Ortadoğunun kaderi ile kim oynuyor?

Sitemizin misafir yazarlarından Mehmet Emin YAĞMUR'dan ''ORTADOĞUNUN KADERİ İLE KİM OYNUYOR?''

Ortadoğunun kaderi ile kim oynuyor?

Sitemizin misafir yazarlarından Mehmet Emin YAĞMUR'dan ''ORTADOĞUNUN KADERİ İLE KİM OYNUYOR?''

08 Kasım 2016 Salı 21:03
Ortadoğunun kaderi ile kim oynuyor?
banner221
Her sabah, sabah namazına saatimi kurar öyle kalkarım. Yılardan beri böyledir. Ancak bu sabah (07.11.2016) saatimin zil sesi gelmeden uyandım ve uyuyamadım. Sonunda kalktım daha ezana bir saat var ve bende bu yazımı kaleme almaya karar verdim. Hayat, haliyle herkesin çok farklı okuya bildiği, farklı algıya bildiği bir alanın adıdır. Böyle olması elbette ki Yüce Rabbimizin yaratışının takdiridir. “Amenna ve saddegna” yani inandık ve iman eyledik. Ancak herkes farklı düşünce ile düşünecek diye ortak düşünemez miyiz? Elbette ki istişare mekanizmasını ortaya koyarsak Allah için ihlâslı bir şekilde düşünürsek ortak kararlarda buluşur ve hedeflerimizi gerçekleştirme yanında yanlış yapanlarında yanlışlarına dur diyecek gerçek güç ve kabiliyete ulaşırız.

Tarihçilerin çok kullandığı bir güzel kelamları vardır. “Tarih tekerrürden ibarettir.” Tarihten ibret almadığımız surette bu kelam bizim için ne ilk ve ne de son olacaktır. Yüce Rabbimiz Kur’an’da açık ve net olarak beyan buyurduğu, Maide 51’e kulak verelim: “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”
 
Bu ayette anlaşılmayan bir durum yok yani ticaret yapma demiyor, kafasını vur da demiyor, onlara yaşama hakkı verme de demiyor. İslam’ın, âlemi nizama nasıl baktığını biliyoruz. Biz Müslümanlar İslam’ı yeryüzüne hâkim kılmak için öncelikle kalpten, gönülden geçen İslam Cihad anlayışını yeryüzüne hâkim kılma adına gayret göstermemiz emrolunuyor. Önümüze çıkan engeller karşısında tabiî ki, bizimle savaşanlarla da, bize savaş açanlara da tabiî ki elimiz gül dermeyecektir. Misliyle karşılık vermek ve bu uğurda ölmek bizi şahadete ulaştıracağı gibi yaralanmamız durumunda da mevkilerin ikincisi olan gazilik mertebesine çıkaracaktır. Bu noktada ikinci bir ayet Bakara 120. ayetimize bakalım. “Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: "Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur." Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır.”

Evet, ayet açıkca hayat yolumu çizmiş olmasına rağmen dün bir avuç insan kalkınmayı, gelişmeyi, muasır medeniyetler seviyesine çıkmayı batı düşünce sisteminde aramış olabilir. Hatta bugün dahi bu sistemi savuna biliyor olması doğaldır. Yüzyılı aşkın bir zamandır bir batı hayranlığımız var. Hatta bu hayranlığımız o kadar ifrata kaçtı ki, batı düşüncesini yaşayan insanları bile şaşırttık. Yeryüzünün binlerce yıllık doğu düşünce sistemini batı düşünce sistemine teslim ettik. İnsanlar batı düşünce sisteminin sadece gösterişine kapılarak hak ve hakikati göremiyorlar. Aslında çok yakın zaman da batı düşünce sistemi yıkılacak. Ancak doğu düşünce sisteminin içleklik kazandırmamıza bağlı olduğunu hatırlatmamız şartıyla….

Değerli Dostlar, şu bir hakikat yanı başımızda çok büyük bir savaş var. Bu savaşı açık açık konuşmamız ve duygusal bazda değil de tarihi, dini, milli ve özellikle de akıl bazlı incelemek ve herkes bir şeyler söylecekse tam ortasından Allah için söylemesi zamanı geldi, diyerek söylemesi lazımdır.

Batı düşünce sistemini anlatmaya değil birkaç özelliğini gözlerinizin önüne sereceğim. Batı düşünce sistemi öncelikle ülkemize göre batımızda, kuzeyimizde, güneyimizde oturan Hıristiyan ve Yahudiler olarak dinsel bazda hayata bakan ve Rabbimizin de özellikle belirttiği üzere onlar birbirilerinin dostudur diye tarif buyurdukları düşünce sistemidir. Zaten Orta Doğu’nun savaşı Büyük İsrail için kurgulandığını anlamayan Müslümanlar var ise akıllarını yeniden devşirmeye davet ediyorum.

Batı düşünce sisteminde sömürgecilik esas olup bakınız Afrika’nın üzerinden zengin oldular. Batı düşünce sisteminde asla acıma ve merhamet yoktur. Haçlı seferlerine bakınız.

Amerika’nın köle sistemi üzerinden nasıl kapitalizmi kurduğuna bakınız. Amerika’nın yerli halkının yani, Kızılderili diyerek aşağıladığı bir milleti nasıl yok ettiğine bir bakın.

Filmleri ile haksız olduğu bütün konularda algı operasyonlarıyla haklılığını göstermede nasıl başarılı olduğuna bakın…
Batı düşünde sisteminde karşılıksız olarak yardım etme kültürü yoktur. Batıyı halkımız görmeye başladı. Ancak hala görmeyenler var İnşallah bu yazımız da görmeyenlerin görmesine, işitmeyenlerin işitmesine vesile oluruz. Batı düşünce sistemi içerisine olanlar her zaman kendilerini üstün vasıflı olarak görecek kadar dünyanın efendisi görme gafletine düşüyorlar. Bu duruma maalesef bazı kendini bilmez Müslüman devlet adamları ve bazı kendini bilmez Müslümanlardan kaynaklanmakta olması bizleri kahretmektedir. Müslüman ülkelerin çoğunda maalesef batının düşünce sistemine su taşımaları yine bizleri kahreden ikinci bir gerçek. Dini sadece abdest almak, namaz kılmak olarak algılayan bazı kisvesiz Müslüman devlet adamları ile bazı kendini bilmeyen Müslümanlardır.

Irak Devlet başkanı olan İbadi’nin tutumunu ülkemiz adına sergilediği seremoniye bakacak olursak hak ve hakikati görmemiz mümkündür. Suriye’nin bir kısmına Devlet Başkanlığı yapmaya çalışan Zalim Esed, batının kuklası durumuna düşme şerefine nail olan Mısır Devlet Başkanı Zalim Sisi, Amerika Birleşik Devleti denen kimin nasıl yönettiği tam olarak bilinmeyen fesatçı bir devlet Körfez de bulunan zengin Müslüman Devletleri ise kendi benliklerini Amerika’ya bırakmış olmaları Dünya Müslümanlarının geleceğini şiddetli bir şekilde etkilemektedir. Kısacası küresel güçler İslami fobi altında Dünya Müslümanlarını bir ve beraber olmamaları adına ellerinden gelenleri yapmaktadırlar. Batı düşünce sistemi olsun ve bunların uzantısı olan Siyonistler istedikleri oyunların peşine düşseler de onların oyunlarını en güzel bir şekilde bozacak olan yine Rabbimiz olacaktır. Zira Suriye’miz de o kadar akan masum kanları batı düşüncesi sistemin de olanlar ile Siyonistler elbette bahsi geçen kanda boğulacaklardır. Müslümanlar en kısa zaman da uyanmaya başlayacaklar ve elbette zafer İslam’ın olacaktır. Bundan Vallahi zerre kadar endişe duymuyorum. Oyun yapanlar oyunlarını altında kalmaya mahkûmdurlar. Yeter ki okuyalım, yeter ki Batılıların ve Siyonistlerin oyunlarına gelmeyelim. Onlarla belirli bir süreye kadar iyi ilişkiler altında güçlenme adına halkımızın birlik ve beraberliği içerisinde içimizdeki hainleri hainliklerinden vazgeçirme adına ellerimizden geleni yapalım.

DAEŞterör örgütleri, Betö (Bölücü Terör Örgütü), FETÖ Örgütü, İBDA/C, EL-KAİDE ve daha binlerce kurulan örgütler Müslümanların hem imajına ve hem de Müslümanlara zarar vermeleri için Batılı ve Siyonist devletlerin eserleridir. Amaç Müslümanları lekelemek ve Müslümanların dünyaya hâkimiyet alanlarını kısarak, kendilerinin kurgulamış oldukları yönetme kabiliyetlerini devam ettirmektir. Ayrıca bölgenin tek hâkimi olabilmenin kabiliyetini yönetmek istiyorlar. Batılılar ve yandaşları kurdukları Terör Örgütlerinin tek amacı bölgenin zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarını kendi ülkelerine aktarmaktan başka amaçları olmadığını artık sağır sultan dahi duymuş ama içimiz de ki kendini bilmezler hala öğrenemedi ise biraz da bizlerin o kardeşlerimize hak ve hakikati anlatamamanın sıkıntısı içerisinde olduğumuzu unutmamalıyız. Daeş Terör örgütünü kuranların ne amaçla kurdukları bellidir. Yörede kendi çıkarlarına uygun devletçikler kurma adına bir projedir. Böylece bu paravan kurulan Terör örgütlerine katılanların çoğu bu bölgeye asker gönderen ülkelerden gelmesi boşuna değildir. Batılılar bir taş ile kuş vurma adına elinden gelenleri yapmaktadırlar. Hem bu örgütleri kurarak bölgeye ve bölge üzerinde ki doğal kaynaklara hâkim olma adına gayret gösterirlerken bir yandan da kendi ülkelerin de bulunan birçok Müslümanı yöreye göndererek orada öldürmek için planlar yapıyorlar. Hem Bölgedeki Müslümanları yerlerinden yurtlarından ediyorlar, hem Müslümanları öldürüyorlar, hem de ülkelerinde bulunan Müslümanları terör bahanesi ile rahatsızlık vermek ülkelerinden dışarı çıkarmanın planını yapmaktadırlar.

Buradan tarihimizin derinliklerine kadar indiğimiz de bu batılıların dün dedeleri ile atalarımızın mücadelesini kendimize şiar edinme adına bir çalışma başlatmak için İslam tarihçileri asla boş durmamaları adına, saygılarımla.

Önümüz de ki haftalarda bu konu hakkında yazılarımıza başlayacağımızı bildirirken elbette yapacağınız olumlu eleştiri benim için fayda temin edeceğini belirtirim.


 
MEHMET EMİN YAĞMUR
TURGUT ÖZAL ANADAOLU LİSESİ
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENİ
İLAHIYATÇI-İKTİSATÇI-İSLAM TARİHÇİSİ
yagmurhoca@hotmail.com.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner220