Her din görevlisi bir cami kuşudur
Din görevlisi bir cami kuşudur yuvasını mescidin bağrına yapar

Her imam, her müezzin ve Kur'an'ı anlatan görevliler, adeta birer gönül hekimidir. Sevginin elden ele, evden eve kürsüden gönüllere aktığı şu günlerde ihlası, samimiyeti ve özveriyi bir kez daha solukluyoruz adeta. Camisini cemaatle, bahçesini güllerle süsleyen bu insanlar, Peygamber Efendimiz'in (sas) "kalbi mescitlere bağlı insanlar" müjdesine nail olabilme çabasını bir kez daha yaşamalı, yaşatmalı.
 
Her caminin bir yürek hastanesi, her imamın bir gönül hekimi olduğu yıllar vardı. Sıkıntıların tebessümle çözüldüğü günler; İnsanların kendisinden yardım isteyen elin rengine bakmadan el uzattığı yıllar; unutulmaz anların kalpten kalbe bir tatlı bakışla, iç dünyamıza bir bayram sabahında, bir sabah namazında nakşedildiği, sevginin elden ele, evden eve; minberden mihraptan kürsüden taşındığı kutlu zamanlar. Sadece kitaplarda kalmadı bunlar, kalmamalıydılar.
 
Hiçbir sığınağın, huzur ve kurtuluş yerinin olmadığı kıyamet gününde; arşın gölgesinde Hz. Allah'ın korumasında ferahlık bulacak yedi kişiden üçüncüsünü anlatırken insanlığın en kutlu kişisi Peygamber Efendimiz (sas) "Kalbi mescitlere bağlı adam" ifadesini kullanır. Camileri gönül hastanelerine çeviren, işte bu hakikati yaşayan din görevliliğinin de ötesinde din gönüllüsü olan imam hatiplerdir.
 
Hayatı iki ezan arasında olan insan farkında mı acaba? Doğduğunda yüzünde tebessüm, kalbinde ruhani hüzün, bir hocaefendi vardı yanında. Öldüğünde yüzünde ve içinde hüzün, acısıyla solan bir gülün yine bir hocaefendi var olacak. Peki, Allah yoluna çağıran bu adamlar sadece matemde ölümde mi hatırlanacak?
 
"Allah yoluna çağıran salih ameller, doğru ve hayırlı işler yapan; ben Allah'a teslim oldum diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki?" (Fussilet 41/ 33) Hidayet rehberi Hz. Kur'an'ın bu ayeti ne kadar da manidardır. Her ezanda bizi Allah yoluna çağıran, adeta camilerin ruhu olup onları ayakta tutan, bahçelerini güllerle süsleyen, iç dünyamıza inciler serpen din gönüllüsü irfan erleri ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
 
Her din görevlisi bir cami kuşudur. Yuvasını mescidin bağrına yapar. Onun kanatları güvercinlerinki gibi tüyden değildir. Onun bir kanadı takva ise diğeri irfan ve bilgidir. Her cemaat şefkate muhtaç bir yetimdir O'nun yanında; öyle ilgi ve alaka göstermelidir onlara. Yaşlılar caminin direkleri, gençler ve çocuklar o kudsi mekânın çiçekleridir onun aklında.
 
Din gönüllüsü ezanları göğe, onun da ötesinde arşa doğru yükselten kişidir. Okunan her ezan Rahman'ın evine bir davettir. Müezzinin dudağından dökülen her "hayye alel felah" (haydi kurtuluşa, hayra ve huzura gelin) sözü; aşkla okuduğu her ezan onun için sesini duyan ve dinleyenler sayısınca lehinde iyiliğine şahadet edecek kişiler demektir. Bu hal haftalara sığmaz bir Allah ikramının işaretidir.

 
Taştan ahşaptan yapıları mabede çeviren sır memurluktan öte yürekten bir tavır, içten gelen bir sevgi enerjisiyle çalışan din görevlisi siluetinde saklıdır. İşte böyle bir kişi namazda huşuyla Fatiha okuyup amin dediğinde irfan, aşk ve amel üçlüsüyle yetiştirdiği cemaatinin amin seslerine meleklerin amin (Rabb'im kabul eyle) sesleri karışacak, vaat edilen mağfiret ve bereket yer yüzüne inecektir.
 
Cami kuşları ufka uçarken arkalarından baktık kaldık. Kimileri cân emanetini sahibine secdede verdiler; kimileri günahlarına kefaret hastane köşelerinde hastalıkların acılarına elhamdülillah diye diye uçup gittiler. Kimileri bir yarı ömür kendi evlerinden daha aziz bilip, üzerine titredikleri, bahçesinde müminlere güller sümbüller dikmek için terledikleri camideki musalla taşından ahiret âlemine uğurlandılar. Kimilerinin vefatında yüz kişi ağladı, kimilerinde yüz bin kişi yas bağladı.
 
"İmam kendisine tabi olunması için vardır. Ondan ayrılmayın." Bu hadis fıkıh açısından namazda imamlık yapana tabi olmakla alakalıdır. Fakat belki de bununda ötesinde bize Kâbe'nin şubesi mescit ve camilerimizde bu şuur ve liyakatle görev yapmayı da hatırlatır. Hayat uzun ve yüce bir namaz, dünya büyük bir mescittir. Yapılacak görev ise hem var edene hem bütün varlığa karşı huşu, saygı ve muhabbetle dolu samimane bir kulluktan ibarettir.
 
Isparta Eğirdir Yeni İlçe Müftüsü
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ardıç ÇINAROĞLU 2 yıl önce

Allah razı olsun sacid hocam biz din gönüllülerini ne kadarda güzel anlatmışsınız.ama şu günlerde aşkla şezkle çalışan din gönüllülerine rotasyonla cezalandırıp Namaz kıldırma memuru haline döndürmeye çalışıyorlar.

Avatar
ysf 2 yıl önce

KUŞLUK durummu bıraktınız insanda

Avatar
Eyyup kır 2 yıl önce

Allah aşkına bırakın bu kuru edebiyatları imamlara yapmadığınızı bırakmayacaksınız sonra çıkıp edebiyat parçalayacaksınız bir Allahın kuluda çıkıp ne derdiniz var diye sormaz şu an anket yapılsın imamların yüzde 95 şi diyanetten sistemden memnun değil insanı severek zevk alarak yaptığı meslekten öylesine soğutuyorsunuz ki müftüler bi yandan cemaat bi yandan daha yazacak şeyler çok ama neyse..

Avatar
dost 2 yıl önce

Yazıda anlatılan ruh dünyası gönül ehli hocalarımızın himayesinde gerçektir imam müezzin vaiz müftü suni ayrımlar bunlar hepimiz hocayız o kadar kötü örnekleri bütün teşkilata mal etmek hepimiz için bir hatadır her yerde yanlış hocalar ruhu eğri nadanlar olduğu gibi hoca gibi hocalarda vardır.

Avatar
ibrahim 2 yıl önce

sizde elemanlarınızın gönül kuşu olmalısınız değil mi.?Adil olun yeter. sizden yapılan haksızlıkların hesabını Rabbım sorar inşallah.Yazmak değil yaşamak ve yaşatmak gerek.

Avatar
syk 2 yıl önce

........(devam)bize şahinlik kartallık yasaktır.sadece onlar içimizden avcı atmaca seçer ve yetiştirirler.edebiyat dönemi çoktan geçti ben lafa değil işe bakarım.......vesselam.

Avatar
syk 2 yıl önce

28şubat tan yaşadığım tecrübelere göre bu sitenin DİB kontrokünde olabileceği gibi bir düşünceye kapıldım.