Uzman İmam Yavuzyiğit; '' Aşure gibi cem olalım''
Ayet ve hadisler ışığında konuyu işleyen Emin YAVUZYİĞİT  hocamız AŞURE AŞI ile ilgili özetle şunları anlattı;          
        
AŞURA dağıtılması, cemaatin kaynaşmasına birlik ve beraberliğin pekiştirilmesine  vesile olunmasının amaçlandığını söyledi. Daha önceki yıllarda AŞURE dağıtımında kardeşliğin pekiştirilmesinde cemaatten ciddi mana da olumlu tepkiler alınmış olduğunu söyledi. Bu güzelliğin tüm camilerde olması gerektiğini daha önceki yıllarda dağıtılan aşure esnasında cemaatin dile getirildiğini söyledi.   Bu güzellik AŞURE içinde ki birbirine benzemeyen farklı maddelerin bir araya gelip muhteşem bir tatlı oluşturduğu gibi insanlar da aşure misali farklılıklara takılmadan ortak özelliklerini ortaya çıkararak aşure gibi cem olmaya, tat olmaya, kardeş olmaya, bir olmaya çalışmalıdır. Aşure içinde ki maddeler gibi eriyip tat olmak için insanlığımızı ve kardeşliğimizi ortaya çıkarmamız lazım ki tüm aykırılıklara rağmen bir vücudu oluşturabilelim. Çünkü tek vücut haline gelen toplumları asla kimse yıkamaz ve kimse zarar vermez. Şayet zarar vermeye kalkarsa başarılı olması mümkün değildir'' dedi.
        
Düsturumuz ‘bir olmak, iri olmak, diri olmak’ tır. Hz Nuh (AS)’ın gemisinde olduğu gibi aynı gemide olduğumuzun bilincinde hareket etmeliyiz ki insanlık gemimiz sağ salim limana yanaşsın. Aksi takdirde gemi su alır, iyi kötü ne varsa batmaya mahkum olur. Aşurenin için de ki maddeler, varlığını bozmadan tatlı olabiliyorsa bizde insanlığımızı bozmadan toplum içinde tatlı birer insan olabiliriz. Bu şekilde toplumumuzda birlik ve beraberlik ihdas edilmiş olur. dedi.
            
AŞURA TATLISI
 
Aşûre günü oruç tutmanın faziletine ilişkin sahih hadisler bulunmasına karşılık,  o günde hububat karşımı aş (aşûre) pişirmek, sadaka vermek, mescitleri ziyaret etmek ve kurban kesmek gibi fiiller hakkında sahih habere rastlanmamaktadır. ( Yavuz, Yusuf  Şevki, “Aşûra”, DİA, IV, 25)
 
Müslüman Türklerin dînî halk geleneğinde önemli bir yer tutan aşûre, aynı zamanda Muharremin onuncu günü başlamak üzere, daha sonraki günlerde de özel merasimle pişirilip dağıtılan tatlıya isim olmuş ve sosyal dayanışmaya önemli katkılarda bulunmuştur.
 
Rivayete göre iman edenler sel felaketinden, tufandan kurtulduklarında azıklarını açtılar; buğday, nohut, fasulye, mısır, üzüm, ceviz, şeker vs. yiyecek maddelerinden karıştırarak pişirdiler... Pişirilen aş öyle bereketlenmişti ki, herkes doymuştu. Aradan nice bin yıllar geçmesine rağmen iman edenlerin kurtuluş günü, zaman içinde aşure denilen bir tatlı yaparak anılır ve yaşatılır oldu.
 
Çok eskiden beri devam eden aşûre aşı, Osmanlılar döneminde sarayda da pişirilmiş, “aşûre testisi” adı verilen özel kaplarla da saray dairelerine ve halka birkaç gün süreyle dağıtılmıştır.
      
Muharrem ayı ve aşure günü ve aşure aşı üzerinde ayet ve hadislerle duran YAVUZYİĞİT hoca vaazının sonunda katkı sağlayanlara teşekkür ederek aşure duası ile vaazını sonlandırdı. Cuma çıkışında cemaate uzman imam Emin YAVUZYİĞİT ve müezzin Osman AKDENİZ AŞURE ikramın da bulundular .
      
AŞURE dağıtımında kardeşliğin pekiştirilmesinde cemaatten ciddi mana da olumlu tepkiler alındı. Bu güzelliğin bütün Camilerimizde yapılması ülkemiz adına, milletimiz adına kardeşliğin pekiştirilmesinde önemli katkıları olacağı cemaat arasında konuşuldu.
    
Bizde DİNİ HABERLER olarak Emin YAVUZYİĞİT hocamıza bu güzel çalışmalarından dolayı başarılar diliyoruz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.