Faran dağlarında açan çiçek

İslam güneşinin dik ışınlarının ilk değdiği şehir Kur’an’ın diliyle Ümmül Kura (şehirlerin annesi) olan Mekke’dir. Işık karanlığı yok etmek için gelir. Işık zayıflayınca gölgeler ortaya çıkar. Gölge ışığın gelmediği tarafta kendine yer bulur. Işık olmayınca, güneş batınca karanlıklar ortaya çıkar. Işığa en fazla ihtiyaç duyulan yer karanlığın en koyu olduğu yerlerdir. Bu yönüyle Ümmül kura çevresindeki putçuluğun adeta bir üssü konumundaydı. İslam güneşi Faran dağlarına vurduğu dönemde Mekkeli cahiliye insanın kafası zamanı doğru göstermeyen fakat tıkır tıkır çalışan bir saat gibiydi. Kurulu sistem işlediği için birçok kişi sorgulama ihtiyacı dahi duymadan adetlere uyuyordu.

Mekke’deki ahlaki ve kültürel dokuyu hatırladığımızda insanın kendi cinsinden bir insanı hem de ciğerini canlı olarak toprağa gömecek kadar vahşi ve sapkın bir konuma geldiğini görmekteyiz. İşin daha da ilginç olan tarafı ise bu uygulamanın zaman içerisinde bir örf haline gelmesidir. Cahiliye mantığı adeta örümceğin ağını örmesi gibi kendi örfünü üretmiştir. Örümceğin ağı dışardan bakınca geometrik ve simetrik gözükmektedir. Dokunulduğunda ise bir köpük gibi ne kadar zayıf temellerin üzerine oturtulduğu görülmektedir.
Cahiliye örf ve adet üretirken bunların uygulanması için sebepler de üretmiştir. Mesela kız çocuklarının diri olarak babaları tarafından gömülmesinin birçok sebebi vardı. Daha doğrusu üretilmiş sebepler vardı. Bunlardan sadece Tefecilik ve faizin sebep olduğu durumu örnek vermek istiyorum. O dönemde faizin, ticaret(alış-veriş) gibi görüldüğünü Kur’an’ı Kerim bizlere haber vermektedir. Hâlbuki ‘‘Allah alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır.’’ Belli bir süre için şahıslara faizli olarak borç alıp veriliyordu. Borç veren kişi, zamanı dolunca borçlusunun yanına gelir: ‘‘- Borcunu ödeyebilecek misin, yoksa borcunu katlayayım mı?’’ derdi. Borcunu ödeyemeyecek durumdaki kişinin borcu katlandığı için ödeme imkânı da ortadan kalkardı. Kur’an’ı kerim ‘‘… kat kat faiz yemeyin diyerek’’ bu duruma dikkat çekmiştir. Faizcilik ve tefecilikten dolayı Mekke’de borçlarını ödeyemeyecek duruma düşenlerin kızlarına el konulur ve kurulu sistemdeki evlere teslim edilerek borçları haczetme yoluna gidilirdi. Bu duruma düşmemek için faiz alan bazı kişiler daha çocukken kız çocuklarını katletme yoluna gidiyorlardı. Babaları faiz bataklığına gömüldükçe masum kız çocukları diri olarak toprağa gömülmüştür.

Sebep üretirken daha doğrusu mantıksız davranışlarına akli izahlar üretirken bunu putçulukta da açık bir şekilde görmekteyiz. Putlar bizi Allah’a ulaştırmaktadırlar ve bunlar sadece Allah’la aranmazda aracılardır demişlerdir. Puta tapan cahiliye kafası şöyle düşünmez: ‘‘Biz Allaha inanmıyoruz ve Allaha tapmıyoruz onun yerine putlara tapıyoruz’’ demiyorlardı. Putları Allah’la aralarında aracı olarak görüyorlardı. O gün puta tapanların aslında cahiliye toplumu tarafından dindar olarak kabul edildiğini söylemek yanlış olmaz. Allah’tan fersah fersah uzaklaşırken yaptıkları amellerden dolayı zihinlerindeki kurgu Allah’a yaklaşmaktı. Allah’a ulaşmak ve yaklaşmak mantığıyla yaptıkları amel onları Allah’ın affetmeyeceği tek günah olan şirk bataklığına götürmüştür. O günkü cahiliye insanının kız çocuklarını gömmelerinin kendilerince bir gerekçesi olduğu gibi puta tapmalarının da kendilerince bir izahı vardır. Kabe’yi çıplak tavaf etmelerinin de …

Zaman, zemin ve obje önemli değil, hangi çağda ilahi referanslara muhalif bir uygulama olursa bu adet cahiliye kapsamına girer.

Zaman, zemin ve objenin farklılaşmasının ‘‘kıymeti harbiyesi’’ yoktur. Cahiliye düşüncesinin gerekçeleri boşa kürek çekmesini engelleyemeyecektir. İslam örümcek ağına değil, sapasağlam ipe yapışmayı emretmektedir. Kula değil, Allah’a kulluğa çağırmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.