Havalecik
Grup Sayfamız için

Havalecilik; Mücadele etmeden vurdumduymaz olarak tembelane bir şekilde işleri Allah'a veya devlete havale etmek anlamına gelmektedir.
          
Günümüz insanı "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" edasında olduğundan kılını kıpırdatmadan “her koyun kendi bacağından asılacak” düşüncesi ile dünyevi sorunları devlete ve dini konuları da Allah'a havale ederek nefsani tatmin ile İslam’ın hoş görmediği bencillikte yaşamaktadır.
         
Oysaki insanın yaratılış gayesi  "Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti."(Bakara suresi 30) ayeti ile Allah, yeryüzü halifeliğini insana sunmuş ve insan ise bunu göz ardı etmekte, şerefini düşürmekte, tembel ve  vurdum duymaz bir halde donuk yaşamayı seçmekte ve havalecilik ile uğraşıp hayatını ve ahiret yurdunu berbat etmekte. İnsan bunların farkında değil ve farkında olunmasını bile istememektedir. Allah ahirette insanın yapması gerektiği halde yapmadığı işlerinde hesabının sorulacağını bile umursamayarak yaşıyor.
         
Havalecilikten kurtuluşun ve hayırlı bir insanın nasıl olacağının Kerim Kitabımız temellerini şöyle atmıştır: "Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir." (Al-i İmran suresi 110). Ayete baktığımızda başkalarının derdi ve hidayeti ile uğraşmamız gerektiğinin ve hayırlı olmamızın temelinin nasıl olması gerektiğini bu ayet bizlere açıkça göstermektedir. Aks-i takdirde Ehl-i Kitap’ın düştüğü fasıklık batağına bizde düşeriz ve kaybeder gideriz. Ne acı bir gerçek ki, kaybediyoruz da.(Hafazanallah)
          
Müslümanın yol rehberi Kuran ve Sünnetse(Amenna ve Saddekna) Havelecilikten kurtulup, tembellikten ve vurdum duymazlıktan sıyrılıp cihad ruhu ile mücadele edip insanlığın yeşermesi için “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hicr suresi 99) emri ilahisi doğrultusunda hiç durmadan Müslüman çalışmalıdır. Aksi takdirde varış yerimiz Cennet olmaz..!
          
Müslümanın nasıl olması gerektiğini Efendimiz (S.A.V.) de bizlere şöyle haber vermektedir:
Numan ibni Beşir (R.A)’ dan rivayet edildiğine göre, Rasülullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:
"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr 66) bu hadis-i Şerif ile bizlere Müminin nasıl olacağını beyan buyurmaktadır.
          
İslam toplumları bir vücut gibi olmalıdır. Çünkü bir organın hastalığının bütün vücudu rahatsız etmesi gibi, bir Müslümanın başına gelen belaları ve musibetleri, bütün Müslümanlar kendilerine dert edinmelidirler. Müslüman birbirlerinin sevinç ve kederine ortak olmak zorunluğu İslam açısından ortaya çıkmaktadır, Müslüman vurdumduymaz, umursamaz, tembel olmamalıdır ve sonuna kadar esbaba tevessül etmelidir ve HAVALECİLİK anlayışını kökten Müslüman terk etmelidirler.
         
Havalecilik terk edilmezse H.z. Musa (A.S.)’ın kavmi, Hz. Musa (A.s.)’a söylediği gibi söylemeye başlarız: “Dediler ki: “Ey Mûsa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.” (Maide suresi 24). Bu ayeti Kerimeye baktığımızda Havaleciliğin ve aymazlığın Ehli Kitap olan Yahudiler de hat safhaya çıktığını görüyoruz. Allah bizleri İlahi yasalar ile uyarıyor. Ehli Kitap gibi aymazlık ve havalecilik yapmaktan uzak durmamız gerektiğini ilahi yasalar bizlere beyan buyurmaktadır.
             
Müslümanlar acilen HAVALECİLİK( Tembellik, vurdumduymazlık, nemelazımcılık, umursamazcılık ve yan gelip yatmak) hastalıklarını terk etmeli statik(donuk) hayattan, dinamik(gerçek-reel) hayata dönmek zorundadır. Aksi takdirde Müslümanlar bu gün olduğu gibi yarında perişan olmaya mahkum olurlar.
            
Müslümanın olması gereken hali her daim uyanık olmalı ve vahiyle terbiye edilmiş akılla hareket etmeli ve dünyevi veya uhrevi işlerde azami gayret sarf edip esbaba tevessül ettikten sonra dünyevi veya uhrevi işlerin sonucunu Allaha bırakmalıdır.(TEVEKKELTÜ ALELLAH)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.