Elif-Ba'dan Hayata


DiNiHABERLER.COM / öZEL /FAZiLET KOÇAK

Elif ba dan lamelif ya ya kadar harfler önce müstakil ismiyle okunur; tek başınadır ve her birinin bir duruşu, bir yazılışı, bir mahreci vardır. Kimi noktalı, kimi başlı, kimi dişli… Kuyrukları da vardır. Biz her çeşit canlıyı bir erkek ve bir dişiden yaşattık ayetinin bir yansıması gibi sanki harfler çifttir; biri noktalı biri noktasız ayın-ğayın, dal-zel, sin-şin…gibi.  Biri kadın biri erkek, biri bıyıklı biri bıyıksız, biri saçlı biri saçsız.
 

Harfler yeni doğmuş bir bebeği yansıtır; kız veya erkek, sarışın veya esmer tenli… Önce bir ad verilir Ayşe Fatma, Hasan Hüseyin… Bu bebekler büyür her birinin bir mahreci, bir sıfatı olur. Kimi peltek, kimi ince, kimi kalın okunuşlu. Bazıları kalın harfler gibi sert, vakur, otoriterdir. Bazıları ince harfler gibi zarif, kibar ve ince ruhludur. Bazıları ise peltek harf gibidir; çekingen, kırılgan, narin. Duruşları bir süre devam eder. “Ben buyum” dercesine dik durmaya çalışır. Başkalarıyla kıyas kabul etmez çünkü mahreçler farklıdır. Babasının koyduğu ismi gururla taşır.
 

Taa ki evleninceye kadar. Önce soyadı alır  sonra dik duran bu harfler şekil değiştirmeye, başta yazılmaya başlar. Kuyrukları gider noktalarıyla, baş kısımlarıyla ben varım demeye devam eder ama o bir eştir artık. Bu eş var olma mücadelesi veredursun bir de bakmışız anne olmuştur, baba olmuştur. Artık ortada yazılmaya başlanmıştır bile. Bir tarafında  eşi,  diğer tarafında çocuğu. Kol kola girmeliler, birbirlerine tutunmalılar, artık kelime gibi aile olmuşlardır.
 

Harfler çoğalır, kelimeler uzar. Kalın, peltek ve ince karakterli çocuklar ve ebeveyn mutlu bir şekilde mahreçlerinden çıkmaya devam ederler.

Zamanla altlarına üstlerine harekeler gelir bazen incelmeleri, bazen kalınlaşmaları gerekir. Bu da yetmezmiş gibi med, kasır, cezim, şedde…bu harflerin başına gelmeyen kalmaz. Eeeh ne yaparsın hayat bu. “Başa gelmedik iş olmaz” demişler. Hayat hep harekeli gelmez ; bazen cezim gelip bir elif miktarı tutulur bazen şedde gelir şiddetinden sarsılır. Bazen de çile bülbül gibi 4 vecihten 7 vecihe kadar çekilir.  Kıraatte çekilir yaa hayatta çekilir mi bilmem.

Çünkü hayat bir imtihan. Sükûn’da sabrı, şeddede mücadeleyi görürüz. Aralardaki duraklarda vakfeder imtihanı verebilirsek ayet sonunda rahat bir nefes alırız. Ne de olsa sabrın sonu selamet tir.

Hayat mücadele, sabır ve şükür ise istikrarıdır. Sabır acıdır tuz gibi, biber gibi acısına sabreder tadından vazgeçemeyiz. Üstüne de tatlı yiyip çok şükür deriz. Her zorluktan sonra bir kolaylık mutlaka ama mutlaka gelmez mi?

Acısıyla tatlısıyla çocuklar yuvadan birer birer uçup gider. Engeller kalkar ama yalnızlık başlar.  Kelimenin sonunda yazılmaya, eski halimizi almaya çalışırız. Her şey aslına rücu eder.   Adımız aynı kalsa da kız iken hanım, hanım iken anne, anne iken nine olmuşuzdur.  Oğlan iken koca, koca iken baba, bir de bakmışız ki dede olmuşuz. Adımız aynı, mahrecimiz aynı, yazılışımız kısmen, okunuşumuz harekemize göre…

Toplumsal hayatta da Tecvid bilmek gerekir yani kıraatı güzelleştirme. Kalın harflerin biraz incelmesi, Tenvinlerin ve sakin nunların ihfası yani gizlenmesi gerekir. Tecvid  Kalın, ince,  peltek farklı karakterdeki harflerin  hepsini hizaya getirir.  Kimini kalkale ile sallar kimini ihfa ile gizler kimini gunne hatta misleyn meal gunne yapar.  Bazıları muhaffeftir hafif ve rahat okunur harf veya kelime olsa da fark etmez. Bazıları da müsakkaldir. Harfi de zor okunur, kelimesi de. Nefesi zorlar, okuyanı zorlar, dinleyen ise tetikte bekler.

Nun harfinin başına gelen pişmiş tavuğun başına bile gelmez. Her türlü idgam, ihfa, izhar onun başına patlar. Nun gibi olan insanlara Allah yardım etsin.

Hayatı okumak bununla kalmaz. Her insan bir secavend gibidir. Nasıl durulacağının kuralları vardır. Nasıl duracağını bilmezsen Vakf-ı mutlak da olsa vakf-ı caiz de olsa yanlış durulur. Bu durak işaretleri hangi karakterdeki insana ne kadar yaklaşılacağının, ilişkinin nerede durdurulacağının işareti gibidir. Bir de yuvarlak te vardır ki he harfine dönüştüğünü bilmek lazım. Kesik harfler gibi yalnız ve insanlardan uzak yaşayanları da unutmamak lazım. Anlaşılmaz, muğlâk, sabit ve müsakkal.
 
Kıraatın sonunda sadegallahülazim (Allah doğru söyler) deyip tevekkülümüzü ve imanımızı ortaya koyarak, yaşadığımız gibi ölürsek  inşeallah kıyamet günü başına taç takılanlardan oluruz.

Hayatı bir de elif ba penceresinden okumak. Şartlar ve harekeler değişse de Harflerin mahrecini, sıfatını kaybetmeden Allah’ın yarattığını bozmadan ve hatta bir tecvid kuralıyla güzelleştirerek emanetlerimizde emin olmak temennisiyle…

 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
religion man 1 yıl önce

Nun harfinin başına gelen pişmiş tavuğun başına bile gelmez. Her türlü idgam, ihfa, izhar onun başına patlar. Nun gibi olan insanlara Allah yardım etsin......bu güzeldi ! yazı aslında güzel de bu en güzel cümlesi yazının....değişik bir bakış açısı .

Avatar
Yakışıklı İmam 1 yıl önce

Tek kelimeyle muhteşem. Hoca hanımı tebrik ediyorum. Yazınında çıktısını aldım..

Avatar
alii 1 yıl önce

yazımın konumuzla alakası yok ama ihtiyaç hissetimm..cok okunan bır site olarak dini haberlerden talebimdir..güzel ve kullanışlı bir başlık altında acilen BECAYİŞ BÖLÜMÜ açınızz..guzel bir becayiş sayfasına ihtiyaç var..takdir sizindirr..

Avatar
Özgür ÖZLEM 1 yıl önce

çok farklı yararlı ve bir o kadar da ilgi çeken bir yazı. Kalemine sağlık Yazarın. Devamını bekleriz

Avatar
Vural 1 yıl önce

Bir de şu harflerin isimlendirmesine yada okunuşuna el atsanız da en baştan çocuklar doğru öğrenseler.. En basitinden cüz'ün dışında elif ba yazıyor.. Çocuk onu ba diye öğrenince artık be dedirttirmek zorlaşıyor.. Gaf yerine Kaf denilmesi, Dı yerine Tı denilmesi gibi.. Arapça okunuşuna en uygun şekilde isimlendirilmeleri daha faydalı olacaktır.. Böyle bir çalışma, uyarı yapılmasını bekliyorum

Avatar
melehat uludağ 1 yıl önce

Kurani kerimin temelini atan, birbirleriyle uyumundan en anlamlı kelimelerin, cümlelerin zirve yaptığı, ahenkle okundugunda bize huzur veren,mealilni tefsirini okudugumuzda bizi baska alemlere
goturen yuce kitabimizi muazzam tasvirleriyle ufkumuzu genisleten meslek arkadasima tesekkurlerimi sunarim.Geniş bir bakış açısıyla
yazılmış, Allah cc kul olabilmeyle ilişkilendirilmis, muhteşem bir yazı olmuş.Hizmetlerinin başarılarının devamını dilerim.

Avatar
Zeynep 1 yıl önce

Hocam harikasınız gerçekten. Bakış açınız muhteşem

Avatar
Şükran Ural 1 yıl önce

Tebrik ederim hocam. Başarılarının devamını dilerim.