'Sela' Ne için okunur?
Onbeş temmuz  gecesi tüm Türkiye' yi ayağa kaldıran tehdit girişiminde en çok dikkat çeken olay Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan ilanda tüm camilerde ezan ve sela okunması oldu.Tüm yurt genelinde her camide peşpeşe ezan ve selalar okundu ve okunmayada devam ediliyor.

Daha sonra minarelerden halkın sokağa dökülmesi gerektiğine dair duyurular duyuldu. Camilerden neden sela ve ezan okunduğu ise merak konusu oldu. Selâ, bir haberleşme yöntemidir. Selâ,mahiyeti unutulmuş çok incelikli bir gelenek. Selâ çok içlidir ve dinleyene hüzün verir?.” Selâ” dinî mûsikî kavramı olarak okunan davet anlamını içerir. Okunuş şekline ve içeriğine göre mü’minlere bir ibadeti hatırlatmak veya bir olayın haberini vermek manasında da kullanılır. Pekala!Sela ne zaman okunur?. neden okunur?.

Cuma ve bayram selâsı; Yaşadığımız zamanda hala uygulanan cuma ezanından bir saat önce müezzinlerin minareden yüksek sesle salavat getirmeleri, hem insanların salavat getirmelerini hatırlatmak yönünden hem de yoğun olarak çalışan insanlara cuma namazını hatırlatmaları bakımından sela okunur. Selâyı duyan, o günün cuma olduğunu hatırlar.Önceleri bayram ve cuma namazlarından önce dilkeşhâveran makamında okunur. Bu salâ içinde Cuma Sûresi’nin cuma namazıyla ilgili ayeti ve hadislerden bölümlerde söylenirdi.

Anadolu’nun birçok şehrinde pazartesi ve perşembe geceleri hatta bazı yerlerde her vakit okunurdu.Şunu belirtelim Diyanet İşleri Başkanlığı, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine perşembe akşamı verilen sela geleneğini İstanbul'da yeniden hayata geçirdi.Anadolunun bazı yörelerinde hala devam etmekte.Cenaze salâsı; vefat haberinin duyurulması maksadıyla hüseyni  okunan salât-ü selâm ile cenâzenin kabre götürülüşü sırasında düzenlenen cenaze alayında ve definden sonra okunan salâ olmak üzere iki çeşittir. Salât-ı Ümmiyye; bazı dinî törenlerde ve dinî günlerde, kısaca salât-ü selâm getirilmesidir. Ölümü haber vermek için,mahallede bir cenaze varsa hüzünlü bir sesle okunmaya başlar sela.

Mahalle sakinlerinden kimin vefat ettiğini öğrenmek isteyen kulak kesilir.Çoğu kişinin selâya dair zihnindeki bilgi bundan ibarettir. Bugün sadece vefat haberini vermek için minareden okunan selânın öğrettiği herkesin ölüme soğuk bakmasını engeller. Niye sadece Mevlânâ’nın ölümüne şeb-i arus deniyor. Biz de ölümümüze böyle bakabiliriz. Bu gelenekler korkuyu uzaklaştırır.

Günümüzde yaşanan cenaze görgüsüne aykırı slogan, alkış gibi davranışları boşluk ve ihtiyaçtan kaynaklandığını ortada. Zira eskiden cenaze esnasında cenazeyi takip eden bir grup müezzin topluca, bazen solo olarak cenaze salâsı okur, cemaat de aminlerle iştirak ederek duaya vesile bir iş yaparmış. Halbuki salâ kadim bir gelenek. Eskiler sadece cenaze haberini vermek ve cuma için okumazdı. Mesela Anadolu’da bazı yerlerde akşam ezanı hariç her ezanla birlikte selâ okunurdu. Sadece akşamın vakti kısa olduğu için okunmadığı olurmuş.Özellikle de sabah ezanından önce selâ okunması pek yaygındı. Her vaktin salâsı ayrı makamda okunurdu.

Pazartesi ve cuma gecelerinin selâsı daha özeldi. Pazarı pazartesiye bağlayan gece salâ okunmasının sebebi, o günün Efendimiz’in doğum ve ölüm günü olduğuna inanılmasıdır. Aslında bunlar Peygamberimiz’in hatırlanması ve saygıyla selamlanması için birer vasıta olarak görüyorlar.Vakit ezanlarından sonra okunan selalârdaPeygamberimiz’e selam ve övgü sözleri söyleniyor.

Cenaze selasında ise farklı olarak ölümle ilgili hadis ve ayetler okunuyor. “Vakit geçmeden önce namaz kılmakta acele ediniz, ölüm gelmeden tövbede acele ediniz.” hadisleriyle “Her canlı ölümü tadacaktır, Allah’tan geldik Allah’a gideceğiz.” ayetleri okunur. Selâ, bazı kaynaklara göre Fatimiler zamanında Mısır’da başlamış, bazı kaynaklara göre ise Hz. Ömer’in torunu Abdülaziz döneminde Emevilerin zamanında okunmaya başlamış. Osmanlı, bu geleneğe diğer Müslüman toplumlardan daha çok sahip çıkmış.

Dinleyenin ve okuyanın içini titretecek formlarda bestelemiş. Eskiler hem sözlerinden hem de makamından okunan salânın cenaze salâsı mı yoksa haber salâsı mı, cuma salâsı mı olduğunu anlarmış.Cami ve tekke musikisinin son temsilcilerinden Sebilci Hüseyin Efendi’nin öğrencisi Hafız Celal Yılmaz, Gençliğinde tanık olduğu karşılama salâlarını hatırlıyor. Eskiden padişah veya şeyh gibi önemli şahsiyetler camiye, tekkeye yani meclise gelince salâ ile karşılanırmış. Şatafatla değil, Hz. Peygamber selamlanarak karşılanırmış. “Ne büyük bir tevazu, ne büyük bir incelik.”. Hem insanlara padişahın veya şeyhin geldiği haber veriliyor hem de o insana tevazu sahibi olması gerektiği hatırlatılıyor, bu vesileyle de Peygamber Efendimiz saygıyla anılıyor. O sebepledir ki duyulan her selâyaPeygamberimiz’e salâvat getirilerek mukabelede bulunulmasını öneriyor.Birdeselânın çoklu salâyı icra edilmesi dinleyenleri huşu ve huzura davet ediyorlar. Çoklu salâyı kandil gecelerinde büyük camilerde ve Kutlu Doğum organizasyonlarında da icra ediyorlar.

Peki onbeş temmuz gecesi neden sela okundu? O gece Türkiye çok uzun ve sancılı bir gece yaşadı. Önce İstanbul Ankara ve ülke genelinde camilerde birbiri ardına sela Halk ise ezan ve selaların neden okunduğuna bir anlam veremedi.Baş komutanın halkı sokağa çağırmasının ardından camilerden sela ve ezan sesleri yükseldi. Selanın neden okunduğuna dair iki ihtimal var: İslam adetlerine göre Kurtuluş Savaşı gibi ölüm kalım meselesi olan özel günlerde halkın manen daha güçlü hissetmesi için selaverilirdi.İkinci ihtimale göre, daha önceleri de, eski tarihlerde (internet ve televizyonların olmadığı zamanlarda) sela bir nevi haberleşme yöntemi olarak kullanılıyordu.Tehlike girişimi sonrasında okunan ezan ve selalar halkı dini duygularla dolup taşıp dışarıya dökülüp sokaklarda tepki vermeye davet etme amacı taşıyor.Selanın okunması dini duygular ile vatana sahip çıkma aşkını körükleyeceğibilincidir.

Sela birliğe çağrıve uyanınyöntemidir.Halka saldırı girişimi üzerine de hem tepki hem haber verme amacıyla selalar okunuyor."Sela, Anadolu'nun kutlu nefesidir"Bu topraklar Hz. Muhammed'e saygının bir sonucunda 'cihan imparatorluğu' namı ile anılır olmuşlar. Ona gösterdikleri saygı, bizim irfanımızdan kaynaklanmış. Sadece dinin salt kuralları değil aynı zamanda kalbi birlik beraberlik boyutunu yaşayan Anadolu Müslümanları bu boyutu yüzyıllar boyunca oluşturdukları medeniyetle İslamın irfan boyutunu da yaşamaktadırlar.O gecede duyulan selalarda bu boyutu idi.Sela,Selam ve dua ile yatın kalkın.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
Sela
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.