Muharrem ayını anlamak
İslam dünyasında, önemsenen ve kültürünün bir parçası haline gelen Muharrem Ayına 25 Ekim 2014 Cumartesi günü kavuşmanın heyecanı yaşanmaktadır.

Tevbe Suresi 36. ayette “…Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylardır…” İşaret edilen ayların hürmet edilmesi gereken, savaş ve kan dökülmesi yasak olan aylar demektir. Bunlar; (Muharrem – Receb – Zilkade – Zilhicce) aylarıdır.

Muharrem Ayı’ nın İslam tarihinde değeri çok büyük olan hicretin başlangıç ayı kabul edilmiş olması ayrıca önem taşımaktadır.

Muharrem ayında Müslümanlarca önem atfedilen Aşura günü hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır.

Peygamberimizin (sav) Aşura gününde oruç tuttuğu hakkında hadis kaynaklarımızda rivayetlerin olduğu, bu yüzden de İslam dünyasının büyük bir kesiminde Aşure günü oruç tutulduğu bilinmektedir.

Muharrem ayı, Aşure günüyle tarihimiz ve kültürümüzde önemli bir yere sahiptir.

Muharrem ayı; hicret ayı olarak da bilinir.

Hicret; Muhacir’in Ensar’a kavuşma arayışı, sevginin, fedakârlığın, paylaşımın yeni bir hayat tarzı, fikir ve düşüncenin zemin bulduğu hakkın, adaletin, hayrın ve iyiliğin yaşanabilirliğin azmidir.

Hicret; günahlardan arınmak, kötülükleri terk etmek, zulüm ve haksızlıkların kıyamete kadar ortadan kaldırılmasını arzu eden bir gayretin göstergesi, yeni bir imkân ile yeni bir medeniyetin kurulması arayışıdır.

Peygamber Efendimiz (sav)’ in Mekke-i Mükerremeden Medine-i Münevvereye hicreti düşünülerek, O’na inanç ve bağlılığımızı iyiden iyiye canlandırmaktadır.

Muharrem Ayı, Hz. Hüseyin (ra) başta olmak üzere beraberindeki Ehl-i Beyt’ ten yetmiş kişinin katledilmesiyle ciğerlerimizi dağlayan Kerbela’ yı hatırlatan aydır.

Kültürü, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları derin acılara gark eden olay, Peygamberimizin (sav) biricik torunu, Cennet gençlerinin Efendisi Hz. Hüseyin (ra) ve beraberinde ki Ehl-i Beyt mensuplarının On Muharrem de Kerbela’ da şehid edilmiş olmasıdır.

Başta milletimiz olmak üzere bütün Müminlerin On Muharrem de meydana gelen hadisenin kalpleri incittiğini, ortak bir hüznün içine girdikleri bilinmektedir.

Hz. Hüseyinin (ra) şehadeti münasebetiyle On Muharrem günü bütün müminlerin sahip olduğu Kalb-i rikkat ve ortak hüzün, aynı zamanda Ehl-i Beyt sevgisinin bir bağlılığı olarak da değerlendirilmektedir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’ in Ehl-i Beytine sevgi ve bağlılığımızın müminlere izzet ve şeref kazandırdığı bir hakikattir.

Kerbela’ da Hz. Hüseyin ve beraberindekileri acımasız bir şekilde şehid edenler ise insanlığın ortak vicdanında zulümle mahkûm edilmiştir.

Kerbela’ nın acısını ve hüznünü yüreğinde taşıyan Caferi mezhebine mensup kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün müminlerin acısı ve hüznü yüreğimizde hissedilmektedir.

Kerbela’ da katledilen Hz. Hüseyin’ in şehadeti gönüllerimizde Ehl-i Beytin sevgisini ve bağlılığını her yıl bir kat daha arttırmaktadır.

Hz. Hüseyin ve beraberindekileri zulümle katledenler ise, daima yaptıkları zulümle anılacaklardır.
Kerbela acısını ve hüznünü yüreğinde taşıyan bütün Müminlerin acılarını ve hüzünlerini yürekten paylaşıyor, Aşure gününün birliğimize, beraberliğimize ve bütünlüğümüze vesile olmasını diliyor, Ehl-i Beyti Mustafa’nın sevgisiyle dolu, mutlu, huzurlu ve kardeşlik duygusu içinde bir Muharrem ayını geçirmemizi, memleketimiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.
 
Diyanet Haberlere dair ilk haberleri gurup sayfamızdan öğrenmek için
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.