Ülke gündemi ve diyanet
Ülkemizde son günlerde gelişen olaylar milletçe hepimizi üzmüştür. Sevgi ve barış
dini olan İslamiyet'in şiddete hatta vahşete alet edilmiş olması, rahmet ve mağfireti sonsuz
Yüce Allah'ın isminin bir terör örgütü tarafından kendilerine ad olarak yakıştırılması bu
üzüntüyü daha da artırmıştır.
Kuruluşunun 76. Yılını idrak ettiğimiz Diyanet İşleri Başkanlığı, yüce dinimiz İslâmiyetin
sevgi, barış ve esenlik dini olduğunu her fırsatta halkımıza anlatmış böyle bir dinin şiddet ve
terörle bir arada bulunamayacağını, maksadı ne olursa olsun bu tür faaliyetlerin her
türlüsünü şiddetle reddettiğini ifade etmiştir ve etmeye de devam edecektir.
Başkanlığımız, toplumu din konusunda aydınlatmakla görevli Anayasal bir kuruluştur.
Kurulduğu günden bugüne, Anayasa'da belirtilen ilkeler doğrultusunda milletçe dayanışma
ve bütünleşmeyi amaç edinerek, her türlü siyasî görüş ve düşüncenin dışında kalarak,
dinimizin birlik ve beraberlik, fedakarlık ve yardımlaşma gibi yüce prensiplerini halkımıza
benimsetmeyi, İslam'ın güzel ahlâk sistemi içinde vatandaşlarımızın mutlu olmalarını, dinî
ve millî sorumluluk duygusu içinde çalışmalarını, insanî ve manevî değerlere, millî ülkülere
bağlılıklarını sağlamayı hedef almış ve imkanları ölçüsünde de etkin ve yaygın bir şekilde bu
hizmetleri yerine getirme gayreti içerisinde olmuştur.
Camilerde yapılan vaazlarla, Cuma günleri okunan hutbelerle, düzenlenen konferans, panel
ve sempozyumlarla, süreli, sesli, görüntülü ve basılı yayınlarıyla, yaptığı basın toplantısı ve
basın açıklamalarıyla toplumu sürekli olarak dinimizin aslî kaynaklarından aydınlatma
çabası gütmüştür. Toplumun her kesimine ulaşarak doğru dinin öğretilmesini hedef
edinmiştir. Hal böyle iken, son günlerde bazı köşe yazarlarının, tek bir sebebe dayalı olarak izah edilmesi mümkün olmayan olumsuz birtakım sosyal olayların ortaya çıkışını sadece,
toplumumuzun güven ve itibarına mazhar olmuş Diyanet İşleri Başkanlığı ile
ilişkilendirmeye çalışmaları büyük bir talihsizliktir. ÒDiyanet İşleri Başkanlığı aslî görevini
yapmamıştırÓ tarzındaki değerlendirmeler belli bir maksada matuf çabalar ise o takdirde
milletimize ve bu güzide kuruluşumuza yapılmış büyük haksızlıktır ve hatadır. Zira Diyanet
İşleri Başkanlığına bu suçlamaları yöneltenlerin, dinimizi bizzat Peygamberimizden
öğrenme bahtiyarlığına erişmiş ve İslam toplumuna halife olmuş Hz. Osman (r.a.) ve Hz. Ali
(r.a.)'yi göz kırpmadan şehit edebilecek şiddet ve terör yanlısı Haricî oluşumların
sebeplerini nasıl izah edeceklerdir. Yoksa bu oluşumun ortaya çıkışını da Hz. Osman (r.a.)
ve Hz. Ali (r.a.)'nin dini tam olarak anlatmadıkları gibi haksız bir nedene mi
bağlayacaklardır. Bu ne kadar mümkün değilse, ülkemizde üzerine düşen görevi yerine
getirmek için her şartta, canla başla çalışan, bu uğurda terör örgütlerine ve vahşet
gruplarına birçok görevlisini şehit vermiş olan Diyanet İşleri Başkanlığımızı da suçlamak o
kadar mümkün değildir.
Ülkemiz kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı, demokratik, laik bir hukuk devletidir. Diyanet
İşleri Başkanlığı aydınlatma görevini yerine getirirken, kendisine tanınan imkanlar
nispetinde dinin aslî kaynaklarından dinimizin emir ve tavsiyelerini dile getirmekte,
uygulamayı ise vatandaşlarımızın vicdanlarına bırakmaktadır. Aydınlatma görevini mevcut
halden daha ileri boyutlarda gerçekleştirebilmesi için de 1979 yılından bu yana "Teşkilat
Kanunu''nun modernleştirilmesi, ayrıca kendisine bir televizyon kanalı tahsis edilmesi gibi
talepleri vardır. Bunlar da henüz gerçekleşmiş değildir. Söz konusu çabalar ortada iken ve
bugün içerisinde bulunduğumuz şartlar altında, toplumun din konusunda aydınlatılması
yolunda bir dizi yeni tedbirlerin alınması gerektiği ve Diyanet İşleri Başkanlığının daha da
güçlendirilmesinin lüzumu ortada iken; düne kadar bu teşkilatın varlığını tartışmaya
açanların, bugün kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar karşısında da Diyanet İşleri
Başkanlığını hedef gösterme çabası içerisine girmelerini yadırgadığımızı ve anlamsız
bulduğumuzu ifade etmek istiyoruz.
Bugün yapılması gereken, asılsız ve kısır tartışmalar üretmek değil, millî birlik ve
beraberliğimizin pekiştirilmesine yönelik yeni projeler üretmektir. Bu çerçevede,
toplumumuzun din istismarından uzak tutulmasının ve dinî duyguların siyasete ve ticarete
alet edilmekten kurtarılmasının tek yolu, toplumu din konusunda aslî kaynaklarından
aydınlatmakla görevli Diyanet İşleri Başkanlığının daha da güçlendirilmesidir.
 
Anahtar Kelimeler:
ülke gündemi diyanet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.