Prof. Dr. Hayrettin Karaman, "Kucaklamanın da bir sınırı var!" dedi

Kendileri gibi düşünmeyen herkesi, "mezhepsiz, fazlurrahmancı, akılcı, mealci, hadis inkarcısı, irancı, şii..." yaftaları yapıştırıp hiç bir ilmi delil üretmeyen yıkıcı cemaatlere karşı Prof. Dr. Hayrettin Karaman'dan kırmızı kart!...

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, "Kucaklamanın da bir sınırı var!" dedi

Kendileri gibi düşünmeyen herkesi, "mezhepsiz, fazlurrahmancı, akılcı, mealci, hadis inkarcısı, irancı, şii..." yaftaları yapıştırıp hiç bir ilmi delil üretmeyen yıkıcı cemaatlere karşı Prof. Dr. Hayrettin Karaman'dan kırmızı kart!...

Hacı Ali Ekber
Hacı Ali Ekber
01 Ocak 2017 Pazar 16:13
Prof. Dr. Hayrettin Karaman, "Kucaklamanın da bir sınırı var!" dedi
banner221
Bu güne kadar bir çok din istismarcısı, duygu sömürücüsü sözde hocaefendinin yanlışlarını dile getirdik.

Halkı sömüren, ümmeti ayrıştırıp birbirine düşman eden bir çok yıkıcı cemaati cesurca deşifre ettik.

Ehli sünnet adı altında ümmeti bid'at ve hurafeye boğan İmamı Rabbani gibi cahilleri alim deyip pazarlayan din sahtekarlarına inat, korkmadan dini nasıl yozlaştırdığını açık açık yazdık.

Ümmetin içimize sızan din adamı kılıklı sahtekarlar eliyle bir çok putlar ve öküzler edindiğini ilan edip tapınmaya başladığını ilk kez dile getirdik.

Biz bu yayınları yaparken birileri bize "fitne çıkarmayın, ümmeti bölmeyin, isim vermeyin, düşmanımız varken bir de bu sorunları gündeme almayın..." gibisinden akıllar verdi. Yeri geldi küfretti. Yeri geldi tehdit etti. Ama yılmadık.

Ümmetin içindeki sahtekarları temizlemeden ilerlemesinin mümkün olmadığını bilerek;

Münafıklara fırsat veren kişi ve kurumları deşifre etmeden yamalı bohça ile kafirlere galip gelmenin imkansız olduğunun idraki;

İslam ümmetinin içinde bir arınma ve yüzleşmeye gitmeden ayağa kalkmasının imkansızlığını düşünerek bu yayınları yaptık.

Hak ve batılı ortaya koymada hassas olduk.

İşte bu bizim hassasiyetimize ve sahtekarları deşifre etmedeki kararlılığımıza  bir destek de büyük müçtehit ve mütefekkir Prof. Dr. Hayrettin Karaman'dan geldi. 

İşte Hayrettin Karaman'ın o yazısı...

"İmam Hatip, ilâhiyat ve Diyanet camiası bütün dînî yapılara ve oluşumlara (mezheb, cemaat, tarikat ve cereyanlara) müsamaha ile yaklaşsın, tamamı ile diyalog içinde olsun, hepsini kucaklasın, yanlışları yapı ismi vermeden tenkit etsin, doğrusu ne ise onu anlatsın” diyenler var.

Ben de diyorum ki, bu müsamaha ve kucaklamanın bir sınırı olmalıdır; bu sınırı aşanlar ve kırmızı çizgiyi çiğneyenler isimleri anılarak tenkit edilmeli, doğru ve meşru olana yönlendirilmeli, dinlemeyenler sevilmemeli, hoş görülmemeli, ayrıca devlet önleyici tedbirler almalıdır.

Nedir bu kırmızı çizgiler:

*Şiddet

DAİŞ, darbeci Fetöcüler, bir kısım cihatçılarda olduğu gibi dâvâlarını şiddete başvurarak ve silah kullanarak başarıya ulaştırmak isteyenlere müsamaha edilemez.

*Ayrımcılık, dışlayıcılık

Tekfir (dinden çıkarmak), tadlîl (ehl-i sünnetten çıkarmak, sapkın demek), tefsîk (günahkâr ve fâsık demek), ırkçılık ve mezhepçilik yapmak ayrımcılıktır, dışlayıcılıktır, bölücülüktür, ümmetin birliğine sıkılan kurşunlardır. Bir mümini bunlardan biri ile itham edebilmek için âlimlerin ittifak etmiş olmaları gerekir. Mesela tekfir örneğini alalım: Bazılarına göre kıbleye karşı tükürsen kâfir olursun, bazılarına göre ise yaptığın veya söylediğin yüzde doksan dokuz dinden çıktığını, yüzde bir de çıkmadığını gösterse sana kâfir denemez. Şu halde kendilerince bir İslam tarif edip, sınırlarını çizip bunun dışında kalanları tekfir edenlere müsamaha edilemez.

*Tek-bencilik

Doğru İslam'ı, kurtuluş yolunu kendi anladıkları İslam ve yoldan ibaret bilip başka İslam anlayışlarını ve dini yaşama yollarını yanlış, bâtıl, işe yaramaz ilan eden (ilan etmese de) böyle inanan ve imkan bulduğunda buna göre davranan yapılara müsamaha edilemez. İmam hatipleri, ilahiyat fakültelerini ve Diyanet'i karalayıp bunların yerine kursları, medreseleri ve sokak müftü ve mürşidlerini ikame etmeye çalışanlar bu maddeye örnektir. Her kim İmam Hatiplere, İlahiyat fakültelerine ve Diyanet'e cephe alıyorsa bilin ki, yanlış yoldadır; ya cehalet, ya gaflet ya hıyanet içindedir. Bunlara müsamaha edilemez. Bize göre İslam'ı öğrenen ve öğreten bütün şahıslar ve kuruluşlar arasında diyalog, işbirliği, fikir alış-verişi, kardeşçe yardımlaşma olmalıdır.
Tarikatlar ve mezhepler de kırmızı çizgileri aşmayan emsal yapılara meşru, kardeş, alternatif olarak bakmalı, kardeşlik anlayışının sınırını, tamamını kapsayacak kadar geniş tutmalıdırlar.

*Nefret söylemi

Efendimiz (s.a.), “Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” buyuruyorlar.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:

“Allah, din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Allah adaletli olanları elbette sever.” (Mümtehine: 8)

Müslüman olmayanlar bile kırmızı çizgileri çiğnemediklerinde onlarla iyilik ve adalet çerçevesinde ilişki kurmamız emredilmişken Müslüman gruplar arasında nefret ve düşmanlık doğuracak söylemler ve davranışlara müsamaha edilemez.

Hz. Ali Hâricîlere şöyle demişti:

“Bizimle ibadet etmek isterseniz mescidimiz size de açıktır. Bizimle cihada katılırsanız hak ve ödevde eşit oluruz. Kendi bölgenizde barış içinde yaşamak isterseniz size dokunmayız. Bize silah çekerseniz biz de size silah çekeriz”.

İşte düstur, işte davranış kılavuzu.

Hayrettin Karaman / Yeni Şafak




 
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
saadet 2017-01-01 17:20:31

size olan desteği göremedik... ağzınızdan tamamen nefret akıyor...

Avatar
Garip Yolcu 2017-01-01 18:34:56

Eski diyalogcu yeni numunei imtisal yaw admin hiç güleceğim yoktu. Bak sana bir teklifim var. Şu M.Fahri Sertkaya mıdır nedir karşılıklı yazışın çizişin söyleşin. Bırakın müslümanların yakasını. Selin önünde durmayın. Bir kenarda ne halt yiyecekseniz yiyin. Projeci olmayın bak neler geldi projecilerin başına. Müslüman mahallesinde salyangoz satmayın. Birilerinin maşası olmayın delikanlı olun. Not: cevap vereceksen bunları yaz da altına cevap ver

Avatar
Hakikati söylerim 2017-01-01 17:05:09

Bu adam verdiği fetvalar ile faize boğdu faize. Bana bunu mu örnek gösteriyorsun göster adam gibi birini göster.

Avatar
hım 2017-01-01 17:51:42

diyaloğcu adam bu ne zaman mütefefkkir oldu

Avatar
Bu mu adam 2017-01-01 18:35:21

Bir zamanlar diyanetin takvimine muhalif kendi kafasina gore takvim saatlerini cikartan MUCTEHID nasil birden bire sizle bir oliyor

Avatar
kerim gungor 2017-01-01 17:19:01

bozacının şahıdı şıracı

Avatar
Münir 2017-01-01 17:42:57

Yalanını iftiranı yazmadık mı? Utanmadan tövbe edeceğine üste çıkmaya çalışıyırsun değil mi? Diyalogcu destekçini de bulmuşsun

Avatar
Birdost 2017-01-01 23:36:25

edmin ben sana demiştim sen fetöcüsün diye. diyalogcu hayrettin karamanın desteğini alarak beni haklı çıkardın.