Hayy'dan gelen Hu'ya gider
Grup Sayfamız için

Herkesin yanlış bildiği ve günlük hayatta çok yanlış, anlamı dışında kullanılan bir sözdür bu; "Haydan gelen huya gider"



Bu söz, günlük hayatımız içinde "kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar" gibi bir anlam yükleyerek kullandığımız bir atasözüdür. Oysaki bambaşka bir sözdür bu ve bambaşka bir anlam içerir.


Bu cümlenin aslı; "Hayy\'dan gelen Hu\'ya gider" dir. Yani, Yüce Mevlâ'mızın "Hayy" ve "Hu" sıfatları kastedilerek, "Her zaman diri olan Rab'den gelen yine o Rabbe dönecektir." manasına gelen bir sözdür. "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" (ALLAH'dan geldik ve yine ALLAH'a döneceğiz) ayetinin tasavvuftaki karşılığıdır.


Uhud savaşı henüz bitmiş İslâm ordusunun Medine’ye hareket etmişti.Merak içinde savaşa katılan yakınlarını soruyorlardı Uhud mücahidlerinin kadın yakınları..


Fakat ashâb-ı kiramdan kimse cevap vermek istemiyordu. Sadece Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz soruları cevaplıyordu.


Sıra Hamne binti Cahş (r.anhâ)’ya gelmişti. Rasûlullah (s.a) onu görünce hislendi ve hüzünlü bir şekilde onu karşıladı.


Nasıl cevap verilecekti? Kocası, kardeşi ve dayısı şehid olmuşlardı. Rahmet ve Şefkat Peygamberi Efendimiz kederli bir şekilde ona doğru yöneldi ve:

– “Ey Hamne! Sabret ve Allah’tan sevap bekle!” buyurdu. O da:

– “Kimin için sabredeyim ya Rasûlallah!” dedi. Efendimiz:

– “Dayın Hamza için.” buyurdu.Hamza ki hz. peygamberimizin de amcası idi.

Kadere teslim olmuş Hamne (r.anhâ) derin bir tevekkülle: “İnna lillâh ve innâ ileyhi râciûn =yani HAY'dan geldik HU'ya gideceğiz diğer bir ifade ile Bizler Allah’ın kullarıyız ve O’na döneceğiz Allah ona rahmet ve mağfiret etsin.” dedi.


İki Cihan Güneşi Efendimiz tekrar:

– “Ey Hamne! Sabret ve Allah’tan sevabını bekle!” buyurdu. O da:

– “Kimin için Ya Rasûlallah!” diye sordu. Efendimiz:

– “Kardeşin Abdullah İbni Cahş için.” buyurdu. Hamne (r.anhâ) yine sabır ve metânet içerisinde, İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn” dedi ve ona da: “Allah rahmet ve mağfiret etsin.” diye duâ etti.

Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz üçüncü kez:

– “Ey Hamne! Sabret ve mükâfatını Allah’tan bekle!” buyurdu. O da:

– “Kim için ya Rasûlallah!” diye sordu. Efendimiz derin bir hüzün içerisinde:

– “Mus’ab İbni Umeyr için.” buyurdu. Sevgili beyinin ismi geçince Hamne (r.anhâ)’nin hâli birden değişiverdi ve: “Vay benim başıma gelenlere!” diyerek ağlamağa başladı. Yetim kalan çocuklarını düşündü. 

Onun bu derin acısına dayanamayan Rahmet Peygamberi Efendimiz Hamne’yi tesellî sadedinde şu iltifatta bulundu:

– “Hiç şüphesiz kadının yanında beyinin ayrı bir yeri vardır. Kadınlarda kocalarına karşı ayrı bir bağlılık vardır. Hamne dayısının, kardeşinin, ölümüne dayanabildi. Fakat kocasının vefatını duyunca metânetini koruyamadı.” buyurdu. Hamne ve çocuklarına iyi bir halef vermesi için Allaha duâ etti.

Hamne (r.anhâ) sevgili beyi Mus’ab (r.a)ın ayrılığına dayanamadı.

Fakat kadere de itiraz etmedi. Şüphesiz ki HAY'dan gelmiştik hepimiz HU'ya gidecektik.

Efendimizin duâsıyla sâkinleşmeğe çalıştı. Allah’a tevekkül ederek hayatını devam ettirdi.

Hicri 1437 Yılınızın geçtiğimiz yıldan daha güzel bir yıl olmasını, islam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'dan niyaz ediyorum.Selam ve hürmet ile.....


14/10/2015

Kemal GÜMÜŞ (ORDU/AKKUŞ VAİZİ)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
m.emin sezgul 1 yıl önce

Hocamizin verdigi bilgiler icin tesekkur ederiz.bizler hocamizdan her daim faydalaniyoruz.omrunuz bereketlensin ustad.