10 Ağustos'ta bu millet,  düşmanlarına gereken cevabı verecektir
ÇATI’NIN ADAYI EKMELEDDİN İHSANOĞLU’NDAN İNCİLER!
 
Hepimizin malumu olduğu üzere ülke gündemi, özellikle muhalefetin otuz mart yenilgisinden bu tarafa, Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş bulunmaktadır. Muhalefet tarafından verilen özet mesaj şu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasın da kim olursa olsun!
 
Önce toplumu (bilhassa da Ak Partiyi) bölebilir miyiz düşüncesiyle şimdiki Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün yeniden aday olmasını sağlamak ve Ak Parti de bir çatlak oluşturabilmek için sayın Abdullah Gül’ün faziletlerinden, adil oluşundan, mütevazi ve mülayim oluşundan bahsettiler. Yabancı dil bildiğinden, vizyonu olduğundan dem vurdular. Menkıbeler düzdüler.
 
Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri’de yaptığı bir miting esnasında Abdullah Gül’ü Ak Partinin Cumhur Reisi adayı olarak ilan ettiğinde “olmaz, olamaz, olmamalı! Eşi başörtülü bir kişi köşke çıkamaz!” diye canhıraş bir şekilde itirazlarını unutarak bu gün Abdullah Gül’e övgüler düzdüler ki acaba tahrik eder, adaylığını koydurtabilir ve başbakanın adaylığının ve seçilmesinin önüne geçebilir miyiz diye. Ama olmadı. Bütün çabaları boşa gitti ve başbakan reisicumhur’luk adaylığını kamuoyuna açıkladı. Hem de öyle bir aday gösteriliş ki, üç yüz on bir milletvekilinin tamamının imzası ile…
 
Kim ne yaparsa yapsın bu millet, “Savunan Adam’ı” sevmişti, sevgisinde sadakatini ortaya koymuştu. “Uzun Adam’ı” da seviyor. Allah-ü a’lem sevmeye de devam edecek. Birileri istemese de… kahrından çatlasa da…
 
Kendi zihin dünyalarındaki paranoyaları öyle bir tavan yapmış ki; geçmişte yeniçerilerin “İstemezüüük!” marşı gibi bu günkü muhalefet de “Recep Tayyip Erdoğan’ı istemezüüük!” diye nakarat tutturmuş gidiyorlar…
 
Recep Tayyip Erdoğan nefreti niçin bu denli belleğinizde yer etti diye lisan-ı halle soruyorum ve adil bir şekilde cevap vermeye, bulmaya çalışıyorum. Ama heyhat… makul ve meşru bir cevabı yok bu sorunun.
 
Emperyalist, hedonist hegomonyacılara zihnen yenilmişliği kabul eden, aşağılık kompleksi içinde olan, ben bilmem efendim bilir zihniyetinde olanlar için sanıyorum makul ve meşru (!) bir hatta birden fazla cevap vardır verilebilecek. Bu cevaplar muhtemelen şunlar olabilir:
 
1- Tanzimattan bu tarafa var olan, 1. Dünya ve 2. Dünya savaşı ile son şeklini alan sömürge düzenini ve alışılmış kölelik ruhunu yok etmeye çalışıyorsun.
 
2- İMF gibi bir sömürgecilik sistemiyle olan borç ilişkisini bitiriyor ve milli gelirin büyük bir bölümünün dünya sömürgecilerine, faiz lobisine faiz olarak gitmesini engelliyorsun.
 
3- Dünya hava trafiğine ortak olmaya kalkıyor, sömürgecilerin kasasına gidecek milyonlarca dolara veya avroya mani oluyor ve üçüncü hava limanını yapmaya kalkıyorsun.
 
4- Otoyollar, duble ve bölünmüş yollar yapılıyor, ülkenin her köşesine ulaşım kolaylaşıyor, gündemden düşmüş ve yüzyıl önceki hali üzere terk edilmiş demir yollarını yeniden imara kalkışıyor, ülkeyi yüksek hızlı trenle tanıştırıyorsun. Hava yollarını zenginlerin tekelinden çıkarıp halkın yolu haline getiriyorsun.
 
5- Üçüncü köprüyü, deniz altından tüp geçidi, metroyu, raylı sistemi yaygınlaştırıp ülkenin ve şehirlerin ulaşım sorunlarını yok etmeye çalışıyorsun.
 
6- Milli sanayi hamlesini başlatıyor; tankını, tüfeğini, denizaltını, gemini, helikopterini kendin üretmeye çalışarak dünya sömürgecilerine ve siyonizmin merkezine akacak paralara engel oluyorsun.
 
7- Düne kadar en sıradan meyve, sebze tohumlarını, hayvan damızlıklarını dışarıdan ithal ederken bu gün kendi ülkende milli imkanlarla üretmeye çalışarak hegemonların Pazar payını azaltıyorsun.
 
8- Vatandaşlar arasında ayrım gözetmiyor, sınıf farkını yok etmeye çalışıyorsun. Etnik unsurları tahrik ederek kavga ettirmemize engel oluyor ve kardeşlik projesinden bahsediyorsun.
 
9- Başörtüsüne özgürlük getiriyor, katsayı zulmünü engelliyor, imam hatiplerin orta kısmını yeniden açıyor, orta öğretime ve liseye din dersleri, Siyer-i Nebi ve Kur’an dersleri koyduruyor ve böylece milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetiştirmeye çalışıyorsun. İla ahir… bu minval üzere suç maddeleri sayılıp çoğaltılabilir…
 
Dolayısıyla muhalefetin (hangi ekolden, itikaddan, siyasi görüşten olursa olsun bir araya gelerek) çatı adayı çıkartması kendilerince vacip olmuştur! Ve vacip olanı da yapmışlardır. Dindarı dindar olmayanı, inananı inanmayanı, sağcısı solcusu, “siyasetin şerrinden Allah’a sığınırız!” diyerek yıllarca insanlara bu minval mesaj verip hakikatte hep siyasetin içinde olanlar dahi bir araya geldiler ve gönül rahatlığı ile çatı aday oluşturdular.
 
Ekmeleddin İhsanoğlu düne kadar Türkiye kamuoyunda ve halk nezdinde bilinmeyen, esamesi olmayan, varlığından dahi haberdar olunmayan bir kişi idi. İİT ile biraz adı duyulmaya başlandı. Fakat orada iken de olumlu imaj oluşturamadı. Geçen yıl yaşadığımız Mısır’daki darbede maalesef darbeci Sisi’nin yanında yer almış ve halkın oylarıyla seçilmiş olan meşru ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin görevden uzaklaştırılıp hapsedilmesine sadece seyirci olmuş hatta Mursi aleyhine beyanlarda bulunmuştu.
 
Cumhurbaşkanı adaylığının kesinleştiği şu günlerde de olumsuzluk halkalarına bir yenisini ekleyerek, “Türkiye, Filistin konusunda tarafsız olmalıdır!” diyerek Müslümanların gönlünde onulmaz bir yara daha açmıştır. Yani diyor ki; “İsrail her gün onlarca Filistinli müslümanı öldürsün, hapsetsin, evlerini başlarına yıksın, gençlerini tutsak etsin, kadınlarının iffetlerine tasallutda bulunsun ama Türkiye sussun!” Türkiye sussun derken de Allah-ü a’lem kastettiği şey, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın susmasını istemektir. “One Minute!” acısını Siyonistler, emperyalistler unutamadı da bizden görünenlerin acıları nereden geliyor onu anlamıyorum. Anlayamıyorum… Gayr-i Müslimlere olanca boyutu ve derinliği ile hoşgörü gösterenlerin, Müslümanlara gelince neden dehşet ve şiddet ehli olduğunu anlayamıyorum. Birbirimizle muhabbet etmemiz istenirken, bu düşmanlık ve kin niye? Anlayamıyorum.
 
Uzaktakilerin ve yakınımızdaki uzaktan kumandalıların bir planı varsa elbette Allah’ın da bir planı vardır. Birilerinin bu millete, bu milletin evladına, bu dine, bu vatana kinleri ve nefretleri varsa, bu milletin de onlara, kin ve nefret ehline vereceği cevabı vardır inşallah…
 
Umuyorum 10 Ağustos günü en net şekilde bu millet, millet düşmanlarına gereken cevabı verecektir. Gerçi ibret alan kim ama olsun yine de bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak onaylayarak köşke çıkartacak ve tarihi cevabının altına ıslak imzasını atarak kararını tasdik edecektir vesselam…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
millet 2 yıl önce

hemde biiznillah çok guzel cvp vercek