Ey Müslüman! Hazırlıklı mısın?
Grup sayfamız için  

Büyük fırtına yaklaşıyor. Her geçen gün zaman yenileniyor ama insan eskiyor ve var olan zamanını tüketiyor. Gün geçtikçe nefes sayıları azalıyor. Ölüm habercileri devrede, hastalanma, saçların dökülüp beyazlaşması, yakınlarından ölüm haberleri…

Her şey ölümü haber veriyor insana ve insan ise ya uyanmada ya da aldanışta bekliyor ölümü. Ölüm herkese yakın bir gerçeklik. Daha dünyadan ayrılmadan ve kıyametin(ölümün) kopmadan dön Rabbine kulluğa. Ey insanoğlu  İlahi yasa her şeyin hesabının sorulacağını bizlere beyan etmektedir;  “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 7-8) ilahi yasa işleyecek ve zerre haksızlık yapılmayacağı gün büyük fırtına yaklaşmakta… Ölüm kapıyı her an çalabilir ve

Azrail her an canını alabilir. Bu nedenle insanın kabirdeki halinin nasıl olacağını bir hadis-i şerifte şöyle ifade edilmektedir:

Abdullah b. Ömer'den (r.a.) rivayet olunduğuna göre,  Rasulullah (s.a.v)  şöyle buyurmuştur:
 "Sizden biriniz öldüğü zaman sabaha-akşam, (cennet ve cehennemde ona ait olan) oturağı kendisine gösterilir. Eğer ölü cennet ehlinden ise, kendisine cennet ehlinin oturağı gösterilir. Eğer ölü cehennem ehlinden ise, kendisine cehennem ehlinin oturağı gösterilir."  (Buhari Hadis No: 3001, Müslim, 2866)diye buyurulmaktadır.

Acaba bizlere kabirde Cennet oturağı mı? Yoksa Cehennem oturağı mı? Gösterilecek bunun farkında mıyız?
     
Kabir insan için ya aydınlığa(Cennete) açılan bir kapı ya da karanlığa(Cehenneme) açılan bir kapı olacaktır. Kabir azabı haktır ve Kabir azabının hak olduğunu Efendimiz (SAV)’in bir hadislerinde şöyle ifade edilmektedir:

Âişe (R.A)’den  rivayet olunan hadis ise şöyledir:
"Yahudî bir kadın Âişe'nin (R:A) yanına girmiş, kabir azabını zikretmiş ve ona şöyle demiştir: Allah seni kabir azabından korusun! Bunun üzerine Aişe (R.A) Rasûlullah (S.A.V.)'e kabir azabı hakkında sormuş, o da şöyle buyurmuştur: 'Evet kabir azabı vardır.' Âişe -Allah ondan râzı olsun- der ki: (S.A.V.)'i  o günden sonra her kıldığı namazın ardından kabir azabından Allah'a sığınmadığını görmedim." (Buhârî, Cenâiz 1283,  Müslim, Kusûf 903) Efendimiz sav kabir azabından her zaman Allah’a sığınıyor, acaba bizler de hal-i hazırda ve kemal-i afiyette kabir azabından Allah’a sığınıyor muyuz?

Kabirde bizleri bekleyen Münker ve Nekir  melekleri, bizleri  sorguya çekmek ve bizleri soruları ile terletmek için bekliyorlar, ilk sorguya çekilmeye hazırlıklı mısın?

KABİRDE SORULACAK SORULAR
1)RABBİN KİM?)
Kabirde Rabbin kim diye sorulunca bu soruya cevap vermek için dünyada Rabbimize tam manası ile iman etmeli, O’nu iyi tanımalıdır. Allah’ın emirlerine uymak ve yasaklarından sakınarak hayat sürmeliyiz ki Münker ve Nekir meleklerinin Rabbin kimdir sorusuna  cevap verme güç ve takatimiz olsun. İnsanoğlu nasıl yaşarsa öyle ölür ve kabirde ki sorgusu da dünya da nasıl yaşadığı ile doğru orantılıdır. İnsanoğlu, Allah’ı dünyada iyi tanırsa ve O’na tam manası ile iman ederse kabirde Rabbin kimdir sorusuna cevabını kolayca verir. Allah’tan başka ilah olmadığını kolayca söyler. Allah’a kul olanın cevabı bütün her şeyi yaratan, yaşatan Allah Teala olduğunu ikrar eder ve O noksanlıklardan ve eksikliklerden münezzeh olan Allah’tır der. Bu soruyu kolaylıkla cevap verir.  Ve benim Rabbim Allah’tır diyecektir.
-Ey Müslüman! Kabirde Rabbin kimdir sorusunu cevaplamaya hazırlıklı mısın?

2) KİTABIN NEDİR?
Dünya hayatında Kuran’ı Kerim’i rehber edinen ve O’nu hayatına uygulayan kişi bu soruya kolaylıkla  cevap vere bilecektir. Aksi takdirde Kuran’ın emirlerine uymayan ve yasaklanan şeylerden kaçınmayan bu soruya cevap veremeyecektir. Dünyada yaşarken Kuran Allah tarafından indirilmiş ve zerresinden kürresine kadar hepsi Allah’tan geldiğine iman ettim yol rehberim kabul ettim diyen ve hayatına uygulayan kişi bu soruya kolaylıkla cevap verecektir. Ve benim kitabım Kuran’ı Azimuşşan’dır diyecektir.
-Ey Müslüman! Kabir de  kitabın nedir sorusuna hazırlıklı mısın?

3)SENİN DİNİN NEDİR?
Yeryüzünde hak din sadece İslam dinidir. İnsanoğlu yeryüzün de yaşarken Allah katında geçerli olan hak dini bulamazsa, dini bulup o dini öğrenmezse ve o dine göre amel etmezse dinin nedir sorusuna cevap veremeyecektir. Kul Dinim İslam’dır diyebilmesi için o dine inanması ve o dinin kural ve kaidelerine göre amel etmesi ile mümkün olacaktır. Benim dinim Allah katında makbul olan hak din İslam’dır demenin yolu İslam Dinine  göre yaşamakla olur. İslam dinini kabul eden ve o dine göre hayat süren kişi bu soruya kolayca cevap verecektir. Ve dinim İslam’dır diyecektir.
-Ey Müslüman! Kabir de senin dinin nedir sorusuna hazırlıklı mısın?

4)RESULÜN KİMDİR?
Benim Resulüm alemlere rahmet olarak gönderilen ve Hatemen  Nebiyyin H.z Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz olduğuna şahitlik etmektir. İnsanoğlu,  Allah’ın hak olarak gönderdiği peygamber olduğuna şahitlik edebilmesi için mutlak manada efendimize inanmalı, O’nu her şeyden çok sevmeli, O’nun getirdiği risalete  ve hak peygamber olduğuna mutlak manada inanmalıdır ki bu soruya cevap vere bilsin aksi takdirde cevap vermesi mümkün olmayacaktır. Efendimize inanan ve O’nun  hak peygamber olduğunu kabul eden ve sünneti seniyyesine uyan  kişiler bu soruya rahatlıkla cevap verecektir. Ve Resulüm Hz Muhammed Mustafa sav’ dir diyecektir.
-Ey Müslüman! Kabirde Resulün kimdir sorusuna cevap vermeye hazırlıklı mısın?

5)ŞERİATIN NEDİR?
Benim şeriatım Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas-ı Fukaha üzerine kurulu İslam şeriatıdır. İnsanoğlu Edille-i Şeriyyeye göre hayatını düzene sokmaz ise ve İslam şeriatine göre hareket etmez ise bu soruya cevap veremeyecektir. Edille-i Şeriyyeye göre hayatını tanzim edip düzene sokan, hurafe ve bidatlerden sakınan şeriatin nedir sorusuna kolay cevap verecektir. Ve benim şeriatim islam şeriatidir, diyecektir.
-Ey Müslüman! Kabirde Şeriat’in nedir sorusuna cevap vermeye hazırlıklı mısın?

6) HANGİ ÜMMETTENSİN?
Ben Hz Muhammed Mustafa SAV’in ümmetindenim ve ben O’ndan razıyım Ümmet olduğumdan dolayı O’ndan şeref duyuyorum. Hz muhammed sav peygamber kabul edenleri Allah birbirleri ile kardeş kılmıştır ve bu kardeşliğin manevi reisi Hz Muhammed mustafa sav’dir. İnsanoğlu Muhammed Mustafayı kabul etmemişse ve O’nu canında çok sevmemişse ümmet bilincinin ve islam kardeşliğinin farkında değilse bu soruya cevap veremeyecektir. Ama Efendimizi peygamber kabul eden ve onun yolunda gitmek şereftir düsturu ile hareket eden müminler bu soruya rahatlıkla cevap verecektir. Ve ben Hz Muhammed Mustafa sav efendimizin ümmetindenim, diyecektir.

-Ey Müslüman! Kabirde hangi ümmettensin sorusuna cevap vermeye hazırlıklı mısın?
Her kula dünyada kazandığına göre, ahirette muamele edilecektir. Allah Kuran-ı Kerim de herkes kazandığı karşılığında rehin olacağını şöyle buyurmaktadır:
“İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.” (Tur suresi 21)

''VAAZ DOSYALARI'' grubumuz için


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.