Din Gönüllülerinin en büyük derdi!
Grup Sayfamız için

Bugün çocuklarımız sözümüzü dinlemiyor. Hele bir de gençlik dönemine girdiler mi, tam da Efendimiz (sav)in buyurduğu gibi Efendilerimiz olup çıkıyor çocuklarımız. Belki de bu konuda en kötü durumda olan biz din görevlileriyiz. Kendi çocuklarımızı camiye götüremiyoruz, namaz kıldıramıyoruz ve hatta tesettüre bürüyemiyoruz. Allahtan cemaatlerimizin çocukları da böyle de kimse bize hocam senin çocuk niye camiye gelmiyor diye sormuyor.

Pozitivist bir eğitim sisteminden çıkınca kendimize ait ne varsa küçümsedik, beğenmedik, eleştirdik ve hep şikayet ettik. Başta anne babalarımızın bizi biz yapan eğitimlerini hiç beğenmedik.

O neymiş be hiç baba kızar mı, bağırır mı hatta döver mi dedik. Kendi kendimize hiç çocuklarımıza bağırmamaya, bir fiske bile vurmamaya söz verdik. Ve yalan yok sözümüzü de tuttuk. Çocuklarımıza hiç kızmadık, bağırmadık. Peki ne oldu? Bugün çocuklarımız sözümüzü dinlemiyor.

Hele bir de gençlik dönemine girdiler mi, tam da Efendimiz (sav)in buyurduğu gibi Efendilerimiz olup çıkıyor çocuklarımız. Belki de bu konuda en kötü durumda olan biz din görevlileriyiz. Kendi çocuklarımızı camiye götüremiyoruz, namaz kıldıramıyoruz ve hatta tesettüre bürüyemiyoruz. Allahtan cemaatlerimizin çocukları da böyle de kimse bize hocam senin çocuk niye camiye gelmiyor diye sormuyor.

Hangi din görevlisi arkadaşımla konuşsam aynı meseleden sıkıntımız olduğunu görüyorum. Hatta bu konuda gözyaşı döken görevlilerimizin sayısı hiç de az değil. Nerede yanlış yaptık diye kendime sorular soruyorum. Bir kaç gündür beni rahatsız eden bu durumu hanım fark etmiş ki hanım, hayırdır bir şey mi var diye sormaktan kendini alamadı. Durumu kendisiyle de konuştuk, gerçi bizim çocuklar daha küçük ama. Şimdiden bir telaş bir endişe içindeyiz. Çocuklarımızı acaba kendi istediğimiz gibi yetiştirebilecek miyiz? İnanıyorum ki bu yazıyı okuyan kardeşlerim de aynı dertten muzdarip. Biz görevin verdiği stresle çocukları iyice ihmal etmişiz.

Özellikle yaz kurslarında çocuklarımızı kaytarmışız. Hani bizim çocuğumuz ya uyandırmaya kıyamamışız, ben öğretirim demiş çocuğumuzu yaz kurslarından mahrum etmişiz. Sonra mı, ee malum işte çocuklarımız Kur'an okumada sıkıntılı ve özellikle namaz sureleri çok eksik. Hele bir kızınız varsa işiniz daha da zor. Güç bela İmam-Hatibe yazdırmışızdır, bu sebeple başörtüsü takabilmiştir. Ama istenildiği gibi bir tesettürü bir türlü kızınıza kabul ettirememişsinizdir. Baba herkes böyle giyiyor diye bir itiraz yükselir kızınızdan, sonra istemeye istemeye kızınızın pantolon giyinmesine sessiz kalmak zorunda kalırsınız.

İş öyle bir hale gelir ki en azından başörtüsü takıyor dersiniz ve bu sizin için en büyük teselli olur. İşin en garip tarafı ise dini bir topluluğa kızınızla gitmekten utanırsınız. Hiç insan evladından utanır mı, utanıyor işte insan. Yazımı bir hoca arkadaşımın yaşadığı mahcubiyetle bitirmek istiyorum.

Geçende hoca arkadaşlarla bir piknik yapalım dedik. Çok da güzel oldu ailelerimizin kaynaşması adına. Namaz vakti geldiğinde abdestleri aldık. Fakat hoca arkadaşlarda bir başka telaş vardı. Çocuklarına hadi oğlum sen de abdest alsana demek zorunda kalan arkadaşlarımızın bir kısmının çocukları bu isteğe zorla da olsa karşılık verdi.

Fakat bir arkadaşımızın çocuğunun söylediği hepimizi utandırmaya yetti. ''Baba ben namaz kılmıyorum ki ne yani buradakilere gösteriş mi yapayım'' Belki bu delikanlı var olanı ortaya çıkardı diğerleri gibi zorlamayla yapmadı ama insan üzülüyor işte.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki bize eski babalıklar lazım yoksa Fakülte diplomaları işe yaramıyor. İlkokul diploması bile olmayan babalarımız bizi imam yaptı ama Fakülte diplomalı bizler çocuklarımızı iyi birer mümin yapamadık.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
imam 1 yıl önce

Evet hocam aynen çevre köy hayatı çok olumsuz etkiliyor benimkiler kılmak istemiyor içinden gelmiyor çünkü çevre çok kötü küfür kötü söz sinkafli kelimeler çok yaşı ilerlemiş çocukları büyük olanları köylerden cekecekler hocam diyanet bu konuda çok büyük vebal altında zaten benimde motivasyonum yok psikolojim bozuldu

Avatar
imam 1 yıl önce

biraz abarti sayin admin

Avatar
yusuf 1 yıl önce

Hocam tebrik ediyorum çok iyi önemli bir hususa degindiniz allah bizi ıslah eylesin

Avatar
religion man 1 yıl önce

zor zamandayız zor ......çok zor bir zamandayız. .....babalarımızın baba bizim çocuklar olduğumuz zamanlarda şeytanın entrikaları bu kadar çok değildi şu zamanda şeytanın entrikaları esastan da çok .....zor zaman yani.

Avatar
İbrahim 1 yıl önce

Çok çok doğru aynen katılıyorum meslektaşımın yazdıklarına. O günlerin bizim çocuklarımız içinde geleceğini az çok tahmin edebiliyorum. Rabbim hayırlısıyla kendine kul habibine Ümmet olmayı nasip eylesin inşallah

Avatar
asmıi 1 yıl önce

Bızım en buyuk derdımız amırlerımız tarafından horlanmak.tek sycumuz yalakalık yaomayı bılmemek

Avatar
derin yaralı 1 yıl önce

hocam, gelinen noktayı çok iyi özetlemiş.maalesef durum böyle.çocuklarımızın yatılı okullarda kuran kurslarında kalmasına razı gelmiyoruz.imama hatibe en son asamada mecbur kalırsak yolluyoruz.hafızlık yapacak kimse kalmdı.durum vahim.vesselam

Avatar
Hakkani 1 yıl önce

Çok önemli bir mevzu.. Mikail Hocaya tebrikler. Hoca çocuklarının Allah yoluna girmek istemediklerinin bazı sebepleri bizce:

1) çocuklara helal yedirme sorunu.
2) Ben hocayım kendi çocuğumu yetiştiririm" düşüncesi. Tevekküle aykırı bu tutum kişiden ilahi inayeti uzak eder
3) Camide cemaatle devamlı dini vaziyet takınan hoca evde istirahat eder yelkenleri indirir.. çocuk babasını evde ne namaz kılarken ne de kuran okurken zikir yaparken görmez.
4) hoca diğer hocaları alimleri eleştiriyorsa Allah cezayı o hocanın çocuklarına keser. (çocukları alim olmak isteyen kişi alimlere ikram etsin. İmam Zernuci)