Bir adam camiden döndü evine
Malum bayrama girmek üzereyiz. Ramazan ve bayram denilince yüreklerimizin ibresinin hemen Gazze’ye kaydığını hissediyoruz. İbre oraya kaymakta ve orada bir çivi gibi saplanıp kalmaktadır.
 
Merhum şair Abdurrahim KARAKOÇ’un bayramlar bayramla ola şiir serisi de hemen aklımıza gelmektedir. Evet, Ramazan, bayram, gazze ve Karakoç’un “ bayramlar bayram ola” şiirleri... Hemen birkaç mısrasına kulak verelim istiyorum.
 
Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine
 
Bu bayramda orada ne bayram namazı kılacak sağlam bir cami ne de camiden dönecekleri bir evleri kalmadı. Ne evlerinin içine serebilecekleri bir yer minderi ne de sırtlarını dayayabilecekleri delinmemiş bir duvar ve ne de barut kokusu sinmemiş bir sofraları…
 
Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?
 
Biraz efendimizin nefesinden soluklanıp tekrar şairimize kulak verelim inşallah. Olması gereken fotoğrafı yıllar öncesinden çizip önümüze koymuştu. İşte böyle olun demişti. Bu fotoğraftaki kareler gibi olunuz. İşte bu şekilde olun demişti.
 
Fotoğraftaki karelere biraz daha yakından bakalım. Tuğlalara iyice dikkat edelim. Buhari ve Müslim’de geçen hadis mealen şu şekildedir: “"Mü’minin mü’mine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan bir bina gibidir."
 
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”
 
Bir olmak… birlik olmak… bir vücut olmak. Tek vücut. Yek vücut. Birbirine sımsıkı kenetlenmiş tuğlalar gibi olmak ve bir bina olmak. Olması gereken fotoğraf bu.
 
Vücudun herhangi bir yeri bir darbeye maruz kalırsa bütün beden teyakkuza geçer. Vücudun bütün azaları bir refleksle ortak bir tavır alır. El, ayak, göz, kulak, kalp, beyin, nefes vb birçok faktör devreye girerek savunmaya geçer. Vücudun bir azası rahatsızlanırsa diğer azlar bu yükten paylarına düşeni yüklenirler.

İnsanın vücudundan bir organı sızlarken uyuyamaz. Hele hele deliksiz bir şekilde hiç uyuyamaz. O sızı o uykuyu delik deşik eder…
 
Tuğlalar bu şekilde birbirine sımsıkı kenetlenip harika bir bina oluşturunca elbette bu ramazanlara da bayramlara da yansır.

Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi
Aksın, bayram olsun bayramlarınız.
Evleriniz cennet kokusu gibi
Koksun, bayram olsun bayramlarınız.
 
Oralarda kanan ve gözyaşı’ hiç dinmediği sürece bayram olmaz. Çünkü vücudun bir kısmı acı çekerken bir kısmı güle oynaya hayat süremez. Bu bir vücut olmanın yani ümmet olmanın gereğidir.
 
Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, Hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani?
 
  Bu bayramın tüm insanlığa özellikle de oraya barış getirmesini diliyoruz. Bu bayram onların menzile vardıkları gün olsun inşallah. Orada şehit düşen tüm kardeşlerimizin ruhları için EL-Fatiha…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol