Ramazana Veda Ederken...
DİNİHABERLER.COM / ÖZEL 

Onbir ayın sultanısın,
Dertlilerin dermanısın,
Hakk’ın bize ihsanısın,
Elveda ey Şehr-i Ramazan elveda.


Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise günahlardan arınma ayı olan Ramazan-ı Şerif’e veda zamanı geldi çattı. Ramazan, kulluk bilincimizin zirveye ulaştığı, maddî ve manevî kirlerimizden arınmamıza vesile olup bizi dosdoğru yola ileten ve bizler için özellikle uhrevî anlamda kazanç kapısı olan bir hazine-î rahmettir. Sahi neydi Ramazan? Onbir ay gelmesini dört gözle ve özlemle beklediğimiz, geldiği zaman da göz açıp kapamadan belki idrâkine varamadan bütün güzellikleri ve ubûdiyet hazzıyla birlikte geçip giden bu güzel maneviyât yüklü ayı nasıl algılamalıyız ki O’na veda etmeye hazırlandığımız şu günlerde O’ndan gereğince istifade ederek O’na özgü ve layık şekilde uğurlayalım.

Ramazan, İslam’ın temel direklerinden birisi olan oruç ayıdır. Ne güzel bir aydır Ramazan, nefsimizi temizleyip, arındırmamıza vesîle olan,  kendimize dönmemizi sağlayan. On bir ay özlemle beklediğimiz huzur, muhabbet, sevgi, şefkat ve gerçek aşkın ayıdır. Ancak her ömrün sonu, her baharın bir kışı, her güzelliğin bir gün solmaya yüz tutması gibi, Ramazan’ın da nihayete ermesine az kaldı. Zordur vuslattan sonra sevgilinin ayrılma zamanını beklemek, içinde kıpır kıpır heyecan oluşturan güzel zamanlardan sonra, içini ayrılık acısının kaplaması, hüznün rengine boyanmak ağır gelir. Sevgiliye doyamadan ayrılığa düçar olmak içinin hüzün bulutlarıyla kaplanmasını sağlar. Ancak bizler sevgilinin bıraktığı güzelliklerle donanmışlığın verdiği hazla yine de bu yaşanmışlığa şükrederek, Ramazan-ı Şerif’in edinimleriyle dolu olarak mutluyuz, huzurluyuz. 

Ramazan, duâ ve Kur’an ayıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu ve O’na sıkı sıkı sarıldığımız, O’na gerçek anlamda ihtiyacımızın olduğunun farkına varabildiğimiz bir aydır. Kişinin ömrüne ömür katan, ellerin semaya uzanıp fevc fevc duaların arşa tırmandığı, aczimizi ve fakrimizi zerrelerimize kadar hissettiğimiz rahmet ve bereket ayıdır Ramazan. Ramazan bize Kur’an’a sahip çıkmayı öğretir, maddi ve manevi ihtiyacımız olan her tür sorunumuzun çözümünün aslında Kur’an’ın ipine sıkıca sarıldığımız zaman bulunabileceğinin idrakine varırız bu ayda. Günahlarımız tel tel dökülür  şeytanların zincire vurulduğu bu ayda. Şu bir gerçek ki boğucu dertleriyle sıkışmış ye’s değirmeniyle dönen, âlemi hüzünle seyreden insana umutlu bir yol, rahat bir nefes, karanlıklardan aydınlığa çıkartan  müşfik bir el oluverir Ramazan.

Ramazan, cihat ayıdır. Her cihat nefisle mücadeleyi gerektirir, hatta cihad-ı ekber dediğimiz en büyük cihatta budur. Nefsin korkunç arzu ve istekleri altında adeta köleleşmiş ruhumuza uzanan ilahî bir yardım elidir Ramazan. Şeytanların zincire bağlanıp nefsin soluksuz kalmasına sebebiyet veren oruç ile insan nefsin gölgesinden sıyrılıp Rabbini görür ve ona ubudiyetin zevkini yaşar doyasıya. Oruç, Allah’ın kullarına bir lütfudur. Orucun mükâfatını bizzat Allah verir. Oruç bir rahmet sofrasıdır. Oruçlu için ise nurdan bir elbisedir. Postmodern hayatın içinde  temelleri yıpratılmaya çalışılmış saray gibi bir bina olan insanın  yıkılmaması için en mükemmel bir tamirdir. Gözümüze, dilimize, hayalimize ve diğer âzâlarımıza tutturduğumuz oruçlarla yenilemişiz insanlık binasını.

 Seküler hayatta ruhun halsiz kaldığı, bedenin şaha geçtiği hayat hengamesinde oruç hurûç edip bir an olsun dur der nefsimize. Kulluğumuzu soluduk nefis köleliğinden nefsin müsahhar olmasına basamak oldu her bir savm. Neydi Ramazan? “yakmak, ısıtmak, çok sıcak olmak” yani günahların yanması, insanı da hamlıktan yanmaya insan olmaya, sarp yokuşta handikapsız ilerlemeye vesileydi. Nâbî’nin aklı coşturan  ifadesiyle:

Savmdır kullarına lûtf-i Hüdâ
Savma bi’z-zât ider Allâh cezâ   
Savm bir mâide-i rahmetdür
Nûrdan sâime bir hil’atdür 
Sırr-ı pâk-i samediyyetdür
Savm İttisâf-ı melekiyyetdür

 
Ramazan, ahlâk ayıdır. Bu ayda iyilik yapmayı, yardımlaşmayı, dertlere derman olmayı, şefkati, merhameti, beraberinde sabretmeyi, şükretmeyi öğrenerek tüm ahlâk-ı hasene şubelerinin tadına bir kez daha varırız. Sahi insanı insan yapan da zaten bu özellikleri değil miydi? Ramazan sayesinde insan olma sırrına vâkıf oluruz ve ilahi erdem ve faziletlerle donatılmanın hazzını yaşarız. Varlık sahasının ilahi meyvelerinin bir eseri olarak insanlık çizgisine çekiliriz. Ne mutlu Ramazan’ı hüsn-ü hatimeyle bitirene.  

 Ey Kur’an ve rahmet ayı sen Şehr-i Mübarek"sin,
 Mü"minlere hem gereksin, sırat üstünde muratsın,
 Elveda ey vahyi mübarek elveda,
 Elveda ey Şehr-i Rahmet elveda,
 Elveda ey mübarek Ramazan elveda,
 Elveda ey Kur’an ayı elveda.

 Vuslatı Ramazan olanın Şeb-i Arûs’u ne olmaz ki !..
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yüksel Ayar polat 1 yıl önce

yazınzda ramazani şerifin kiymetini birkez daha hatrlattiginz icin tesekkurler yureginize saglik