Diyanet Personeli Olduğumuzun Farkında mıyız?

Kütahya Altıntaş İlçe Vaizi Mikail MİRAL, Diyanet personeli için çarpıcı açıklamalarda bulundu. MİRAL, personelin Diyanet kubbesinden dışarı çıkmaması gerektiğini diler getiren o yazısı...

Diyanet Personeli Olduğumuzun Farkında mıyız?

Kütahya Altıntaş İlçe Vaizi Mikail MİRAL, Diyanet personeli için çarpıcı açıklamalarda bulundu. MİRAL, personelin Diyanet kubbesinden dışarı çıkmaması gerektiğini diler getiren o yazısı...

31 Temmuz 2015 Cuma 10:00
Diyanet Personeli Olduğumuzun Farkında mıyız?
banner221
 
Diyanet işleri Başkanlığı bu ümmetin mümtaz kuruluşlarından biridir. Bu nedenle bu kurumda görev yapmak ayrıca bir sorumluluk gerektirir. Başkanlığımız kuruluşundan beri milletimizin genel inancına uygun olarak hareket etmiş, asla bir değiştirme, dönüştürme çabası içinde olmamıştır. Bu sebeple toplumun bütün kesimleri tarafından saygı duyulan bir kurum olmuştur her zaman. Bu durumu hayatın her alanında hissetmek mümkündür.
 
Ülkemizdeki saygın din alimlerinin tamamı bu kurumun birer görevlisi olmuşlardır bu da kurumumuzun şerefinin bir tezahürüdür. Bu kurumda görev yapan, yapacak olan kardeşlerimiz bu şuurda hareket etmeleri gerekir.
 
Son zamanlarda, özellikle İlahiyat Fakülteleri, eliyle ülkemizin sahip olduğu genel inanç değerlerine karşı bir muhalif duruş oluştuturdu. Sürekli bu genel inanç durumunu aşağılayan, tenkit eden muhalif tutum; gerek Modernist yaklaşım gerekse Selefi düşünceye kapılarak yeni bir din algısı oluşturmaya çalıştı/çalışıyor. Kısmen bu konuda başarılı olduğu söylenebilir bu muhalif yapının. Söz konusu muhalif yapının, temel bir özgün usulünden bahsetmek mümkün değildir. Tek bir usulü var o da halkımızın genel inanç profiline karşı yeni bir algı oluşturmak.
 
Bu tartışmaya niçin mi giriyorum? Çünkü bugün İlahiyat Fakültelerinden mezun olmuş benim gibi bir çok kardeşim bu kurumda görev yapıyor, bir çoğu da görev bekliyor. Görevli kardeşlerimin önemli bir kısmında yukarıda ifade ettiğim hususu görmek beni bir hayli endişelendiriyor. Bu kardeşlerimiz en basitinden mübarek gün ve gecelerin varlığına inanmıyor.
 
İrfan mektebi dediğimiz tasavvufu yine en basitinden, sonradan ortaya çıkarılmış bir oluşum olarak görüyor. Dedim ya en basiti böyle, biraz deşerseniz bu durumu işi şirk derecesine vardıracak kadar ileri götürenlerimiz dahi mevcut. Bu kardeşlerimiz de Fakülteli olmanın getirdiği bir ilim kibri, buna bağlı olarak kendilerini Allah'ın seçilmiş münevver kulu görme duruşu var. Öyle ya şirke bulaşmamışlar, ibadetin en güzelini, ilimleriyle yapıyorlar onlar münevver olmasın da kim olsun? Neyse bu kadar yüklenmeyelim bu münevver kardeşlerimize...
 
Bir de bizim derviş ve mollalarımız var. Yıllarca bu kurumda görev yaparlar ama bu kuruma aidiyetleri maaşın ötesine geçmemiştir. Yıllarca Diyanet, Hıyanet deyu çağlamışlar, bu kurumu karalamak için ellerinden geleni yapmışlardır.
 
Onlara göre Diyanet'in fetvası batıldır bu sebeple hep kendi tarikatlarının muteber hocalarına göre fetva vermişlerdir. Hatta daha yakın zamana kadar bir kısım kardeşlerimiz diyanet takvimini dahi batıl kabul etmiş, bu takvime uygun davranmamışlardır.
 
Uzun lafın kısası, bu mümtaz kurumun görevlileri olarak bizler, ÖNCELİKLE bu kurum birer görevlisiyiz. Bunu hiç bir zaman unutmamalıyız. Bu kurumun kabullendiği milletimizin genel inanç kriterlerini benimsemeli, aykırı inanç ve akımlardan uzak durmalıyız. Hiç bir akımın akıntısına kapılarak bu kurumun bir ferdi olduğunu unutmamalıyız.
 
Biz falanca grubun, tarikatın, cemaatin bir davetçisi değil, bu mümtaz kurumun bir personeliyiz. Burada şunu yanlış anlamamak gerekir; elbette bizim ŞAHSİ tercihlerimiz olacaktır ve bu en doğal hakkımızdır. Bu hususu tartışmak kimsenin haddine değildir. Fakat bir din görevlisi olarak DİYANET KUBBESİNİN dışına çıkmamak gerekir...


NOT: Değerli Okuyucularımız!
 
Haberlerimizi alıntılayıp yayınladığınız zaman, sitemizi CANLI link verip kaynak olarak gösterebilirsiniz. Biz dinihaberler.com olarak ülkemizde ve dünyada gerçeğin sesi olmaya, ileri demokrasiyi, meritokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz.
 
Biz hiç bir kurum ve kuruluşa bağlı olmayan, gücünü tamamen özgürlüğünden alan, sivil, bağımsız, tarafsız ve özerk bir haber sitesiyiz. Bize bu teveccühü göstererek kısa zamanda internet haberciliğinde ilk sıralara yerleşmemizi sağlayan siz değerli takipçilerimize en derin selam, saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz.
 
Teşekkürler… dinihaberler.com


 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim Oruç 2015-07-31 10:17:25

Kalemine sağlık dostum. Son zamanlarda beni şaşırtan hamleler serdeyliyorsun :)

Avatar
imam 2015-07-31 10:58:49

Diyanetin yaşayan dunya dinleri adli kitabinda hristiyanlik bolumunde nuzulu isa yi inkar ediyor. Diyanetin 1cilt ilmihalinde kiyamet alametleri arasinda sayiyor bu ne celiski dir vaiz efendi kusura bakma ama sen o mollalari tozu olda alimlerden ayrilma.

Avatar
fidan 2015-07-31 11:26:04

Nasıl yani ben tam anlamadım diyanet mensubu olmadan hoca olunmuyor mu!

Avatar
Nuh K. 2015-07-31 12:03:34

Diyaneti begenmeyen personel için kapı açık adam iseler ekmek yedikleri kaba s.cmazlar. İstifa yolu açık. Başka kurumlara geçiş imkanı mevcut. Hem bu kurumda görev yapıp maaş alcaksin hem de bu kurumu en ağır bir şekilde elestireceksin .Buna nankörlük derler. Hatasız kul olmaz . Hatasız kamu veya özel sektörde kurum da olmaz . Millet asgari ücrete günde 10 saat çalışıyor sesi çıkmıyor bizim yan gel yat cı kıldır kaç cı namaz memuru zihniyete haiz görevliler ise lak lak lak ...neyse kimse kusuruma bakmasın. Eleştirileri olumlu yönden alın. Kurumunuzu lekelemeyin karalamayin. Eleştiri getirecek iseniz doğru insanlar ve ortamlarda faydası olacaksa bunu yapın

Avatar
Vaizhasan 2015-07-31 14:01:35

Kardeşime katılıyorum lakin kurum olarak bizlerdede ciddi yozlaşma. lakayitlik ve Başkanlık olarak liyakati gozetememe gibi kusurları bulunmaktadır .

Avatar
Halk adamı 2015-07-31 23:38:25

Ne kadar cahilsiniz yani imam a burada sürekli resmiyeti mi hatırlatıyor sunuz böyle mi hizmet yapılacak siz cebinizi ve koltuğunuzu düşünüyor sunuz

Avatar
men la misle leh. 2015-08-01 06:37:48

güzel kardeşim diyanet az önce sözünü ettiğin ilahiyatçılar ile lebalep dolu fetva veren kişilerin eleştirdiğin fikiriyata sahip olmadığı ne belli ki verilen fetvalara teslim olunsun. ikincisi verilen fetvaya uymakla aidiyetin hiçbir alakası yok. fetva denilen şey yönetmelik veya kanun mu ki uyma zorunluğlu olsun o fetvayı almayan aidiyetsiz olsun. bu bir dindir kimin delili kuvvetliyse muraccahta odur. verilen fetvaların tartışılmaz doğru olduğunu düşünüyorsanız ahirette bu aidiyetin sizi kurtarmayacağını söylemiş olayım.( katılmadığım fetvalar için söylüyorum tabiki bunları yoksa hassas sorumluk içerisinde verilmiş fetvalar taktire şayandır.) benim için kurum mukaddestir, lafımız asla olamaz, siz ne kadar aitseniz bizde o kdar aidiz. fakat yönetenler ve yönetilenler hususunda yanlışa yanlış doğruya doğru. tarikat hususun da da (ALEME SULTAN OLMAK BİR KURU KAVGA İMİŞ, BİR VELİYE BENDE OLMAK CÜMLEDEN ALA İMİŞ.) Y.S.SELİM. kamil mükemmil bir mürşit herkese gerek. diyorum SELAM

Avatar
ferzender der 2015-08-01 10:40:58

vaybe yahu bu ilçe vaizimizde olmasaydı hepten kapanıp kalmıştık....Allah razı olsun....kimimiz işit kimimiz cemaatçi kimimizde siyasetçi olmuştuk.