Kurban ve Ahlakı
Kurban ve Ahlakı Kurban; kelime olarak yaklaşmak, yakın olmakdemektir. Dini bir terim olarak ise Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmak niyetiyle Kurban Bayram günlerinde kesilen hayvanın adıdır. Buna “Udhıyye” denir.

Hicri ikinci yılında meşru kılınan kurban, insanlık tarihi kadar eski ve köklü bir ibadettir. Hemen her din ve gelenekte kurban vardır. Herkes bir varlığa kurban olur. Kimisi, dinine, kimisi vatanına, kimisi mal, mülk ya da servetine… erkes kutsal saydığı şeyekurban olur ve onuntakdirini kazanır. Mâlî ibadetlerden biri olan kurban, Cenab-ı Hakk’ın ihsan buyurduğu nimetlere bir şükran borcudur.Hz. İbrahim’den (a.s) sünnet olarak bize intikal eden kurban, insanın Allah’a yaklaşmasına vesile olur.

İnsan bu ibadeti yerine getirmekle -kurban kes¬mekle- Hz. İbrahim (a.s) gibi Allah’a ve o’nun emirlerine olan bağlılığını ve rızasını kazanmak için her türlü fedakarlığa hazır olduğunu göstermiş olur. Bu itibarla bütün ibadetlerde olduğu gibi kurban ibadetinde de iyi niyet ve ihlas esastır. Kurban,kişinin yaşadığı takvanın işaretidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (Hac, 22/37) Kurban İbadetinin Önemi veFaydaları: Kurban kesilerek bir yandan ibadet yapmanın vermiş olduğu sevap ve haz alınırken diğer yandan toplumda bulunan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarınıngiderilmesi neticesinde toplum birlikteliği ve huzuru sağlanır.

Hz. Peygamber (s.a.s) hadis-i şeriflerinde Kurban ibadetinin önemine şöyle dikkat çekmektedir. يَا أيُّهَا النَّاسُ إنَّ على كُلِّ أهْلِ بَيْتٍ في كُلِّ عَامٍ أُضْحِيَة“Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vaciptir.”(Tirmizi, Edahi, 18; İbn Mace, Edahi, 2) إِنَّ أَوَّلَ مَا نَبْدَأُ بِهِ مِنْ يَوْمِنَا هَذَا أَنْ نُصَلِّيَ ثُمَّ نَرْجِعَ فَنَنْحَرَ فَمَنْ فَعَلَ هَذَا فَقَدْ أَصَابَ سُنَّتَنَا “Bu günümüzde yapacağımız ilk şey bayram namazını kılmak, sonra (evlerimize) dönüp kurban kesmek olacaktır. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur.”(Buhari, Edahî, 1, VI, 234; Müslim, Edâhî, 1)

Kurban,kişiyi cimrilik hastalığından ve dünyaya olan düşkünlüğünden korur. Kurban, İslam’daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Kurban bayramında yüzbinlerce hayvanın kesilmesiyle ticaret canlanır. Hayvan yetiştiriciliği teşfik edilmiş olur. Kurban kesmeklefedakarlık ve yardımlaşma duygusu daha da güçlenir. Kurban vesilesiyle toplumda sevgi ve dostluk bağlarıpekişir. Aylarca evine et götüremeyen fakir ve yoksulların, Kurban etini yemesiyle vücutlarının ihtiyaç duyduğuprotein depolanır.

Kurbanın Bize Verdiği Mesaj: Zeyd b. Erkâm’ın(r.a) rivayetine göre kurbanın ne olduğunun sorulması üzerine Resulullah (s.a.s)şöyle buyurdu: سُنَّةُ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَضَحُّوا فَإِنَّهَا“Kurban kesiniz zira o,babanız İbrahim’in sünnetidir.”(İbn-i Mâce, Edâhi, 3)

Hz. İbrahim (a.s) Allah’a yalvarıp ona bir erkek çocuk vermsi durumunda onu Rabbine kurban edeceğini söz verir. Rabbine karşı vermiş olduğu bu sözün neticesinde imtihana tabi tutulur. Hz. İsmail(a.s) ise babasının vermiş olduğu bu sözü yerine getirmedeki samimiyetiyle imtihana çekilir. Cenab-ı Hak Hz. İbrahim’e (a.s) soruyor; Esareti mi, kurtuluşu mu? Hevesi mi, bilinci mi? Bağlılığı mı, mesajı mı? Babalığı mı, peygamberliği mi? Babalık şefkatini mi, nebîlik ciddiyetini mi? İsmaili mi, Rabbini mi? seçiyorsun.Seç Ey İbrahim!. Biricik gönül meyveni, ciğer pâreni, seni hayata bağlayan ve bu diyarda tutan her şeyi... yani İsmail’ini kurbanlık bir koyun gibi tut, yere yatır ve kes şah damarını…Yürek yakan bir hal, göz yaşartan bir sahne… Hz. İbrahim(a.s):“Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi.”İsmail (a.s)durumu anlar, babasının yüzüne sevgiyle bakarve teselli eder onu: Babacığım! Hiç düşünüp çekinme, Hakk’ın emrini yerine getirmekte tereddüte düşme. Teslim ol Rabbine, Allah tarafından “Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” der.(Saffat, 37/102) Canını Allah yolunda vermek üzere boynunu uzatabilen bir yiğit…İtaattaki inceliği kavrayan ve Cânan uğruna kurban olmayı temsil eden tevhid delikanlısı İsmail(a.s). İşte her ikisi de Allah’ın emrine teslim. İbrahim (a.s)oğlunu şakağı üzere yere yatırır; çabuk ve rahat kessin diye önce elindeki bıçağı biler, onu taşa çalar... tamam, taş dahi iki parça olur… ama hayret, taşı parçalayan bıçak, pek narin bir boğaza işlemiyor…bu bıçak kesmiyor.Evet daha önce İbrahim’i (a.s) ateş yakmadığı gibi şimdide İsmail’i (a.s)bıçakkesmez.Çünkü ateşe atılan Halilullah, bıçağın altına yatan ise Zebihullah -Allah'ın Kurbanı- dır. Bir Koyun, Bir Mesaj: Allah“Ey İbrahim! Sen rüyana sadık kalıp onun gereğini yerine getirdin, vazifeni eda ettin; Allah da İsmail yerine kurban edesin diye bu koyunu gönderdi. İşte böyle ödüllendiririz Biz iyileri, ihsan ehlini!”(Saffat, 37/103)buyurdu. Evet yüce Allah, İbrahim’i (a.s) “İsmail’i (a.s)kurban etme doruğu”na çıkardı. İbrahim’in (a.s)torunlarından yani bizden de et ve kan değil, niyetlerimizde ihlas ve takva istedi.Şimdi sen ey bu devrin İbrahim’i, bugün de sen “Kurban” emrine muhatapsın. Peki Bizim İsmail’imiz Nedir? Hz. İbrahim (a.s)Allah’a yaklaşmak için en çok sevdiği oğlunu kurban etme teşebbüsüyle bize şu mesajı veriyordu: Allah’a yaklaşabilmek için gerektiğinde en çok sevdiğin şeyi Allah için feda edebilmelisin.لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe ulaşamazsınız.” (Al-i İmran, 3/97)Bizler de içimizdeki İsmail’i bulup onu Allah yolunda terk edebiliyorsak o zaman kurbandaki gerçek manayı bulmuş oluruz.

Ey kurban kesmek isteyen çağın İbrahim’i! Senin İsmail’in nedir? Şerefin mi, makamın mı, konumun mu, kariyerin mi? Paran, evin, bahçen, bilgin, mesleğin, gençliğin ya da güzelliğin mi? Yoksa, nefsin, enâniyetin, benliğin mi?Senin İsmail’in belki “kendin”, belki “ailen”, mesleğin, servetin, onurun… İsmail namındaki sevgin, canın, aşın, maaşın…Oğlun mu, kızın mı, eşin mi, arkadaşın mı, annen mi, baban mı, yoksa atan mı? Servetin mi, şöhretin mi, benliğin mi, yoksa şehvetin mi? Senin İsmail’in kim? Sen önce onu bulmalısın.İhtirasların mı, arzuların mı, tutkuların mı, kariyerin mi, planların mı, düşlerin mi, yoksa seni çepeçevre kuşatan aşkın mı? Kim senin İsmail’in? Sen önce onu bulmalısın sonra cananından vazgeçebilmenin sırrını tadacaksın. Ama sen önce cananını bulmalısın. İsmail, Leyla’dır kimi dem sen Mecnun’san eğer; Keremdir o, sen Aslıysan eğer?… diyor Şair. Ama sen İsmail’ini bulmalısın. Nedir dağları deldirten, çölleri aştıran, okyanuslara meydan okuyan yüreğindeki tutku? Uykularını kaçırandır senin İsmail’in aslında. Kimdir senin İsmail’in? Koç mu, araba mı, ev mi? Kurbanı keserken onu hatırlamalısın. Herkesin İsmail’i farklıdır. Kiminin İsmail’i şan-şöhrettir; kimininki öfkedir, kimininki hırs ve hasettir, kimininki de makam-mevkidir.

Öyle ise içimizdeki İsmail’i tespit edip onu Allah için kurban edelim! Esasında bizim İsmail’imiz, Allah’a yakınlaşmamıza engel olan herşeydir. Kurban Nice Canlara Can Oluyor: Kurban ibadeti, imanî dirilişe bir nevi can bağışı hükmündedir. Günümüzde başta Türkiye Diyanet Vakfı olmak üzere çeşitli yardım kuruluşları vasıtasıyla ülkemizden yurtdışına gönderilen kurbanlar Müslim-gayrimüslim ayrımı yapmadan nice sinelere can oluyor. Bugün insanlık iman boşluğunun kurbanıdır. Kurban ibadeti, imansızlığın kurbanlarına imanî bir diriliş nefesi olabilir. Her gönlün kapısı vardır elbet. Sorun onlarca, binlerce kapalı gönül sarayına açık bir kapı bulup girebilmektir ya da münasip bir anahtar ile kapılardan herhangi birini açıp içeri girebilmektir.

Kurban Kesen Kimse Adeta Şöyle Demiş Olmaktadır: “Ya Rabbi! Senin yolunda, senin rızanı kazanmak uğruna maldan, mülkten, sevdiklerimden hatta canımdan vaz geçmeye hazırım. İşte bu kurbanı imanımın ve teslimiyetimin bir nişanesi olarak yine senin adınla kesiyorum. Bu kurbanın toprağa dökülen kanı, sana verdiğim sözde, imanımda ve ihlâsımda bütün benliğimle sabit olduğumun tasdikidir. Kabul eyle ve beni bu yolda daim eyle…”

Dünya bir kurban arenasıdır. Bu arenada kim kime kurban? Bir ömür kime heba? Bir gençlik kime feda?En önemli sorumluluk, Allah için kurban olmaktır. Aklımızda kurban bilinci, alnımızda secde izi, kalbimizde adayış ruhu ile Rabb’e yürümektir. Kur’an, bize hem kurban olmayı hem de kurban kesmeyi öğretiyor. Bu mesaj ile yola çıkanlar hep şunu söylediler:“Fedake ya Rasulallah” Canım sana feda olsun ey Allah’ın Rasulü! O da (s.a.s), ümmetinin kendisine olan bu düşkünlüğünü karşılıksız bırakmadı. Resulullah (s.a.s) kurban keserken şöyle niyet ediyordu:“Bismillahi Allahü ekber, bu koç benim ve ümmetimden kurban kesemeyenler içindir.” Bu ümmet, kurbansız kalamazdı. Yoksa kulluk, kusurlu olurdu. Hz. İbrahim’den bize kalan kurbandı. Hz. Muhammed (s.a.s)’den kalan ise Kur’an’dı. Kur’an’ın gölgesinde kurban bilinci ile yaşayanlara ne mutlu!.

Cüneyd-ı Bağdadi: “Mina’da kurban kesen bir mü’min eğer nefsinin bütün arzularını boğazlamazsa kurban kesmiş olmaz”diyor.(Hucvurî, Keşfu’l-Mahcûb, Tahran, 1338, 5/425) İbni Arabi ise“En büyük kurban nefstir, esas mesele onu boğazlamaktır.”diyor(İbn Arabi, Fusûsu’l-Hikem, Kahire, 1946, b, 46, 84, 95, 101).Evet Allah kurban istiyor ama zorunlu olarak değil, gönüllü olarak.Kurban, teslimiyettir. Teslimiyet ise boyun eğmektir, belaya sabretmek, kazaya rıza göstermek, nimete ise şükretmektir.Teslimiyette huzur vardır.Teslimiyet cennettir, itiraz ise isyandır.

Aslında Kurban Nedir? Her şeyden önce kurban kesmek bir ibadettir.Malla yapılan bir fedekarlıktır. Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı yapılan bir şükürdür. Kişinin samimiyetinin bir ifadesidir. Dünyevileşmeye karşı ilahi bir uyarıdır.Allah’a yakın olmak demektir.Canan sınavını aşmaktır.Teslimiyet ve itaat demektir.Allah adına her türlü feragat ve fedakârlık için bir kararlılık göstergesidir.Bir boyun eğiştir. “Boynum kıldan ince…” dercesine.

Bireysel ve toplumsal arınmanın bir aracıdır.Allah için her şeyden vazgeçebilmenin bir ifadesidir.İnsanın özgürlük hamlesidir. Yani tutkulardan, tutsaklıktan, tamahkarlıktan soyutlanma eylemidir.Kişinin, günahlarına ve hayatına karşı fidye ödemesidir.Allah ile barışık olmaktır. Allah’a bağımlı kalmaktır.İsmailce bir teslimiyetin tekrarıdır. Kulluk bağlamında İbrahimi bir tutumdur. Halil olmanın, veli olmanın yolu bıçak altına yatmaktan geçiyor, demektir.

Kurban, bir gelenek değil, bir gösteri de değil, bir et şöleni de değilkulun Rabbine olan teslimiyetinin ifadesidir. İslam’ın şiarı olan kurbanibadeti, imanî dirilişe bir can bağışıdır aslında. Hulasa Kurbanla Verilen Mesaj Şudur: Ey “kan dökücü” ve “bozguncu” insan, haksız yere kan dökme! Dökülecek bir kan varsa, o da Rabbin için kurban kesmendir. Ne kendi adına ne de sahte ilahlar adına kan dökme!“Rabbin için kurban kes.”(Kevser, 108/2)

Kurban keserken bencil duygularından kurtul. Bıçağı öfkene, hevana, şehvetine, ihtiraslarına çalıver!

Bize bu ölümsüz dersi bırakan İbrahim’e (a.s) selam olsun!

Bize bu teslimiyet dersini veren İsmail’e(a.s) selam olsun!

Bize fedakarlığı öğreten Hacer’e validemize selam olsun!

Bu İbrahimi sünneti bize ulaştıran Hz. Peygamber’e (s.a.s) salat-u selam olsun!

Bütün İbrahimce,İsmailce ve Hacerce yaşayanlara selam olsun.Rabbimden temennim, onların verdiği bu mesaj çağlar boyu yankılansın dursun.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslam aleminin “Kurban Bayramını” tebrik eder, Müslümanların birlik ve beraberliklerinin sağlanmasına, akan kan ve gözyaşının dinmesine vesile olmasını yüce Allah’tan temenni ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdullah Korkut 2 yıl önce

Tebrikler ve teşekkürler.