Umre seyehat değil, mukaddes yolculuktur
“Gerçek şu ki, insan için  çalışıp didindiğinden başkası yoktur” (Necm Süresi 39 )

Hac mevsimi bitti. Şimdi yoğun olarak umre yolculukları başlayacak.

İnsanın hazırlık yapmadan giriştiği işlerde başarısız olması nasip değil yaptığının karşılığıdır. Yani istem dışı kazanılmış bir netice değil, malum olanın ilanıdır. Haltercilerin, futbolcuların, meslek erbabı olan kimselerin, başarıları hazırlıkla ve hazırlıktaki birikimlerle alakalıdır. Antremanlar ve mesleki incelikleri unutmamak için sık sık yapılan tekrarlar muhakkak sahibine başarı getirir.

Son zamanlarda müslümanların seyahat etme arzularından (imkanlarından) Mukaddes yolculukta nasibini almıştır. Usül ve inceliklerden uzaklaşmış olan müslümanların bir kısmı maalesef seyahat ve tatil kavramı içine dahil ettiği mukaddes yolculuğun hakkını verememektedir. Otellerin yakınlığı, yemeklerin lezzet oranları, yerleşim yerlerinin fiziki durumları vb... umrecileri neredeyse ibadetlere olan yaklaşımları unutturacak seviyeye gelmiştir. Tavaf dualarını ve Peygamber selamlamayı öğrenme ihtiyacı duymadan ama internetten kalınacak otellerin ve bölgenin özelliklerini ayrıntılı inceleyen müslümanlar, gerçekten ibadet mi yoksa seyahat mi yapmaktadırlar?.

Kabe'yi görünce heyecanlanan ama daha tavafı bitirmeden sıkılan, Tavaf esnasında telefonla sohbet eden, tavafı duasız ve tesbihsiz  yapmaktan utanmayan, tavafta yarış atları gibi zaman tutan ve kim daha hızlı yapacak diye yarış yapan, Kabe hatırası adına poz vermek için tavafı engellemekten kaçınmayan, Hacer el-esved taşının hikayesini ve sembolize ettiği anlamı kavramadan onu öpmek için başkalarına eziyet eden ve bunuda gurur duyarak anlatan, daha acısı tuttuğu takımın ve organizenin reklamını yapma gayretine giren umreciler...

Otellerin yıldızları, yemekleri, çarşıya yakınlığı, odalardaki yatak sayısı, asansörlerin büyüklüğü ve çokluğu, oda anahtarlarının kaç adet verildiği, odaların pencerelerinin hangi manzaraya baktığı vb. Unsurların ibadet olarak algılanmaları ve seyahatin olmazsa olmazları arasında bulunması acaba hangi mukaddes yolculuk şartlarına girmektedir.

Umre deyince dinlenmek ve gezmek olarak algılayan, Cellabiye ve afgan elbisesi giymenin umrenin şartlarından olduğunu düşünen, deve sütünü içince sağlam bir umreci olduğunu zanneden, sadece umrede tesettüre bürünen ve takke takan, Nur ve Sevr dağlarına çıkarken namazları kaçıran, otobüslerde yer kavgası yapan, kafile başkanlarının yardımını  ibadet yerine alış verişte  görmek isteyen, Peygamberimiz ve Sahabelerin verdikleri mücadele yerlerini merak yerine Mc Donald, Kfc ve Burger King'lerin yerlerini soran ve ucuza aldıklarını zannettikleri çakma kalitesiz malları birbirlerine gösteren UMRECİLER ...

Otelin resepsiyonunda bir  şehrimizden gelen bir gencin saç tıraşı (Amerikan tıraşı) beni çok şaşırttı. Kendisine bu topraklarda bu taklitten sakınılması gerektiğini söyleyince, birazda küstahça ‘’ama hocam işte sizin gibiler biz gençleri dinden soğutuyorsunuz. Önemli olan insanın kalbinin nasıl olduğudur, şekilde takılıp kalmayın. Biz gençleride üzmeyin’’. Çok geçmeden kulağında küpe takmış bir başka gençle karşılaştım. Tam otelin kapısından çıkarken burnunda hızma taşıyan bir genç kız çıktı karşıma, Tavaf esnasında hacer el-Esvedi öpmek için kalabalığa girmiş ve yorgun bir şekilde çıkarken  başı açılmış bir kadın gördüm. Umrecilerin çoğunu namaz vakti kafeteryada ve bazılarını da otel resepsiyonunda görünce , anladım ki ibadetsiz ve sorumluluğu bulunmayan bir müslümanlık benimsemek istemektedirler. 

Mukaddes yolculukta başkalarıyla da karşılaştım. 'Kanser hastası' , iki sefer ameliyat olmuş ayaklarından bir tanesi ameliyat sebebi ile diğerinden kısa kalmış. Ama hayattan kopmamış ünüversiteye başlamış,umreye kayd olmuş. Tavaflarda ve Rasulullah'ı selamlamada hep en öndeydi. Ezan okunmadan otelden ayrılır. Haremden en son O gelirdi. Nur dağına ve Sevr dağına o haliyle hiç sızlanmadan çıkmıştı. Ama acı çektiği herhalinden belli idi. Umreciler dağlardan inerken ellerindeki Pet şişelerini etrafa atarken O kocaman bir poşet almış etrafa atılan pet şişeleri topluyordu.  O ümmetin yüzünü ak etti. Diğer şehirlerden gelen gençlerin adını bile hatırlamıyorum ama Reyhanı hiç unutmayacağım, sizde unutmayın. Ya Reyhanlarla arkadaş olun ya da Reyhanlaşın...

Allah aşkına  ne olur, Mukaddes topraklara hazırlıksız çıkmayın, manevi olgunluk orada değil oraya yapılan hazırlık ve niyette saklı.  Orası hastane değil okuldur. Tavaf, Say, Kabe'yi seyretmek, Haremlerde namaz kılmak, Ümmetle tanışmak ve dertleşmek, fakirlere sadakalar dağıtmak, müslüman kardeşlerinle yolculuk yapmak, konaklamak, aynı sofrayı paylaşmak, onlarla alış veriş yapmak bu okulun dersleri arasındadır. Gözyaşı dökmek, geçmiş günahlar için tevbe etmek, hakkından ihtiyacı olan için feragat etmek, sabırlı davranmak , itimat ve güven duygularını yaşamak, işte mukaddes yolculukta önemli olan unsurlardır.

Duamız son dönemlerde yozlaşmaya başlayan mukaddes yolculukların aslına rucu etmesidir. Bu konuda gayretkeş davranan tüm kişi ve kuruluşlar duamızın kapsamı içindedir.

Diyanet Haberlere dair ilk haberleri grup sayfamızdan öğrenmek için



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol