Manavgat Biniciler Camii'nde Kutlu Doğum
 
Manavgat Müftülüğü, Biniciler Camii tarafından düzenlenen Geleneksel Kutlu Doğum programı kapsamında Antalya İl Müftü Yardımcısı İbrahim Keser’in  katıldığı; Hz Peygamber ve Birlikte yaşam ahlakı” konulu konferans düzenlendi.
Programın açılış konuşmasını Biniciler Camii İmam Hatibi Aytekin Ekinci tarafından yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hazırlanan sinevizyon gösteriminden sonra konuşmasını yapan Keser “İslam coğrafyasına bakıyorsunuz hep kan, hep gözyaşı, hep savaş. İslam dini barış dini, barışı ön planda tutan bir din. İslam coğrafyasında yapılan yanlışlar İslam dinine mal edilemez”
 
Dünyada İslamifobi diye bir şey oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Antalya Müftü Yardımcısı İbrahim Keser; “Biz bunun önüne geçmek için, dünyada ki yanlış algılamaların önüne geçmek için bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız ” Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı”  temasının altında “Kutlu Doğum Haftası ” etkinlikleri düzenliyoruz” diye konuştu.
 
İnsanların birlikte yaşamaya birlikte yaşarken karşılıklı saygıya, sevgiye ve merhamete ihtiyaçları vardır. Aynı sokağı, aynı camiyi, aynı okulu paylaşan insanlar. Burada bir birlerinin hak hukuklarına riayet ederek kavga etmeden, tartışmadan insanca insani değerleri ön plana çıkartarak yaşamalarını temin amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığımızın belirlediği ” Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” konusu ön plana çıkarıldı.
 
Bizim memleketimizde de Antalya, Manavgat ölçeğinde de yabancılar var. Yahudi’ler, belki Hıristiyan’lardan mal mülk edinenler var. Bizi ziyarete gelen turistler var. Biz bunlarla da birlikte yaşamak zorundayız. Bilindiği gibi Osmanlı döneminde Fatih İstanbul’u fetih ettikten sonra bir ferman yayınlıyor. Diyor ki; “Gayri Müslümler, Hıristiyanlar dinlerinde serbesttirler. Daha önce ibadetlerini nasıl yapıyorsa yine aynı şekilde ibadetlerini yapmaya özgürce devam edecekler. Din adamlarına, kiliselerine, ibadethanelerine dokunulmayacak. Onların her türlü hak ve özgürlükleri bizim teminatımız altındadır.” Onlardan belirli bir vergi alınır ve belirli bir hayat hakkı tanınır. Onların imtiyazları vardır askere alınmazlar. Ticaret yapabilirler. Örf adetlerini sürdürebilirler. Onlara hiç bir zaman zulüm edilmemiştir. Fatih bunu gerçekleştirmiş bunu nereden almış? Peygamber efendimizin Medine sözleşmesinden almış. Hz. Peygamber Mekke’den Medine’ye göç edince orada Yahudiler yaşıyor, Hıristiyanlara bazı haklar tanınıyor. Tabi onlarla birlikte yaşayacaklar Medine-i  Münevere’yi beraber paylaşacaklar bu insanları yok etmek mümkün değil. İslam’ın öyle bir derdi de yok. Onları öldürelim ortadan kaldıralım. İslam’da savaş en son çaredir. İşte Fatih fermanında ki maddeler dizelerini aynen Peygamberimizin sözleşmesinden, Medine Vesikasından almış. Peygamberimiz de Medine’ye ilk geldiğinde yabancıların kiliselerine, havralarına dokunmamız. Onları serbest bırakmış, ticaret yapmalarına izin vermiş. Onlarla barış içerisinde yaşamışlar. Ta ki anlaşmayı Yahudiler bozuncaya kadar bu böyle devam etmiş. Ama Müslümanlar tarafından hiç bir zaman o anlaşma ve sözleşme hiç bir zaman ihlal edilmemiş. Çok uzağa gitmeden 150 yıl öncesine baktığımızda Osmanlı idaresinde Yahudi’si, Hıristiyan’ı, Ermeni’si, Rus’tan bir kısmı, Süryani, Şii’leri hepsi Osmanlı devleti altında yaşamış ve 600 sene Osmanlı bunları barış ve huzur içerisinde yaşatmış. Ama son 150 yıldan buyana sömürgeci güçler bu coğrafyaya el atmışlar. Ve dünyada bu sömürge devletlerin olduğu yerde kan ve gözyaşı başlamış ve hala devam ediyor. İşte bunları ortadan kaldırmak insanlarda birlikte yaşama şuuru oluşturmak farklılıklara rağmen. Tüm bunları bir tarafa bırakarak insan olma erdemi içerisinde “Yaradılanı sevmek Yaradan’dan ötürü” Yunus Emre’nin tabiri ile farkındalık oluşturmak. İnsanlar ile farklılıkları ile bir birlikte yaşama adına bu tür programları düzenliyoruz" dedi. 
 
 
 
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.