Muhteşem camilerimiz ve fonksiyonları
İslam toplumları için vazgeçilmez olan kurumlar arasında camiler ilk başta yerini alır. Bu özelliğinden dolayıdır ki camiler, yediden yetmişe herkesin ilgi alanı olmuştur. Bilhassa milli şairler ve halk ozanları,kutsal mekanlar olan camilerimizi şiirlerine konu edinmişlerdir. Bu kültürel mirasın etkisiyle olacak ki topyekûn millet olarak, kimliğimizi simgeleyen camileri benimsemişiz ve ruh kökümüze altın harflerle kazımışız.
 
İstiklal Marşı şairi Mehmed Akif Ersoy, Müslüman Türk Milletine armağan ettiği milli marşımızın 8. kıtasında, mabetlerimizi ve ezanımızı şu dizelerle ruh kökümüze kazımaktadır.
 
“ Ruhumun senden İlahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.”
 
Mabet ve ezan, bu aziz milletin en mukaddesidir. Kalbinde iman taşıyan herkes, kutsal değerlerini gözünü korur gibi kollamayı, en büyük bir şeref bilir. Memleketin en ücra semtinde mahalle kuran halkımız, bazı maddi sıkıntılara katlanır lakin mescidsiz, ezansız ve mabet siz kalmaya tahammül edemez olduğunu her fırsatta dile getirir.
 
“ Mescitler şüphesiz Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.”(Cin Suresi:18)
 
Caminin en temel işlevi,bidat ve hurafelerden arınmış ibadethane olmasıdır. Camide ifa edilen ibadetlerden, namaz ilk sırada yer alır. İmamlık yapmakla görevli olan herkes, Hz. Peygamberimizin namazı nasıl kıldığını çok iyi bilmesi gerekir. Çünkü Peygamberimizin konu ile ilgili hadis-i şerifi, çok net ifadelerle bizleri uyarmaktadır. ”Ben namazı nasıl kıldığımı gördüyseniz, siz de öyle namaz kılınız.” (Buhari ,Edeb:27) Tadil-i erkana riayet edilerek, sünneti ve adabı ile kılınan namaz, insan ruhunu ne güzel tatmin ediyor. Atalarımızın “şerefül mekan bilmekin” (mekanın kadr u kıymeti, içindeki muhtevaya bağlıdır.)sözü, namaz ve cami ilişkisi için de geçerlidir. Filhakika namaz ne derece önemli bir ibadet ise, namazın cemaat halinde eda edildiği mabetler de o nispette kıymetli ve değerlidir. Bu bağlamda yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” (Tevbe Suresi:18) Bu ayet-i kerimede, birbirlerini tamamlayan ve hep iç içe olan iman, takva, mescit, namaz, zekat, huşu gibi değerler silsilesini çok açık bir şekilde görmekteyiz.
 
Camilerimizin bir de milli cephesini teşkil eden yönü vardır ki, bu sadece bizim milletimize mahsustur. İnşaat halindeki caminin kubbesi veya minaresi tamam olunca, tam tepe kısmına şanlı bayrağımızı asarlar. Adeta bayrak, hal lisanı ile kubbe ve minareye şöyle der; ey şehadet parmağı gibi semaya yükselen minare, senin ezanların gökler âlemine çıkarken ben de dalgalanarak istiklalini koruyacağım. Buna mukabil kubbe ve minare de bayrağa; senin dalgalandığın yerde biz de ezanlarımızı eksik etmeyeceğiz derler. İşte bu diyalogdan esinlenen Arif Nihat Asya; Biz, kısık sesleriz minareleri sen ezansız bırakma Allah’ım ”diye dua etmekte çok haklıymış.
 
Şehirlerin görüntüsüne süs katan minareler ve kubbeler, aynı zamanda o şehirlere bambaşka bir ruh ve mana yüklemektedir. İki cihan saadeti bahşeden camilerimizin fonksiyonları elbette ki daha çoktur. Arzumuz odur ki bütün camiler, asr-ı saadette olduğu gibi temel işlevlerini yerine getirsinler ve olması gereken verimlilikte olsunlar. İbadet ve hitabetin dışında, camilerin belli başlı işlevlerini şu şekilde özetlemek mümkündür.
 
1-Tanışma, kaynaşma ve sosyal dokuyu kuvvetlendiren en etkili müesseseler camilerdir.
 
2-Tevhid dininin merkezi olan camiler, toplumun bütün katmanlarına hitap edecek şekilde, düşüncesi ne olursa olsun hiç kimsenin dışlanmadığı birleştirici mekân özelliği taşırlar.
 
3-Ferdi ve ictimai her türlü müşkülatın çözümü için, katkı sunan kurumlar arasında camilerin önemi inkar edilemez .
 
4-Camiler, diğer hayır kurumlarındaki faaliyetlere destek veren kurumlar olarak görülmelidir.
 
5-Makamları ve tahsil seviyeleri farklı da olsa, camide yapılacak olan vaaz ve irşattan cemaatin bütünü istifade edebilmelidir.
 
6-Kadınların, erkeklerin, çocukların, ihtiyarların ve engellilerin hiç çekinmeden beş vakit uğradıkları yerler arasında camilerin en başta sıralandığı bilinmelidir. Bu itibarla, İslam Medeniyetinin beşiği ve merkezi camilerdir diye hükme varabiliriz.
 
7-Camiler her yaşta, her kesimin din eğitimini aldığı, Kur’an sedasının dalga dalga yankılandığı ve Allah Teâlâ’nın yer yüzünde en çok sevdiği kutlu mekânladır. Bilhassa camilerimiz, yaz mevsiminde okul çağındaki yavrularımızın Kur’an okumasını öğrendikleri eğitim ve öğretim kurumları olarak görülmelidir.
 
Bayrak şairi Arif Nihat Asya, ihtişam dolu Süleymaniye camiini ne kadar güzel tasvir ediyor.
 
Kıtadan kıtaya göçen bulutlar,
Minarelerini öper de geçer!
Mübarek geceler yıldızlarını
Mübarek başına serper de geçer!
Yürekler doldurup taşırır sevgin..
Gelen geçen hayran..yalnız biz değil,
Minarelerini seyre dalanlar,
Derler ki: Gök kubbe de direksiz değil!”
 
Camilerimizin işlevini canlı tutmak, onları gözbebeklerimizi korurcasına korumak ve bu mukaddes mekanları ilim-irfan fakültelerine dönüştürmek, tüm diyanet mensuplarının en önemli görevi olsa gerektir.
 
Tevfik ve hidayet Allah’tandır.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
berkant dağdelen 2 yıl önce

gerçekten muhteşem bir makale.bazı imla hataları göze çarpıyor olsa da..her din görevlisi bu makaleyi titizlikle okumalı ve camileri sadece namaz kılınan yerler olarak görmemelidirler...

Avatar
lütfi barak 2 yıl önce

Diyanet camileri, cami derneklerin egomanyasından bir şekilde kurtarmalı

Avatar
Dres 2 yıl önce

Teşekkurler güzel bir makele kaydettim

Avatar
hadi kışlalı 2 yıl önce

camilerin, bu makalede tespit edilen fonksiyonları yerine getirilse,şehirlerimiz asrın ürettiği kaoslardan nefes alır.

Avatar
imam üzeyir 2 yıl önce

camiler artık maaşlı memur zihniyeti ile çalışan imamlara teslim oldu.çok camilerde hiç cemaat yok.bunun önüne geçilmesi için işte şu makalenin her din görevlisi tarafından benimsenmesi ve yazının gereklerinin yerine getirilmesi gerekir.