Düşünememek Bir Hastalık mı?
Gerçekten düşünememe denen bir hastalığı var bilhassa bu Müslüman ülkelere has bir hastalık. Takım tutar gibi, yense de, yenilse de, hep savunan. Hatayı asla ona yakıştıramayan bir hastalık. Kendi partisi, kendi cemaati, kendi mezhebi, kendi meşrebini hep haklı gören ve düşünememe hastalığına yakalanmış milyonlar. Eleştiri asabiyet de görenler.

Dünyaya bakıyorum ve bu dünya içinde ¼ Müslüman olan İslam ülkelerine bakıyorum da, ayakları üzerinde duran aklı başında bir Müslüman ülke yok. Halkı Müslüman olan İslam ülkelerinin yöneticilerine bakıyorum, hatta dönüp dönüp tekrardan bakıyorum; Ya dış güçlerin güdümündeler ya da zevkü-safa içinde yaşıyorlar. Çarıkla gelip milyar dolar hesaplara kavuşanlarından tutunda, kendilerine özel harem oluşturanlarına kadar, her şehire krallıklarını kuranlara, Allah Resulünün yasakladıkları başta olmak üzere kısacası, İslam’a aykırı ne varsa yapmaktalar.
 
Bu ülkelerin Müslüman halkı neden bunlara ses çıkarmazlar, tepki göstermezler? Tunus’ta başlayan kıvılcım tam da bunları kalplerinden vurduysa da, Libya da, Mısır da, Suriye de tam bu sistemler ölüyor dediğimiz anda dünyaya şimdiye kadar batı düşüncesi denilen demokrasi, insan hakları vs. batılılar için menfaat, çıkar ve dinsel taassubdan başka bir şey olmadığını gösterdiler.
 
Haliyle bizlere üniversitelerde hayran hayran batı düşünce sistemini anlatanlar ve İslam ülkelerinde batı düşünce sistem hayranları bu düşünce sisteminin altında kalarak bir yudum su dahi boğazlarına nasip olmadan öldüler galiba! Batı düşünce sisteminin altında sömürü, kan ve gözyaşından başka bir şey arayanlar yanılırlar.

Neden batı Mısır’a sahip çıkmadı.Neden batı Suriye’nin zalimine bir şey yapamadı. Şimdi de Irak aracılığı ile İsrail’e sahip çıkma adına Irak devletini yeni Irakçıklar türeterek ortamı germeye devam ediyor. “İşid” denilen bir terör örgütü kuruluyor. Kuran kim, nereden kaynak alıyor. Bunların ardında batı var. Bunların ardında batılı düşünce kurumları var. Bunların ardında geziciler var. Bunların ardında ABD ve Avrupa birliği devletleri var. Amaç Müslümanlar uyanmasın. En büyük pazarımız. Bu pazarı kimseyle paylaşmayız diyorlar.

Değerli Dostlar!

Müslümanlar, “Ulul Emre İtaat şart” yönlendirmesiyle tepkisizleştirilirken; Mezhep ve cemaat güdülemesiyle de sürüleştirilmişlerdir. Müslümanlar gölgelerinden korkan korkakların ta kendileri olmuş ve düşünce bazında tabusal fikirlerin hegomanyasının arka bahçeleri olmuşlar. Siyasi duygu ve düşünceleri batıla hizmet eder noktaya gelmiştir.
 
Müslüman halk, yöneticime itiraz edersem günaha girerim, cehennemi boylarım endişesiyle susturulmuştur. Bu susturma ne kadar doğrudur? Bu söylemlerin dinde yeri nedir? İnsan denen varlığı, sosyologlar; düşünen canlı, akıl yürüten yaratılmış diye tarif ederlerken bizim halk bizim yönetenler bizden daha iyi düşünür mantığının ardına düşmüşler. Ya o malum yöneticiler düşünemiyorlarsa ki, düşünemiyorlar? İslam ülke yöneticileri ve bilhassa Arap yöneticileri düşüne bilseler Filistin de, Suriye de, Irak ta vb ülkelerde kan akar mıydı? Üç beş tane yezidi öldürüldü, tasvip etmiyoruz da batı ayağa kalktı. Ey Müslüman devletlerinin zalim idarecileri (Hak eden zalimlere sesleniyorum) ya siz ne zaman kalkacaksınız?
 
Sahi düşünme nedir? “Olayları ve olacakları düşünmek, bunun artı ve eksileri nelerdir diye kafa yormak ve buradan bir sonuca ulaşmaktır.” Akıl yürütmek, bilinenlerden yola çıkarak; olanlar ve olabilecekler hakkında bir kanaate varmak, doğru hedefe ulaşmaktı. İslam ise insanı; “Yaratılmışların en şereflisi” diye tanımlar.
 
Namaz, dinin direği olmasına rağmen; otuz küsur yerde geçerken Düşünmek,  düşünmez misiniz, akıl erdirmez misiniz sekiz yüz küsur yerde geçmektedir. Neden acaba?

Allah, neden düşünmeye önem vermektedir. Neden bizi yaratılmışların en şereflisi kabul etmektedir; Düşünme yeteneğimizden dolayı değil mi? Düşünen doğruyu bulur mu bulmaz mı? Elbette düşünenler, kurtuluşa erenlerdir. Onlar ki; düşünmezler, akıl erdirmezler, kurtuluşa eremezler. Eğer düşünseydik, düşünenler olsaydık, düşünenlerin toplumunu oluştursaydık. Bu kadar İslam ülkesindeki bu kadar Müslüman huzursuz ve perişan olur muyduk?

Cezayirli, Tunuslu, Libyalı, Faslı, Kongolu, Bengladeşli, Afganlı, İranlı, Iraklı, Suriyeli, Lübnanlı gibi pek çok İslam ülkesinden Müslümanlarla konuşun. Bilhassa Hac ve Umre ibadetinize gidince konuşun. Müslümanların çoğu mutlu değil huzurlu değil. Yaşam kaygısı, gelecek kaygısı ve gelecek korkusu var.

Öyleyse bu ülkelerde Müslümanlar, neden hak ettikleri değeri bulamıyorlar ve yaşayamıyorlar?

Bunda İslam’ın bir suçu var mı? İslam’ın bir suçu yok. Onun kutsallığı ve değerleri yerli yerinde duruyor. Oyun; Kuran’ın anlamama, Peygamberimiz, cemaat, veli, Şeyh ve Derviş yerine koyarak dini, kendimize görselleştirmekteyiz. Benim mezhebim, benim cemaatim, benim yolum çok doğru diğerleri mi Allah Onların …………….versin. Böyle bir mantık hiç İslami olur mu?

Bu sayede, düşünce rafa kalkmakta! Ben niye düşünem ki, benden daha iyi düşünen Cemaatim var, Şeyhim var, Dervişim var, Mürşidim var. İtaatsizlik, dine saygısızlık gibi gösterilerek, Müslümanları akıl yürütemez, düşünemez hale getirip hadımlaştırmak ve istediğimiz gibi yönetmekte yatmaktadır.

Görmez misiniz; Müslüman denen bir gurup komplo yapmış, kumpas kurmuş, özel hayata girmiş. Suçüstüne suç işlemiş. Öbürü, doları rüşvet olarak almış, ihalelere fesat karıştırmış, kara paralar aklanmış, kul hakları yenmiş, yolsuzluklara bulaşmış, kumpaslara göz yummuş. Bizim Müslümanlar ne demekte; Benim adamımın bir bildiği vardır. Haklı tarafı savun ey Müslüman da Arapların  “Asabiyeti” gibi her şeyi savunma!  Sadece hakkı savun. Bazen yeri gelince masaya vurmayı bil. Ülkemizde son yaşanan 10 aya bakın göreceksiniz ki düşünemeyenler kaybediyor.

Ben sözlerimi uzatarak sizleri kendi düşünceme değil bu düşünceler ışığında yeni fikirler üretmeniz amacıyla bir ayet sizlerle paylaşarak hoşça kalın diyorum. 

“Akıllarını kullanmayanlar üzerine pislik yağdırırız. “Şeytanı musallat ederiz.” (Yunus:100) İslam ülkelerindeki Müslümanların huzursuzluğu ve mutsuzluğu bu ayette saklı değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
islamcı 2 yıl önce

Ağzına yüreğine sağlık bize allahtan başka dost yok bize türke türkden müslümana ihlaslı olandan başka dost yok. Düşünen bir türkiye ve islam alemi için yeniden ve hep el ele inşallah