H.z Lut'un en zor günü
Grup Sayfamız için

İbrahim'e(as) uğrayan elçilerin asıl geliş hedefleri aslında Lut kavmiydi. İbrahim'e(as) de uğramışlar; O'nu ve eşini bilgin bir erkek çocuk, alim ve inançlı bir nesille müjdelemişlerdi.
           
İbrahim(as), meleklerin gönderiliş gayelerinin onlara müjdeli haberden öte şeyler olduğunu anlamaış ve "Ey elçiler asıl işiniz nedir?" diye sormuştu. Lut(as)  kavmini helak için geldiklerini öğrendiğinde şefkat ve merhamet timsali İbrahim(as) onlarla helakın durdurulması için tartışmaya girmişti. Kuran'ın bu anlatımında Hz. İbrahim'in(as) , Allah'ın kesin buyruğu gelmişken merhametinden dolayı o kavme bir şans daha verilmesini istemesi; bu konuda ileri gidecek şekilde  meleklerle tartışması dikkat çekici bir durumdur. İbrahim'in(as) bu tavrı emre karşı gelmek değildi; ancak 'durun! bunlar insan, yanlış yaparlar ama belki şans verilirse hatalarını anlayıp yanlışlarından dönebilirler' yaklaşımıydı. Zira İbrahim(as) de insandı ve insanı yine en iyi bir insan anlar. İnsanın cinsel zaafiyetini biliyordu. Kaldı ki bu duygu anlıktı; o atmosfer gittiğinde akılları başlarına gelebilirdi. "Ey İbrâhîm, bundan vazgeç! Çünkü senin Rabbinin emri gelmiştir. Ve muhakkak ki onlara, geri çevrilemez bir azap gelecek (verilecek)."(Hud suresi 76.ayet) ifadesiyle melekler tartışmada son noktayı koymuşlardı. Tanrı'nın emrine elbet İbrahim'in(as)  de bir diyeceği yoktu.
           
Elçiler yakışıklı, cillop gibi delikanlılar şeklinde  geldiklerinde onları görür görmez Lut'un (as)  içine müthiş bir kasvet çökmüş; sırtına tonlarca ağırlık konmuştu adeta. Zira kavminin dalaletini biliyor ve bu masum misafirlere karşı onu zor duruma sokacakları ve konuklarını onların elinden korumakta güçlük çekeceği endişesini taşıyordu. Bu sıkıntılarla bir anda adeta hayatı kararmıştı Lut'un(as). Ve bu sıkıntısını Kuran'ın diliyle şöyle ifade etti:  “Bu, çok kötü (zorlu) bir gün.”,"Bu gün çetin bir gündür.", «Bu bir şiddetli gündür,». (Hud suresi 77.ayet). "Vaktâ ki Resullerimiz Lût'a vardılar onların yüzünden fenalaştı, eli ayağı dolaştı, bu çok müşkil bir gün dedi".(Hud suresi 77.ayet)
           

"Ve daha önceden seyyiat (kötü şeyler) yapıyorlardı."(Hud suresi 78.ayet) Bu açıdan Lut'un(as) 'bu çok zorlu bir gün' ifadesiyle Kuran'ın onun toplumsal sıkıntısını ve kavminin sineklerin pekmeze üşüşmeleri gibi Lut'un(as) misafirlerine koşmalarının anlatımı elbet kişisel iletişimlerle görsel ve duygusallıkları yansıtan toplumsal boyutlu Kuran anlatımıdır.
           
"Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler.", "Kavmi, izdiham halinde koşarak Lût'un yanına geldi.", "Daha önceleri çirkin işler yapmış olan kavmi harıl harıl koşup geldiler."(Hud suresi 78.ayet). Lut'un(as) korktuğu başına gelmişti. Sapkın halkı sapkınlıklarını işlemek üzere onun kapısına çullanmışlardı. Bu sapkın, laf anlamaz insanlardan bu masum misafirlarini nasıl koruyacaktı? Biraz önce tüm bunları yaşacaklarını tahmin etmiş ve onun için 'bugün çok zor bir gün, çetin bir mesai olacak' demişti.
           
Onların karşılarına çıkıp Kuran ifadesiyle şöyle dedi:  Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikâhlanmanız) sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?” , “Ey kavmim, ümmetim içinde evliliğe hazır dolu genç kızlarım var. Onlarla evlenin. Onlar sizin için helâl, daha temiz. Allah'ın emirlerine muhalefetten, azâbından kendinizi koruyun. Misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin. İçinizde, aklı başında, sözü dinlenen bir adam yok mu?”, "Ey kavmim! İşte size kızlarım, onlar sizin için daha temizdirler. Gelin Allah'tan korkun, beni misafirlerime rezil rüsvay etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?"(Hud suresi 78.ayet).
           
Toplumu Lut'a(as) şöyle cevap verdi: “İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun” dediler.", “Senin ümmetinin kızlarında bizim gözümüzün olmadığını biliyorsun. Şüphesiz sen bizim ne istediğimizi de biliyorsun.” dediler.", "Sen de bilirsin ki, bizim senin kızlarınla bir ilgimiz yoktur. Sen bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyorsun." dediler."(Hud suresi 79.ayet)
           
Sapık takıntılarını gerçekleştirmek için onların tam bekledikleri fırsattı Lut'a(as) gelenler. Adeta gökte ararken yerde bulmuşlardı aradıklarını. Tam aradıkları, sapkın zevklerini gerçekleştirecekleri gençlerdi gelen elçiler. 'Sen bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyorsun' demeleri bunu ima içindi. Toplu zevk sapkınlıkları için çoktan planlar yapmışlar, mekanlar hazırlamışlardı. Bu sapkın zevk azgınlıklarıyla bu hususta kuvvetli arzularıyla Lut'a(as) koşmuşlardı. İşte Lut'ta(as) bundan korkuyordu. Onları engellemek için "işte size kızlarım, onlar sizin için daha temizdirler" demiş ve çaresizce içlerindeki insani yönü ve insanın aklını hatırlayarak "içinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?" demişti.
           
Onların Lut'u(as) anlamaları imkansızdı; zira öyle olsaydı O'nun peygamberliğini zaten kabul ederlerdi. Uyarı ve hatırlatma açısından kavmine şöyle diyecekti Lut(as): "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."(Araf Suresi, 81. ayet)
           

Kavminin cevabı aley hakaret ve küçümseme içeriyordu:  "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!". (Araf Suresi, 82. ayet)
           
Böyle sapkın, söz anlamaz topluluğa karşı Lut'un(as) çaresizce ifadesi hayıflanmaktı: “Keşke size karşı benim bir kuvvetim olsaydı veya ben, kuvvetli bir taraftara (muhkem bir yere) sığınsaydım.”,“Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim”. (Hud suresi 80. ayet)
           

Üzerine çullanıp, girişleri zorlayan toplumunun artık onu geçip misarlerine ulaşacaklarını düşündüğü noktada, bu en çaresiz anda Lut'a(as) elçiler şu rahatlatıcı sözü söyleyeceklerdi: “Ey Lut! Muhakkak ki biz, senin Rabbinin resûlleriyiz (elçileriyiz). Onlar sana asla ulaşamazlar. Hemen gecenin bir kısmında hanımın hariç, ailen ile gece çık, yürü. Sizin içinizden biriniz (hiç kimse) geri dönmesin (dönüp bakmasın). Çünkü; onlara isabet eden şey, ona da isabet edecek. Muhakkak ki onlara vaadedilen vakit, sabah vaktidir. Sabah vakti yakın değil mi?” , "Ey Lut! Şundan emin ol ki, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla zarar veremezler. Sen, gecenin bir kısmı olunca ailenle birlikte hemen buradan çık git. İçinizden hiç kimse geri kalmasın, eşin başka. Çünkü ona da onlara gelecek olan musibet gelecektir. Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir. Zaten sabah yakın değil mi?". (Hud suresi 81. ayet)
           
(1. İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı... 4. Onlar yatmadan, kentin erkekleri -Sodom'un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler- evi sardı. 5. Lut'a seslenerek, ‹‹Bu gece sana gelen adamlar nerede?›› diye sordular, ‹‹Getir onları da yatalım.›› 6. Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı. 7. ‹‹Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın›› dedi, 8. ‹‹Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler.›› 9. Adamlar, ‹‹Çekil önümüzden!›› diye karşılık verdiler, ‹‹Adam buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor! Sana daha beterini yaparız.›› Lut'u ite kaka kapıyı kırmaya davrandılar.). (Tevrat, bölüm 19)
 

           
İbrahim(as) de, Lut(as) ta gelenlerin melekler olduklarını bilemezlerdi; zira onlar öncelikle insandılar. Tanrısallıkları Allah tarafından peygamberlik göreviyle görevledirilmiş olmalarıydı. Kaldı ki Peygamberimizde ilk vahiyde yaşadıklarının ne olduğunu anlamamıştı.
           
Yakışıklı delikanlıları görür görmez Lut'un(as) üzerine müthiş bir ağırlık çökmüştü. Kalbi kavminin yapabileceklerinden hüzün ve kasvetle dolmuştu. Toplumu gelip O'na dayandığında hiçbir peygamber Lut'un(as) yerinde olmak istemezdi. Meleklerin 'muhakkak biz Rabbinin elçileriyiz' dedikleri ana kadar koca bir gün O'nun hayatının kabusu olmuştu.
           
Misafirlerine karşı rahatlamıştı; ama helak hükmü merhametli İbrahim'in(as) akrabası Lut'ta(as) buruk bir hüzün bırakmıştı. Ve kesinleşen ilahi hüküm uygulanmıştı.
           
Sonrası Kuran'ın ifadesiyle şöyle anlatılır: "Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi." (Hicr Suresi, 73) "Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık." (Hicr Suresi, 74) "Artık emrimiz geldiği zaman onu (o şehri) alt üst ettik (onu yükseltip alçalttık). Onların üzerine, istif edilmiş (dizilip hazırlanmış) siccilden (pişirilip sertleştirilmiş kerpiçten yapılmış) taşlar yağdırdık."(Hud suresi 82.ayet) 
 
           
(...‹‹Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar. 13. Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi.››... 15. Tan ağarırken melekler Lut'a, ‹‹Karınla iki kızını al, hemen buradan uzaklaş›› diye üstelediler... 24. RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı. 25. Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti."). (Tevrat, bölüm 19)

Anahtar Kelimeler:
Diyanet Dinihaberler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Teşekkürler 2 yıl önce

Sodom Gomore Lut kavmi miymiş!Hep merak ederdim.Güzel bir yazı olmuş.