Darbeci avına çıkan kahraman imam

15 Temmuz Amerika-İsrail destekli Fethullahçı Terör Örgütü’nün darbe kalkışmasında Diyanet Personelinin tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda Sütçü İmamın düşmana direnmesi gibi direnerek liderlik yaptığı bir çok örnek yaşadık.

Bunlardan biri de Altındağ Müftülüğü’ne bağlı çalışan din görevlisi Ersin Gökmen…

Darbe gecesi Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan saldırının doğrudan şahidi ve müdahillerinden.

İmam Ersin, TRT’de yapılan darbe yanlısı duyuruya rağmen durmaz ve evinden çıkar. Doğruca Altındağ Emniyet Müdürlüğüne gider.

Müdürlüğün önünde toplanan ilk grup içerisindedir. O esnada Emniyet Müdürlüğü’nün darbecilerce kuşatıldığını ve bombalandığını duyar. Hep birlikte polislere yardımcı olmak için hareket ederler.

Kendi anlatımıyla;

“Köprü üzerinde askerler vardı. Kendilerine yaklaşmaya başlayınca önce havaya sonra ayaklarımıza sıktı. Biz aşağıdan “Vatandaşa nasıl silah çekersiniz” diye  bağırdık.



Hep birlikte halk tankın yanına gittik.

Askerler silahları doğrultmuş, “Biz emir kuluyuz, komutan emir verdi, gidemeyiz. Derhal bulunduğunuz yeri terkedin” dedi.

Biz de “Bizde başkomutandan emir aldık. Annen baban seni millete namlu doğrultsun, diye mi seni gönderdi. Çıkar o elbiseni seni emniyete teslim edeceğiz” dedik.

O sırada bir asker namluyu grubun önünde ve sözcülüğünü yapan İmam Ersin’e doğrulttu. Askerin namlusunu imam Ersin elinin tersiyle itince silahtan çıkan mermi imamın yanındaki vatandaşın bacağına isabet etti. O vatandaş yere kıvranmaya başlar.

“Kararlı bir şekilde askerin üzerine hep birlikte yürüyünce birinci tankı bırakıp askerler ikinci tanka gerilemeye başladı.
O sırada ben bizzat halkı galeyana getirdim.

Halk bana “Dur seni vuracaklar” dediyse de göğsümü açtım.

“Vur vuracaksan” dedim.

O esnada askerlerden birileri ağlayıp bizden yana geçti. Sonra biz hep birlikte hücum edince askerler ikinci tanka bindiği gibi oradan uzaklaştılar.

Biz tankları ele geçirmek için uğraşırken Emniyetteki polislerin dışarı çıkamadığını gördük. Emniyete namlusu çevrilmiş tankları bir bir ele geçirdik. Bizim müdahalemizi gören polisler bir bir dışarı çıkmaya başladı. Bizim boynumuza ağlayarak sarıldılar. “Allah razı olsun sizden siz gelmeseniz burada biz ölmüştük” sözleri herkesi duygulandırdı.

Polislerin o mazlum ve halkın yanında duran hali bizde devletin işgal edildiği duygusunu depreştirdi. Gözümüzde ne aile ne çocuk ne sakat kalmak ne ölmek hiçbir şey yoktu.

Vatan kurtarmaktan başka bir şey yoktu aklımızda…

Emniyetin arkasında park yerinde tanklar olduğunu söyleyen polislerle birlikte o tankların yanına gittik.

Biz oraya gittiğimizde orada şehit polisleri ve kan gölüne dönmüş yeri görünce iyice çıldırdık.

Birkaç tankı çevreledik. Biri içerden bize ateş etti.

Polisle geri çekildik. Çekilme dediysem can havliyle kendimizi yere attık. Tanktan düşerken bacağımı incittim, ama bacaktan falan haberimiz yoktu.

Polise “ya şu adamı vur ya ver silahı ben vuracağım bu hainleri” dedim.

Polis bu tepkim üzerine tankın içindeki askere ateş açtı. Kulağından yaralanan asker pabucun pahalı olduğunu anlayınca teslim oldu.

İçerdeki diğer iki asker de teslim oldu.

Halka ateş açıyorlardı.

Biz mücadele ederken halk daha da arttı. Halkın kararlılığını gören darbeciler ağır ağır geri çekilmeye başladı. Kaçamayanlarda teslim oldu. Polisler halkın elinden zor aldı askerleri.

Diğer bir tank bizi göre göre araçları eze eze geri gidip kaçmak istedi.

Ezilmekten zor kurtulduk.

Karşılıklı mücadelemiz gece 24.00’da başladı sabah 06.00’ya kadar devam etti. Emniyet’i askerlerden temizledikten sonra Genelkurmay’da askerlerin baskını haberi geldi, hep birlikte oraya yöneldik.

Gittik.

Bir asker “yaklaşmayın” deyip doğrudan halka nişan aldı. Yanımızda bir sivil omzundan vuruldu yere yığıldı.
Bir helikopter bize ateş açmaya başladı.

Meclise kaçtık.

Tekrar toparlanıp Genelkurmaya yürüdük. Saat 09.00 gibi Genelkurmay’dan da gelen Özel Harekatçı Polislerle birlikte darbecileri püskürttük.

Ortalığın sakinleştiği, darbenin püskürtüldüğü haberlerini alınca eve döndük.

Tek bir şey vardı aklımızda tüm gece boyu. Memleketi işgalcilere teslim etmemek ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Menderes gibi kurban etmemek.

Hele daha önce duyduğumuz darbe ve sonuçlarını düşündükçe çocuklarımızın geleceği için daha bir ileri atılıyorduk.
Ya ölecek ya darbecileri geri püskürtecektik. Başka yol yoktu.”













 

Kaynak: Dinihaberler.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imam 5 ay önce

MaşAllah imanın gücü

Avatar
Hoca 5 ay önce

Allah sizin gibi imanlı nesli başımıza eksik etmesin amin

Avatar
FETO ZEBANİSİ 5 ay önce

Ersin hoca çyı tebrik etmek lazım.Allah razı olsun.acaba kendi bulunduğu Altındağ MÜFTÜLÜĞÜNDE mevcut olan vatan haini imam arkadaşlarını MÜFTÜLÜĞE yada gerekli yerlere bildirmiş mi onuda merak ediyorum.

Avatar
Realist 5 ay önce

Il muftulugunu hak ediyor ha gayret

Avatar
imam 5 ay önce

İnş bizlere haklarını helal ederler kahramanlar

Avatar
Yunus Emre Şimşek 5 ay önce

Vatan sağolsun