Üç aylarda yapılacak ibadetler

İstanbul / Başakşehir Dolapdere Sanayi Camii Uzman İmam Hatibi Emin YAVUZYİĞİT Hocamızın sitemiz için özel hazırlamış olduğu; ''MÜBAREK ÜÇ AYLARDA, MÜBAREK GÜN VE GECELERDE YAPILACAK İBADETLER''

Üç aylarda yapılacak ibadetler

İstanbul / Başakşehir Dolapdere Sanayi Camii Uzman İmam Hatibi Emin YAVUZYİĞİT Hocamızın sitemiz için özel hazırlamış olduğu; ''MÜBAREK ÜÇ AYLARDA, MÜBAREK GÜN VE GECELERDE YAPILACAK İBADETLER''

09 Nisan 2016 Cumartesi 15:47
Üç aylarda yapılacak ibadetler
banner221
Grup Sayfamız İçin BURAYA Tıklayınız  

Diyanet HaberEfendimiz (s.a.v.)’in duası ile söze başlayalım: Enes b. Mâlik (r.a)’den şöyle rivayet edilmiştir: “Recep ayı girdiğinde Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle dua ederdi: “Ey Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur”(1).

Mübarek ay, gün ve geceleri nasıl değerlendirmeliyiz?

1)Bu mübarek aylarda ve mübarek gün ve gecelerde kendimizi hesaba çekmeliyiz. Hayatımızın ahirete taalluk eden hesabını iyi yapmalıyız.

Şeddad b. Evs (r.a.)’den nakledildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi de, nefsini hevâsına tâbi kılan ve Allah’tan dilek(ler)de bulunup duran (bunu yeterli gören) kişidir”(2).  Hz. Ömer (r.a.) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Hesaba çekilmeden önce, kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce, kendi amellerinizi tartınız. Hesaba çekilmek üzere, kıyamet günündeki en büyük arz, huzura alınma için gerekli güzel hazırlıklarınızı yapınız. O gün huzura alınırsınız, öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak”(3). Çünkü Allah; “Rabb’ineandolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız”(Hicr, 15/92-93) buyurmaktadır.

Ey mümin! Ahiret hesabına hazırlıklı mısın?

2)Kulluk bilincimizi oluşturmalı ve Allah’a kul olma yolunda gayret göstermeliyiz. Allah kulluk bilincinin nasıl olması gerektiğini şöyle buyurmaktadır: “…Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük mükâfat vardır”(Âl-i İmrân, 3/179). Yine Kur’an-ı Kerim’de:“Rabb’imiz! ‘Rabb’inize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik hemen iman ettik. Rabb’imiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle birlikte al”(Âl-i İmrân, 3/193) buyurulmaktadır.

Ey mümin! Acaba Allah’a kul olma yolunda gayretin nasıldır?

3) Takva bilinci oluşturmalıyız.Allah takva hususunda; “…Allah katında en değerliniz en fazla takva sahibi olanınızdır…”(Hucurat, 49/13), “Allah muttakiler ve iyilik yapanlarla beraberdir”(Nahl, 16/128), “…Allah muttakilerin dostudur”(Casiye, 45/19), “Muhakkak muttakiler için Rableri katında naim cennetleri vardır”(Kalem, 68/34) buyurmaktadır.

Ey mümin! Takva sahibi olmak için neler yapmaktasın?

4) Çokça dua edilmelidir.Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?...”(Furkan, 25/77) ve Allah başka bir ayette dua etmemizi bizden istiyor ve kabul edeceğini bizlere beyan buyuruyor: “…Bana dua edin, kabul edeyim…”(Mü’min, 40/60).

Ey mümin! Acaba her daim duada mısın?

5) Kur’an okumalı veya Kur’an dinlemeliyiz ve bu aylarda daha da artırarak devam etmeliyiz.Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir”(4).

Ey mümin!  Kur’an’ı ne kadar okuyorsun?

6) Farzları aksatmamaya özen gösterdiğimiz gibi, varsa kaza namazlarımızı kılmaya gayret etmeli, teheccüd namazına ve nafile ibadetlere de azami gayret sarf etmeliyiz.

Kaza namazı;

Kutsi hadiste Allah şöyle buyurmaktadır: “…Kulum kendisine farz kıldıklarımdan bana göre daha sevimli hiçbir şeyle Zatıma yaklaşmamıştır…” buyuruyor (5).

Teheccüd namazı;

Ebu Hureyre ve Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: “Kim geceleyin uyanır ve karısını da uyandırarak beraberce iki rekât namaz kılarlarsa, Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardan yazılırlar”(6). Yine Hz. Âişe validemizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Gece namazını terk etme. Çünkü Resulullah (s.a.v.) onu terk etmezdi. Hasta ve yorgun olduğun zaman oturarak kılardı” (7).

Nafile namaz;

Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kıyamet günü önce namaza bakılır. O tamamsa, diğer hesaplara geçilir. Namazlar bir insanın kurtuluşu için yeterli olmazsa Allah: “Bakın bakalım kulumun nafile namazları var mı?” der eksikler nafilelerle tamamlanır”(8).

Ey mümin! Kaza namazların var mı,teheccüd kılıyor musun, nafile ibadetler ile aran nasıl?

7)Zikir ehli olmamız gerekir ve daima zikir üzere hayat sürmenin gayretinde olmalıyız. Zikir kalbin huzura ermesine ve manevi hazza vesile olur. Allah Kuran-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabb’imiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!”(Âl-i İmrân, 3/191). Allah, kalbin tatmininin zikir ile olduğunu bizlere şöyle beyan buyurmaktadır: “Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur”(Ra’d, 13/28).

Ey mümin! Allah’ı acaba ne kadar zikrediyorsun?

8)Anaya babaya ve yakınlarımıza iyilikle muamele etmeli ve Allah’ın emri olan sıla-i rahimi gözetmeliyiz. Allah şöyle buyurmaktadır:  “Rabb’in sadece kendisine ibadet etmenizi, anne-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi sizin yanınızda yaşlanırsa kendilerine “öf” bile deme; onları azarlama ikisine de güzel söz söyle”(İsra, 17/23). Sıla-i Rahimle ilgili Allah şöyle buyurmaktadır: “…Allah akrabaya yardımı emreder…”(Nahl, 16/90).

Ey mümin! Anan-baban ile ilişkilerin nasıl?

9)Fakirlere, yoksullara, yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmeli ve bunların derdi ile her zaman dertlenmeliyiz.Allah şöyle buyurmaktadır: “Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir”(Bakara, 2/215).

Ey mümin! Acaba çevrendeki yetimleri, yoksulları ve ihtiyaç sahiplerini ne kadar gözetiyorsun?

10) Kabirleri ziyaret etmeli ve bir gün öleceğimizin farkında olmalı ve kabir ziyaretlerinden ibret almalı ve ahiret yurdunu hatırlamalıyız. Hz. Bureyde (r.a.) şöyle dedi: “Rasulullah (s.a.v.): ‘Ben kabirleri ziyaretten sizi yasaklamıştım. Artık onları ziyaret edebilirsiniz. Çünkü kabirler sizlere ahireti hatırlatır. Kim kabir ziyareti yapmak istiyorsa yapsın, ancak bâtıl bir söz söylemesin’ buyurdu” (9).

Ey mümin! Kabirleri ziyaret edip ibret alıyor musun?

11) Bu aylarda çokça oruç tutmalı ve bu vesile ile nefsimizi terbiye etmeliyiz.

Recep ayında oruç:
Abdullah İbn Abbas (R.A.) anlatıyor: “Rasulullahs.a.v. bazı yıllar recep ayında öyle oruç tutardı ki biz, ‘Galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)’ derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, ‘(Galiba) bu ayda hiç oruç tutmayacak’ derdik” (10).

Şaban ayında oruç:
Efendimiz (s.av.) şöyle buyurmaktadır: “Şaban ayı, recep ile ramazan ayı arasında, insanların kıymetinden gaflete düştükleri bir aydır. Hâlbuki o amellerin Allah’a yükseltildiği bir aydır. Ben de amelimin Allah’a oruçlu olduğum halde yükseltilmesini isterim”(11).


Ey mümin! Oruç tutanlar Reyyan kapısından cennete gireceklerdir. Reyyan kapısından cennete girmeye hazır mısın?

12)Çocuklara hediyeler vermeli ve çocuklarımıza mübarek gün ve gecelerin ehemmiyetini öğretmeliyiz.Çocuklarımızı bu aylarda namaza ve camiye alıştırmalıyız. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Çocuklarınıza gereken ikramı yapın ve terbiyelerini güzel yapın”(12). Yine Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımızı şöyle terbiye etmemiz gerektiğini buyurmaktadır: “Çocuklarınızı, peygamberimizi, Ehl-i beyti ve Kur’an okumayı sevmek gibi üç özellikte terbiye ediniz” (13).”

Ey mümin! Çocuklarını ahirete hazırlıyor musun?

13)Küslerin barışmasına vesile olmaya gayret göstermeli ve üç günden fazla kardeşler arasında küslüğün helâl olmadığının farkında olunmasını sağlamalıyız. Allah müminleri kardeş olarak ilan etmiş olup bu husus Kuranda yerini şöyle almaktadır: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin” (Hucurat, 49/10).

Ey mümin! Acaba kaç küskünü barıştırdın veya gayret gösterdin?

14)Hasta ziyaretlerinde bulunulmalı, hastayı ziyaret etmek cennet meyveleri arasında olmaktır. Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır”(14). Yine Resulullah (s.a.v.): “Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse onunla mutlaka yetmiş bin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur, Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla birlikte yetmiş bin melek çıkar, akşam oluncaya kadar ona istiğfarda bulunur, ona cennette bir bahçe hazırlanır”(15) buyurdu.

Ey mümin! Hastaları arayıp sordun mu veya hasta ziyaretlerinde bulunuyor musun?

15)İlim ve sohbet meclislerinde bulunmaya gayret göstermek.Efendiniz (s.a.v.): “Âlimlerin sohbetine katılın, onlara yakın oturun! Çünkü Allah Teâlâ, yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, ölü kalpleri de, hikmet nuru ile diriltir”buyurmuştur (16). İmam-ı Rabbânî Hazretleri, Mektubat-ı Rabbânî’de “Kırk gün içinde bir ilim sohbetinde bulunmayan kimsenin kalbi kararır. Büyük günah işlemeye başlar; çünkü ilim kalbe hayat verir. İlimsiz ibadet olmaz” demekte ve İmam-ı Gazali de âlimin sohbetinde bulunmayı şöyle tarif etmiştir: “Âlimin sohbetinde bulunmak, bin rekât nafile namazdan üstündür”.

Ey mümin! Acaba ilim ve sohbet meclislerinde bulunup Rahman’ın yolunda olabiliyor musun?

16)Hz Muhammed (s.a.v.) Efendimize çokça salât selâm getirmeliyiz. Allah, Kuran-ı Kerim de şöyle buyurmaktadır:  “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin”(Ahzab, 33/56).

Ey mümin! Efendimiz (s.a.v.) her daim bizleri düşünüyordu acaba sen O’nu ne kadar düşünüyorsun veya ne kadar Salât-ü selâm getiriyorsun?

17)Ağlayarak ve sızlanarak, için için tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız.Efendimiz (s.a.v.) günde 100 defa istiğfarda bulunurdu: “Ey insanlar, Allah’a tövbe edin. Zira ben günde yüz kere O’na tövbe ediyorum”(17) buyurmuştur. Allah, Kuran-ı Kerim’de tövbe ile ilgili şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a samimiyetle tövbe edin!...”(Tahrim, 66/8).

Ey mümin!  Günde kaç kez tövbe ve istiğfar ediyorsun?

18) Namazları, vaktinde ve cemaat ile kılmaya azami gayret göstermeliyiz.Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:  “Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de sabahı da cemaatle kılmışsa gecenin tamamını ihya etmiş gibidir”(18) ve cemaatle kılınan namazın ferdi kılınan namazdan yirmi yedi derece daha üstün olduğunu Efendimiz (s.a.v.) bizlere haber veriyor.

Ey mümin! Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmeti olarak cemaatle namaza ehemmiyet veriyor musun?

19)Cenneti kazanmak için her türlü gayreti sarf etmeliyiz. Allah, cennete hazırlık yapanların mükâfatını şöyle beyan buyurmaktadır: “Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar”. “Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur”(Beyyine, 98/7-8) buyurmaktadır.

Ey mümin! Acaba cenneti hakkıyla istiyor musun ve cennete gitmek için neler yapıyorsun?

Sonuç olarak hayatımızı bizlere Allah emanet olarak vermiştir. Bizler de her anımızı iyi değerlendirmeli ve ahirette hesabı sorulacağının farkında olarak hayat sürmeliyiz. Mübarek gün ve geceleri usulüne uygun değerlendirmeli ve ahirette her şeyin hesabının sorulacağının farkında olarak ölüm gelinceye kadar Rabb’imize kulluk etmeliyiz ki, Allah’ın rızasını kazanalım ve Allah, bizlere cennet kapılarını ardına kadar açsın.

Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır”(Haşr, 59/18).

Emin YAVUZYİĞİT/Uzman İmam Hatip

__________
Dipnotlar:
1 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 1, s. 259.
2 Tirmizi, Kıyame 25; İbnMace, Zühd 31.
3İbn-i EbiŞeybe, Kitabu’l-Musannef, 7/96, No:34459.
4 Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 993. Müslim, Müsafirin, 252.
5RiyazusSalihin, 96. Buharî, Rikâk, 38.
6EbûDavûd, Vitr, 13 (1451).
7EbûDavûd, Salatu`t-Tatavvu`, 18.
8Tirmizî, Salât, 188; RiyazusSalihin: 2/398.
9 Müslim, Cenâiz, 977/106; Ebu Davud, Cenâiz, 81 (3235); Nesaî, Cenâiz, 100  (2005).
10Beyhakî, Şuabü’l-İman, nr. 3799.
11Nesaî, Sıyam, 69; Tirmizî, Savm, 37.
12Kütüb-i Sitte, c. 17, s. 473, Hadis No: 7091.
13Kenzü’l-İrfân; 192/441.
14Kütüb-i Sitte, Hadis No: 3401.
15Kütüb-i Sitte, Hadis No: 3400.
16Taberanî.
17Müslim, Zikr, 42.
18Müslim, Mesacid 260, (656).

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.