“İdol” Kavramı Üzerine
Grup Sayfamız için

Günlük hayatta kullandığımız bazı kelimeler vardır ki, anlamlarına pek dikkat etmeyiz. Belki dil alışkanlığı olarak, belki de baskın kültürün etkisi altında kalarak, zihinsel ve kalbî kabullerimize aykırı olan, olabilen birçok kelimeyi (kavramı) dilimize pelesenk olmuş gibi kullanırız. Dil ve kültürümüze, milli ve manevi değerlerimize karşı gereken hassasiyete sahip olmayınca bu tür hataları icra etmemiz ve hatta konuşma hayatımızın bir parçası haline getirmiş olmamız kaçınılmaz bir hal alıyor maalesef…
           
Günlük kullanımdaki kelime haznemizi 100-150 kelimeyle, hayatımızın kahir ekseriyetini ihtiva eden kısmında da 500 ila 600 kelime ile kendimizi sınırlandırınca elbette lisanda bir daralma, anlayış ve kavrayışta bir sığlık ve zorluk, maksadın hâsıl olmasında da bir zafiyet meydana geliyor.
           
Bizim kendi zihinsel dünyamızdan dış dünyaya yansıyan zafiyetin görülmesi, elbette kültür emperyalizminin gönüllülerince, büyük bir mutlulukla karşılanıyor ve maalesef hemen taarruza geçiliyor. Üzerimizde hâkimiyet icra etmeye kalkışıyorlar ki bunun kapısını bilerek veya bilmeyerek biz aralamış oluyoruz.
           
Diline ve kültürüne sahip çıkmayan milletlerin varlıklarını idame ettirebilmesi, meşru zeminden kaymadan hayatiyetini sürdürebilmesi ve hatalardan masun bir vaziyette bulunması neredeyse mümkün değildir.
           
İşte bizim insanlarımızın, özellikle de gençlerimizin kullandığı “idol” kelimesi de (benim idolüm falan kişidir, idolümsün sen, o bir idoldür. Vs gibi) bilinçsizce veya üzerinde düşünülmeden, anlamı idrak edilmeden kullanılan yanlış mana ihtiva eden, düşünce dünyamıza zarar veren kelimelerden (kavram) birisidir. O halde bu idol kavramının içerdiği anlama bir göz atalım. Ne anlama geliyor, biz bu kelimeyi kullandığımızda ne demek istemiş oluyoruz, şöyle bir irdeleyelim. Sözlük ve felsefî anlamına bir bakalım.
           
İdola; (Alm. Idol, Fr. İdole, İng. İdol, Lat. İdola, Yun. Eidolon, es. Tr. Sanem): Put, imge, kuruntu. (Felsefede) F. Bacon’ın “Yeni Organum” unda kullandığı kavram. İnsanın doğasında yerleşik olan ya da sonradan kazanılmış olan ve gerçek bilgiyi engelleyen önyargılar. (Ör. İdola fori; çarşı idolleri, kamusal ve toplumsal yaşamın belirlediği önyargılardır; bunların kaynağı da dildir. Geçmiş çağların dilde kalıplaşan görüşleri bizim için birer önyargı olmuşlardır.[1] İdol, Fr. İ- Put, Putperestlerin tapındıkları heykel.[2]
           
Farklı kaynaklardan verdiğimiz iki tanımda da ortak payda olarak Puttan, putlaştırılan şey veya şeylerden bahsediliyor. Kültür emperyalizminin gönüllü taşıyıcısı olmak istemeyen insanlarımızın, özellikle de gençlerimizin ne söylediğine, söylediğinin ne anlama geldiğine, bizim dışımızdakilerin bizim bu söylediklerimizi nasıl anladıklarına da dikkat etmeleri gerekmektedir. Sarf ettiğimiz sözlerin; inanışlarımıza, genel ahlak kabullerimize, ferdi ve ictimaî yapımıza uygun olup olmadığına riayet etme mecburiyetimizin olduğunu hatırımızdan asla çıkartmamalıyız.
           
Dilimizi ve bununla beraber zihnimizi de yanlış davranış ve kullanımlardan korumak durumundayız. Bu bir vecibedir. Eğer biz bu konularda hassasiyet göstermez isek, ortak dilimizi, ortak kavrayışımızı, ortak anlamlandırma kabiliyetimizi kaybetmiş oluruz. Bizler sosyokültürel alanda da başkalarının boyunduruğu altına girmek yerine, bizim kendi kaynaklarımıza, kendi kavramlarımıza bakmalıyız. Alternatif kullanımları bulmak zorundayız. İdol kelimesi yerine, bizim hem inanışımıza hem de örf, adet ve geleneklerimize (naslarla çelişmemek kaydıyla) uygun olan “rehber, önder, numune-i imtisal, yol gösterici” gibi bize ait kavramları kullanmalıyız. “Falan benim idolümdür!” yerine “Ben davranışlarımda falanca kişiyi veya filanca ekolü örnek alıyorum.” Diyebiliriz.

Ne dilimizde ne de zihin dünyamızda hiçbir yaratılmışı, putlaştırmaya, ilahlaştırmaya gitmemeliyiz. Zaten böyle bir hakkımız da söz konusu değildir. “Allah’tan başka ilah olmadığına” iman eden insanımızın bu ikrar ve kabulünü bir tarafa bırakarak “Falan benim ilahımdır. Bir Tanrı’ya bir de sana tapıyorum. Beni sen yarattın.” Vs gibi kabullenilmesi mümkün olmayan ve şirki gerektiren sözleri diliyle de kalbiyle de reddetmelidir.

Efendim, ben bu kelimeyi kullanırken o manayı kastetmiyorum. Yani “falanca kişi benim idolümdür derken o kişi benim tanrımdır demek istemiyorum.” Demeniz bir anlam ifade etmez. Zîra evrensel dil kuralları, o kelimeye o anlamı yüklemiştir. Nasıl “Tanrı” denildiğinde dünyanın her yerinde “kendisinden daha mükemmel varlığın olması düşünülemeyen, en mükemmel varlık” akla geliyorsa “idol” denildiğinde de bu menfi anlam akla gelmektedir.

Bizim idol kelimesi ile “Tanrı, Tanrılaştırılan put” anlamlarını kastetmemiş olmamız manayı değiştirmez. Dolayısı ile dilimizi, yanlışlardan ve hegemonik güçlerin tasallutundan korumak ve arındırmak mecburiyetindeyiz.

İnsanları dünyevi makam ve mevkileri ne olursa olsun, Peygamber mesabesine çıkarmamalıyız. Peygamberleri (hangisi olursa olsun) Allah mesabesine çıkarmamalıyız. Hz. Peygamber; (as) Benî İsrail’in helak olma sebeplerini sayarken, onların peygamberlerini Allah mesabesine çıkarak sevmelerini ve peygamberlerini (yani insanı, yaratılmışı) Allah ile (haşa) özdeşleştirerek sevmelerini zikretmiştir.

Diline sahip çıkamayan, kültür ve maarif değerlerini koruyamayan, geçmişle irtibat kuramayan, dünü ile bu günü mezcedemeyen bir gençlik, (veya kuşak) milli ve manevi benliğinden kopmaya, köksüzleşmeye ve hatta yok olmaya mahkum olacaktır. Onun için, dilimize, kullandığımız kelime ve kavramlara, ifade ettikleri anlamlara, sahip olduklara muhtevaya azami dikkat etmek mecburiyetimiz vardır.

Özellikle de, bu milletin evladıyım diyen ve bu milletin evladına söyleyecek sözüm var diyen insanların dil, kelime ve kavramlar üzerinde mutlak surette “zihinsel istiklale” sahip olmaları elzemdir. Aksi takdirde “kendileri mahbus olanların âleme hürriyet va’detmeleri” hiçbir değer ifade etmeyecektir vesselam…   




[1] Bedia Akarsu, Felsefe Terimleri Sözlüğü, s. 102, İdola maddesi.
[2] D. Mehmet Doğan, Büyük Türkçe Sözlük, s. 450, İdol maddesi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol