIŞ OLDUĞUN YUNUS SURESİNİN 100. AYETİ SENDİKA İLE DEĞİL İMAN İLE İLGİLİDİR.

Avatar
olmuyor 1 yıl önce

ben artık sendikaların bi halt yaptığını sanmıyorum. para yiyici hepsi

Avatar
imam 1 yıl önce

diyanete sendika yakışmıyor...

Avatar
Ahmet Ak 1 yıl önce

13 yıldır yetkili olmasına rağmen Diyanetsen Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personel için ne yaptı? Ek göstergemiz yok,görev tanımımız yok,Görevde Yükselme sınavı açılmıyor,hizmetlinin kurumda hiçbir itibarı yok.Diyanet teşkilatında görev yapan Hizmetli arkadaşlara sesleniyorum. Bizlere faydası olmayan bu sendikadan istifa edelim,bizlere hizmet etmeyen bu sendikayı artık desteklemeyelim.

Avatar
Erzurumlu 1 yıl önce

Zaman bir ve beraber olma zamanı, bence de diyanete sendika yakışmıyor.Üst tabakadaki godoşlar bizim paralarımızle devran sürüyor.Sendikacılık diyanete tefrikadan başka bir şey getirmedi.Diyanet-sen üyesi değilim ama görüyorum ki bu sendikadan başka Diyaneti ve diyanet çalışanlarının hakkını hukukunu samimiyyetle savunan başka bir sandikada yok.Yeniden diriliş için ya bir ve beraber olalım ya da yok olalım.Bizler birbirimize düşersek meydan,vatan ve millet düşmanı hainlere kalır

Avatar
birisi 1 yıl önce

diyanet camiasına bir nefer olarak hizmete başkladım.daha yeniyim kimseyi bilmezsin.birileri geldi seni bizim sendikaya üye yapalım dedi.biz şöyle yaparız böyle uçarız dediler sendikaya kayıt yaptılar.aradan yıllar geçtii laf laf laf.derken takdiri ilahi bir kaza yaptım hayati tehlike ,yoğun bakım v.s halen tedavi devam ediyor.bir yıl olmasına az kaldı.bizim sendika ne yapsa iyi?LAF LAF eger ölseydin yardım ederdik ama ölmedin dediler.daha evime ziyarete bile gelmediler.hala telefonda varmı yapacağımız diyorlar.pişkinliğn bu kadarı pes doğrusu....ey sendikam sen ne zaman yardımdı olacaksın