Bayramda kocaman yürekli küçük bir Suriyeli olmak
“Anne bu çocuklar bayram yapacaklar mı ?” sorusuyla irkildim.Kızım soruyordu.Televizyonda Suriyeli kardeşlerimizin haberini (dramını )izliyorduk.Bu hiç aklıma gelmemişti.Evet, Kurban Bayramı yaklaşıyordu ve Suriye’den kaçıp bize sığınan kardeşlerimizin sayısı yüz binlerin üstüne çıkıyordu. Öyle ya önümüz bayram. Bayram heyecanını kaç bayramdır yaşayamıyorlardı.

’’Anne, bayramlık ne alacağız?” sorusunu  değil, ”Anne,korkusuzca bir gece geçirebilecek miyiz?” ”Anne, evimize geri dönecek miyiz?” ” Anne oyuncaklarıma bir şey olmuş mudur?” ”Anne, okuluma gidip arkadaşlarımla oynayacak mıyım?” ”Anne burada sahile gitsek üstümüze bomba düşer mi?” ”Anne ağabeyim cennete mi gitti?....” diye sorduklarını bile düşünmek yüreğimizi titretmeye yetiyor.
       
Soruları sadece bugünle ilgili. Bizlerin çocukları gibi “büyüyünce öğretmen mi olayım mühendis mi ?” sorusunu soramıyorlar kendilerine. Yarın onlar için bir serap gibi. O seraba bile koşacaklar takatleri yok. Hele bayram hayalleri ne kadar uzak onlar için. Ellerinden alınmış vatanları,umutları, gelecekleri…Darmadağın olmuş sevdikleri….Böyle girecekler bu bayrama da.

Bayram günü ziyaret edecek büyükleri mi kaldı, akrabaları mı kaldı ? Ülkelerinden uzakta bütün yarım kalmışlıklarıyla hangi kapıyı çalıp , kiminle bayramlaşıp ,çikolata toplayacak bu çocuklar?...

Kızımın bu sorusu beni düşünceye sevk etmişti. Ne yapabilirim, kime, nasıl, ulaşabilirim? Annemin mahallesine taşınmış üç Suriyeli aile geldi aklıma. Bu bayram onların çocuklarıyla da kucaklaşmak, bir nebze olsun kimsesizliklerini, yalnızlıklarını giderebilir diye düşündüm.Yapacaklarımı planlamıştım bile .Bir soru içimdeki enerjiyi harekete geçirmeye yetmişti bile.

Ben, kendimin ve ülkemin her vatandaşının şu anda yurdundan çıkmak zorunda bırakılan Mekkeli Müslümanlara karşı kapısını, gönlünü açmış birer Ensar olduğumuzu düşünüyorum. Bu zamanın Ensarları, gelen kardeşlerimiz de Muhacirler.

Bizler Ensar ın yaptığının kırkta birini yapsak, onlardaki kardeşlik ruhunu yakalasak Rasulullah’ a yakışır ümmet payesini yakalamış oluruz inşaallah.
        
Zilhicce ayının bu değerli günlerinde Efendimizin hayırlı gün olarak  nitelendirdiği  arefe gününde bir Suriyeli çocuğa  bayram coşkusunu yaşatmak belki de hayatımız boyunca yapacağımız en değerli iş olacaktır.
          
Bayrama girmeden önce bir an durup  masum bir çift gözün bize minnetle  baktığını, savaşın en şiddetlisini yaşamış bir yaralı gönlün onarılmaya muhtaç olduğun görmeli, her şeyini geride bırakıp vatanını terk etmiş, hayal bile kurmayı unutmuş bir çocuğun sessiz yardım çığlıklarını duymalı ve empati yapıp  düşünmeliyiz.

Mutlaka yapabileceğimiz bir şeyler vardır. İnsanı insan yapan ,bizi biz yapan,bizi  Müslüman yapan değerlerimizi yitirmemişsek mutlaka yapabileceğimiz çok şey vardır. Haydi kim olduğumuzu hatırlayalım.
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Allah razı olsun 2 yıl önce

kendi derdimize düştüğümüz,Suriye'de öldürülen 200 binin üzerinde kişiyi konuşmaktan bizi uzaklaştırıp sonradan kurma bir örgüte kilitlendiğimiz şu günlerde bizlere onları hatırlattığınız için Allah sizden razı olsun Hocahanım