Toplum Yetimleri Camide Buluşuyor
 
Erzurum Müftülüğü yakın bir zamanda sosyal sorumluluk adına yeni bir projeyi daha il genelinde uygulamaya koydu. Toplum yetimleri Camide Buluşuyoradını verdiği bu proje ile il müftülüğü toplum emaneti olarak görülen yetimler konusunu yeniden gündemimize taşımıştır.

Yetim; ‘buluğ çağından önce babası ölen çocuğa’ denir. Yetimlik, insanlarda baba tarafından, diğer canlılarda ise anne tarafından olur. Yetimlik, yalnızlığın, güçsüzlüğün, tek kalmışlığın ve çaresizliğin ifadesidir. Peygamber efendimiz tarafından topluma emanet edilmiş olan yetimlere karşı bir dizi sorumluluklarımız vardır ki bunlar maddi ve manevi olmak üzere iki kısma ayrılır.

Yetimlerin malını ve canını korumak; beslenme, giyinme ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşılamak maddi sorumluluğa girerken, sosyalleşmelerine katkı sağlamak, şefkat dolu davranışlar sergilemek, sevgi dolu bir ortam hazırlamak, eğitimiyle ilgilenmek, dinî bilgiler vermek, güzel bir ahlak kazandırmak ise manevi sorumluluğa girer. Yetimliği bizzat yaşamış olan Hz. Peygamber birçok hadisinde yetimlerin hukuku üzerinde hassasiyetle durmuştur. Resûl-i Ekrem’in, bir defasında şahadet parmağı ile orta parmağını birleştirerek, “Yetimi koruyup gözetenle cennette böyle yan yana olacağız” buyurduğu nakledilir. Resûlullah ayrıca Allah rızası için yetimin başını okşayan kimseye elinin dokunduğu her saç teli kadar sevap verileceğini bildirmiş, yetimlere ait malların ticaret yoluyla arttırılmasını istemiştir.

Öte yandan yetim malı yemenin insanı helâke sürükleyen yedi büyük günahtan biri olduğu belirtilmiş, müminlerin bundan şiddetle kaçınması gerektiği vurgulanmıştır. Babasını kaybetmiş çocuklar ağırlıklı olarak toplumda terkedilmiş duygusu yaşarlar. Terk edilmiş olma duygusu, çocukta uyumsuzluk, yalnızlık, boşluk duyguları oluşturur. Bu nedenle bir taraftan yetimlerin maddi ihtiyaçlarını karşılarken diğer taraftan onlara manevi destek olmak suretiyle sosyalleşmelerine ve hayata mutlu bir şekilde tutunmalarına vesile olmalıyız. Bilindiği üzere medeniyetimizin temellerini oluşturan dinî ve sosyal kurumların başında camiler gelmektedir. Camiler, sadece ibadet edilen mekânlar olmayıp aynı zamanda toplumun sorunlarına çözüm bulunduğu ve zaman zaman bazı kararların alındığı yerlerdir. Aynı zamanda camiler birlik sembolü olarak insanda birlik olma ve ait olma duygusunu geliştiren mekânlardır. Hz. Peygamber (s.a.s)'den bu yana cami, bir şehrin, beldenin hep merkezi bir ögesi olagelmiştir. Hz. Peygamber cemaate devam üzerinden insanların durumundan sürekli haberdar olmuştur. Ashabının her türlü hastalık, dert, sıkıntı, problem ve neşesini takip eden Hz. Peygamber, aynı zamanda problemleri de çözüme kavuşturmaya çalışmıştır. Günün belirli zamanlarında ashabıyla sohbet eden ve onların dertlerini dinleyen Hz. Peygamber, onları aynı zamanda psikolojik olarak da rahatlatmaktaydı.

Üzülerek ifade etmek gerekirse camiler bu gün itibariye sadece namaz kılınan mekânlar haline gelmiş olup mahallenin veya şehrin “sosyalitesi” 
olmaktan uzaklaşmıştır. Dolayısıyla camilerin yeniden Peygamber efendimizin döneminde olduğu gibi şehrin ve insanların hayatında merkez olabilecek bir konuma getirmek gerekir. Kanaatime göre Erzurum müftülüğü bu proje ile bunu yapmak istiyor. Uygulanacak olan bu proje ile insanların günde beş vakit bir araya geldikleri adeta toplanma merkezi olan camiler vasıtasıyla insanlarda yetimlere yönelik bir farkındalık oluşturmak, içinde bulundukları durum sebebiyle içine kapanmış belki de toplumdan kendilerini soyutlamış olan yetim ve kimsesizlerin sosyal hayata intibakını sağlamak ve yetim ve kimsesiz çocuklara kendi ayakları üzerinde durabilecekleri güne kadar manevi yönden onlara destek olmak amaçlanmıştır.

Erzurum müftülüğü Diyanet İşleri Başkanlığı cami dışı din hizmetleri kapsamında sosyal sorumluluk gereği bu projeyi hayata geçirmiştir. Ayrıca Erzurum Valiliği, Aile Sosyal Politikalar il müdürlüğü ve Kaymakamlıklar bu projenin paydaşlarıdır. Üstlendikleri ve yerine getirdikleri görev sebebiyle her zaman halkın içinde olan, insanlarla bire bir iletişim halinde olan din görevlileri yetimleri tespit edip bir taraftan camiler vasıtasıyla insanlarla buluştururken diğer taraftan maddi ihtiyaçları için başta Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü olmak üzere gerekli yerlere bildirmek suretiyle yardımcı olacaklardır. Hiç kimse Erzurum müftülüğü başta olmak üzere müftülüklerimizin bu tür sosyal ve kültürel projelerinden rahatsız olmasın zira artık din, din adamı ve camiler konusunda zihniyet değişiminin vakti gelmiştir.

Hayata ve insana müdahale etmeyen insanların ve toplumların problemlerine kafa yormayan bir din ve din adamı algısı yerine daha çok hayatın içinde olan insanların ve toplumun problemleriyle daha çok ilgilenen bir din ve din adamı algısına geçilmelidir. Camilerimiz konuşmalı şehrin hayatında merkez olmalıdır. Erzurum müftülüğü bunu yapmaya çalışıyor. Erzurum’a atandığı günden beri İl Müftüsü Hasan ÇINAR bunun mücadelesini veriyor. İl müftülüğüne yeni bir vizyon kazandırmaya çalışıyor. Bir de yeri gelmişken Valimiz Dr. Ahmet ALTIPARMAK’a da teşekkür diyorum. Zira bu tür sosyal içerikli projelerin başında sayın valimiz bulunmaktadır. İnşallah vizyon sahibi yöneticilerimizle şehrimiz her açıdan yeniden ayağa kalkacaktır. Gelin hep beraber gönlümüzde, soframızda yetimlere bir yer açalım.
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Talha ELMALI 2 yıl önce

yardımcı olacaklardır demeyin kaç yetime yardım ettiniz onu yazsaydınız daha iyi olurdu.Asparagaz ...